İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
: Yoksulluk Nafakasının Artırılması- Yardım Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf istemlerinin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili K2’nin Adana 3. Aile Mahkemesinin 2009/1049 E 2012/351 K sayılı ilamı ile boşandıklarını, müvekkili K2 için aylık 225 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, bu nafakanın K2’nin ihtiyaçlarını karşılamada yeterli olmadığını, müvekkili K1’nin ise İskenderun Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde öğrenci olduğunu, annesinin ihtiyaçlarını karşalamada yetersiz kaldığını, beyanla müvekkili K2 için Adana 3. Aile Mahkemesince bağlanan aylık 225 TL yoksulluk nafakasının aylık 750 TL’ye yükseltilmesine, diğer müvekkili K1 için de aylık 750 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; açılan davayı kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı K2 yönünden açılan davanın reddine, davacı K1 yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren aylık 350 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacı K1’ye verilmesine, hüküm altına alınan nafakaya her yıl TUİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırım yapılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili özetle; müvekkili K2 için yoksulluk nafakasının artırılması talebinde bulunduklarını, talebin reddine karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, tarafların ekonomik durumu gözetilerek nafakanın yeniden belirlenmesi gerektiğini diğer müvekkili K1 için takdir edilen yardım nafakası miktarının ise düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili özetle; davacı K2 tarafından açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı K1 için hükmedilen nafakanın yersiz ve fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; yoksulluk nafakasının artırılması ve yardım nafakası talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre, davacılardan K2 ile davalı K3’ın Adana 3.Aile Mahkemesinin 2009/1049 Esas 2012/351 Karar sayılı ilamıyla boşandıkları, davacı kadın için aylık 225 TL yoksulluk nafakası bağlandığı, davacının takdir edilen nafakanın yetersiz kaldığından bahisle yoksulluk nafakasının aylık 750 TL’ye yükseltilmesi talebinde bulunduğu, diğer davacı K1’nin ise davalı K3’ın kızı olduğu, öğrenci olması ve gelirinin bulunmaması nedeniyle davalı babasından aylık 750 TL yardım nafakası talep ettiği, davalının davayı kabul etmediği, davanın reddini istediği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı K2 yönünden açılan davanın reddine, davacı K1 yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren aylık 350 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacı K1’ye verilmesine, hüküm altına alınan nafakaya her yıl TUİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırım yapılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın yoksulluk nafakasının artırılması talebinin reddi kararının hatalı olduğu, takdir edilen yardım nafakasının ise düşük olduğundan bahisle , davalı taraf ise, K2 yönünden açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesi, diğer davalı yönünden takdir edilen yardım nafakasının ise yersiz ve fahiş olduğundan bahisle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır.
Davacı K2 yoksulluk nafakası yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Tarafların gerçekleşen sosyal-ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, ihtiyaçları, hakkaniyet ilkesi ,özellikle davalının boşanmadan sonra maddi durumunda olağan üstü bir değişim olmaması buna mukabil davacının babasından dolayı yetim maaşı alması dikkate alındığında davacı K2 yönünden açılan yoksulluk nafakası artırım davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir.
Davacı K1’nin yardım nafakası yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Tarafların gerçekleşen sosyal-ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, ihtiyaçları, hakkaniyet ilkesi, davacı K1’nin öğrenci olması, herhangi bir yerden gelirinin bulunmaması, TMK.’nun 364.maddesi uyarınca davalı babanın öğrenci olan kızına gücü oranında yardım zorunluluğu bulunması karşısında davacı K1 için mahkemece yardım nafakası takdirinin doğru olduğu, takdir edilen miktarın düşük olmadığı yeterli olduğu anlaşıldığından davacı K1’nin bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı tarafın yoksulluk nafakası yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı K2 tarafından açılan yoksulluk nafakasının diğer davacı K1 tarafından açılan yardım nafakasından bağımsız bir dava olduğu, davacı K2 tarafından açılan davanın reddedilmesi nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda düzenleme yapılmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile, kararda vekalet ücretine yönelik düzenleme yapılması gerekmiştir.
Davalı tarafın yardım nafakası yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde ;
HMK.’nun 352. Maddesi uyarınca; istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olmaması gerekir. Hangi kararların kesin olduğu HMK.’nun 341. Maddesinde belirtilmiştir. 01/01/2019 tarihinden itibaren kesinlik sınırı 4.400 TL’dir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2005 tarih 2005/3-169 Esas – 235 Karar sayılı kararıyla nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltme incelemelerinde nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.
Davacı K1’nin kabuledilen yardım nafakasının yıllık miktarı (350×12=4200 TL) olup, karar tarihindeki 4.400 TL olan kesinlik sınırının altındadır ve karar istinaf talebinde bulunan davalı yönünden HMK nun 341/4 maddesi hükmü gereği kesin niteliktedir.
HMK nun 346 maddesi gereğince kesin olan karara karşı istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. Madde gereğince Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davalının yardım nafakası yönünden istinaf kanun yoluna başvurma talebinin kesin karara ilişkin olması nedeniyle HMK nun 341/4 ve 352. Maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacıların yoksulluk nafakası ve yardım nafakası yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı tarafın yoksulluk nafakası yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulü ile, reddedilen davada kendisin vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmediği anlaşıldığından Adana 3.Aile Mahkemesinin 06/03/2019 tarih ve 2018/538 Esas 2019/165 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasına ”
Davalı yoksulluk nafakası davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca takdir olunan 2.725 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm fıkrasının eklenmesine,
3-
Davalı tarafın yardım nafakası yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun kesin karara yönelik olması nedeniyle HMK nun 352. Maddesi gereğince
USULDEN REDDİNE,
4-
İstinaf harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-
İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-
Taraflarınistinaf nedeniyle yatırdıkları gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde taraflara iadesine,
7-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.. 26/12/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe