T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ
: 25/02/2019
NUMARASI
: 2017/867 E 2019/135K
DAVA KONUSU
:Tedbir Nafakası
KARAR TARİHİ
: 25/12/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
: 25/12/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı dava dilekçesinde özet ile; resmi nikahlı eşi olan davalının K1 isimli bir bayanı 1980’li yıllarda ortak konutlarına getirdiğini, davalının K1 ile dini nikahlı olarak beraber yaşamaya başladığını, davacınn ekonomik nedenlerle bu duruma katlanmak zorunda kaldığını, dava tarihinden yaklaşık 2 yıl kadar önce K1 isimli bu şahsın kendisini evden uzaklaştırdığını eve girmesine izin vermediğini ve kızı K2’un yanına gitmek zorunda kaldığını, davalının kendisine para vermediğini sadece aynı evde pişen yemekten birlikte yediklerini, halen çocuklarının yanında yaşadığını davalının kendisini eve almadığı gibi herhangi bir ekonomik destek de sağlamadığını belirterek nafaka davasının kabulü ile aylık 500,00.TL yardım nafakasının davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı erkek yasal cevap süresinden sonra sunduğu dilekçe ile; açılan davayı kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Kadirli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 25/02/2019 tarih, 2017/867 Esas ve 2019/135 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı kadının TMK.’nun 197 maddesi gereğince açılan tedbir nafakası davasının kabulü ile dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 500,00.TL tedbir nafakasının, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, davacı kadının adli yardımdan yararlanması nedeni ile yapılan yargılama giderinin davalı erkekten alınarak, hazineye irad kaydına, davacı lehine, davalı aleyhine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı erkek istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece tanıkları dinlenmeden tek taraflı olarak karar verildiğini, üzerine kayıtlı olan evlerde çocuklarının oturduğunu, herhangi bir kira geliri olmadığını, yayladaki yerini de çocuklarına verdiğini, yerlerin gelirlerinin de çocuklarına ait olduğunu, davacı kadının bu durumları bildiğini, mahkemeyi yanılttığını, Bağkur’dan emekli olduğunu, başkaca geliri olmadığını, davacının bütün ihtiyaçlarını karşıladığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; kadın tarafından, TMK.’nun 197. maddesi uyarınca, evlilik birliği içerisinde açılan tedbir nafakası davasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 01/06/1956 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden kayıtlara göre 12 ergin müşterek çocuklarının olduğu olduğu, davacı kadın tarafından, davalı erkeğin gayri resmi eşi ile birlikte yaşama, evden kovma, maddi destek sağlamama, istememe, bakmama, kızının yanında yaşamak zorunda bırakma nedenleri ile aylık 500,00.TL tedbir nafakası talep edildiği, davalı erkeğin yasal cevap süresi içersinde cevap sunmadığı, sonradan sonradan sunduğu yazılı beyan ile açılan davanın reddini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya ve tanık beyanlarına göre;davacı kadının; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, eşinin üzerine kayıtlı olan evde tek başına eşinden ayrı yaşadığı, davalı erkeğin de;bağkur emeklisi olduğu, aylık 1.400,00.TL maaş aldığı, gayri resmi eşi ile birilkte yaşadığı, Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, A1 da 14 dönüm kiraz bahçesi, içersinde 4 daire evinin olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, kadının davasının kabulüne karar verilerek, kadın için aylık 500,00.TL tedbir nafakasına karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacı kadının istinaf başvurusunda bulunmadığı, davalı erkeğin yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, tanıklarının beyanın alınmamasının hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 197. Maddesinde;” Eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır….” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat etmesi gerekir.
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı erkek istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı kadın tarafından, davalı eşin başka bir bayan ile gayri resmi olarak birlikte yaşması, kendisine bakmaması, evden kovma, maddi destek sağlamama nedenleri ile aylık 500,00.TL tedbir nafakası talep edildiği, davalı erkeğin süresinden sonra sunduğu yazılı beyan ile açılan davanın reddini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı erkek tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı erkeğin, davacı kadın ile resmi olarak evli olmasına rağmen, uzun yıllar önce gayri resmi olarak bir evlilik daha yaptığı, tarafların uzun süre hep beraber birlikte yaşadıkları, dava açılmadan önce davalı ve gayri resmi eşinin davacı kadını istemedikleri, evden gönderdikleri, davacı kadının kızı ile birlikte yaşamaya başladığı, davalı erkeğin, davacı kadına ekonomik yönden bakmadığı, ilgilenmediği, davacı kadının ayrı yaşmakta haklı olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, davacı kadının sabir gelirinin ve mal varlığının olmaması, davalı erkeğin davacı kadına ekonomik yönden destek olmaması dikkate alındığından, davacı kadın için İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın davalının süresinde cevap dilekçesi sunmaması dikkate alındığında, tanık beyanlarının alınmamasının, takdir edilen tedbir nafakası ve miktarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, gelir seviyelerine ve yaşantıların, usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine, TMK.’nun 197,4 maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından, davalı erkeğin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı erkeğin, Kadirli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 25/02/2019 tarih, 2017/867 Esas ve 2019/135 Karar sayılı ilamına ilişkin, isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalının,İstinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 44,40.TL İstinaf karar ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-
Davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Davalı tarafından,istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kendisine iadesine,
5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 25/12/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe