Adana BAM, 2. HD., E. 2019/1252 K. 2019/1707 T. 19.12.2019

İlgili madde: TMK Madde 197

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: HATAY 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 19/03/2019
NUMARASI
: 2018/803 E 2019/223K
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A3
DAVALI
:K4-TC.NO:N2 A4
VEKİLİ
: Av. K5 A5
DAVA KONUSU
:Tedbir Nafakası
KARAR TARİHİ
: 19/12/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
:19/12/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özet ile;müvekkilinin davalı ile 1987 yılında evlendiğini, bu evlilikten müşterek 3 kız çocuklarının olduğunu, davacının ev hanımı olduğunu, davalının Açık Ceza İnfaz kurumunda infaz koruma memeru olarak görev yaptığını, müvekkilinin 56 yaşında olup ağır kalp hastası olduğunu, devamlı hastaneye gittiğini ve masraflarını da çocuklarının karşıladığını, müvekkilinin 31 yıllık eşinin tüm ihtiyaçlarını karşılamakten geri durmazken davalının hiç birşeyi beğenmediğini ve eşine devamlı hakaret ettiğini, davalının başka bir bayanla ilişkisi olduğunu, davalının evi terk ettiğini, farklı ev açtığını ve orada diğer hanımla beraber yaşadığını, evin hiçbir giderini karşılamadığını, evin tüm ihtiyaçlarını müşeterek ve evli olan diğer çocuklar tarafından karşılandığını, müvekkilinin yaklaşık 5 aydır hiçbir gelirinin ve desteğinin olmaması, ağır kalp hastası olması, sağlık sorunları da göz önüne bulundurularak tedbiren nafakaya hükmedilmesine, davanın kabulü ile davalıdan 3.000 TL nafakaya hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özet ile; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin 6-7 yıldır maaş ve kredi kartının kullanımının davacı ve müşterek çocuklarında olduğunu, müvekkilinin maaş kartını ve kredi kartını Ramazan ayı itibariyle davalıdan aldığında maaş kartı bakiyesinin -4.800 TL, kredi kartı borç miktarının ise 4.380 TL olduğunu, müvekkilinin 2018 yılı Ağustos ayı itibariyle hak etmiş olduğu 7.000 TL kar payı alacağının ihtiyaçları olduğundan bahisle 4.000 TL’sini K6 ismli kızına bankadan havale yoluyla, 1.000 TL’sini ise K7 isimli kızına elden verdiğini, bir diğer kızına ise, araba almak istediğini ve paraya ihtiyacı olduğunu beyan etmesi üzerine, 5.000 TL kredi çekip yolladığını, davacı K1’ın halen aile konutunda ikamet ettiğini, bu konutun kira, elektrik, su giderleri müvekkilinin maaşından otomatik olarak kesildiğini, müvekkilinin ayrı bir konut kiralamış olup kira giderinin aylık 400 TL olduğunu, bunun dışında elektrik, gıda vs giderleri de bulunduğunu, maaş kartı bakiyesinin ekside olup her ay devir eden bu borç nedeniyle maaşlarını tam olarak alamadığını, ayrıca aldığı araçtan dolayı çekmiş bulunduğu kredi ödemesi bulunduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 19/03/2019 tarih, 2018/803 Esas ve 2019/223 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı kadın tarafından, TMK.’nun 197. maddesine göre açılan davasının kısmen kabulü ile davacı kadın lehine dava tarihi olan 29/08/2018 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 750,00.TL tedbir nafakasının, davalı erkekten alınarak, davacı kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özet ile;İlk Derece Mahkemesince verilen kararın miktar yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, kadının ekonomik giderlerinin fazla olduğunu, kalp rahatsızlığı olduğunu, çalışacak durumunun olmadığını, kiraya çıkmak zorunda kaldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın miktar yönünden kaldırılarak, talepleri doğrultusunda tedbir narfakasına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, miktarının yüksek olduğunu, kadının evlilik birliği içerisinde sevgi ve saygıyı hiç bir zaman göstermediğini, erkeğin ailesinin bağ Kurmasına engel olduğunu, çocuklarında kurmasına izin vermediğini, davalının Açık Ceza İnfaz kurumunda 1. sınıf infaz koruma memuru olduğunu belirterek, aldığı maaşın yüksek gösterilerek, 3.000,00.TL tedbir nafakası talep edildiğini, müvekkilinin gelirinin aylık 3.782,70.TL olduğunu, yıllık döner sermaye gelirinin 7.447,42.TL olduğunu, davacının halen müşterek konutta ikamet ettiğini, 6-7 yıllıdır müvekkilinin maaş ve kredi kartının davacı ve çocukları tarafından kullanıldığını, maaş kartı bakiyesinin -4.800,00.TL, kredi kartı borç miktarının 4.380,00.TL olduğunu, müşterek çocuklarına ekonomik yönden yardım ettiğini, her ay devredilen borçlar nedeni ile davalının maaşını tam olarak alamadığını, takdir edilen 750,00.TL tedbir nafakasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, erkeğin yıllarca çok şeye katlanmış olduğunu, kadının ayrı yaşama kastının olmadığını, müşterek konutta yaşadığını, kadının dava dilekçesinde belirtilen hususların kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, dinlenen tanıklarının yanlı beyanda bulunduklarını, müvekkilinin emeklilik işlemlerini başlattığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını veya yeniden inceleme yapılarak hakkaniyet ilkesine uygun miktarda tedbir nafakasına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; kadın tarafından, TMK.’nun 197. maddesi uyarınca, evlilik birliği içerisinde açılan tedbir nafakası davasına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 28/07/1987 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 3 ergin kız çocuklarının olduğu, davacı kadın tarafından, davalı eşin; eve bakmama, evin maddi giderlerini karşılamama, evi terketme, başka bir bayan ile birlite yaşadığını belirterek, evlilik birliğinin üzerine yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirmediği gerekçesi ile aylık 3.000,00.TL tedbir nafakası talep edildiği, davalı erkeğin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile iddiaları kabul etmeyerek, kusurlu eşin davacı kadın olduğunu belirterek, açılan davanın reddine karar verilesinin talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya ve tanık beyanlarına göre; davacı kadının; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, davalı tarafından kirası ödenen lojmanda kaldığı, çocukların yardımı ile geçindiği, davalı erkeğin de;infaz koruma memuru olarak çalıştığı, ekonomik durumunun iyi olduğu, aylık 3.782,00.TL maaş aldığı, lojmanda kaldığı, aylık 357,00.TL kira ödediği, taşınmazının olmadığı, bir aracının olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, kadının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek, kadın için aylık 750,00.Tl tedbir nafakasına karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, tarafların, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı kadının; takdir edilen nafakanın yetersiz olduğu, davalı erkeğin de; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mümkün olmadığı takdirde hakkaniyet ilkesine uygun miktarda nafaka takdir edilmesi gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.

TMK.’nun 197. Maddesinde;” Eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır….” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat etmesi gerekir.

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraflarca gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı kadın tarafından, davalı eşin evlilik birliğinin üzerine yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirmediği gerekçesi ile aylık 3.000,00.TL tedbir nafakası talep edildiği, davalı erkeğin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile iddiaları kabul etmeyerek, kusurlu eşin davacı kadın olduğunu belirterek, açılan davanın reddine karar verilesinin talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve taraflarca ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı erkeğin, evlilik birliğinin üzerine yüklediği görev ve sorumluluklarını yerine getirmemek kastı ile evi terkettiği, farklı bir ev tutarak başka bir bayanla birlikte yaşadığı, davalı erkeğin, evin, davacı kadının geçimi sağlayacak düzenli ödemeler yapmadığı, davacı kadının, ayrı yaşamakta; davalı erkeğin evi terketmesi, başka bir bayan ile birlikte yaşaması nedeni ile haklı olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince davacı kadın için takdir edilen aylık 750,00.TL tedbir nafakasının toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından, davacı kadının İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; takdir edilen tedbir nafakası miktarının yetersiz olması nedenine dayalı, davalı erkeğin; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması, miktarının yüksek olması nedenine dayalı istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı kadın vekilinin, Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 19/03/2019 tarih, 2018/803 Esas ve 2019/223 Karar sayılı ilamında, ” takdir edilen tedbir nafakası miktarının yetersiz olmasına” ilişkin, isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalı erkek vekilinin, Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 19/03/2019 tarih, 2018/803 Esas ve 2019/223 Karar sayılı ilamına ilişkin, isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

3-
Tarafların,İstinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 44,40.’arTL İstinaf karar ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

4-
Taraflar tarafından, istinaf başvuruları nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin, tarafların İstinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verildiğinden kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-
Taraflar tarafından,istinaf nedeniyle yatırmış oldukları gider avansından kullanılmayan kısmın, kendilerine iadesine,

6-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından, takdiren taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 19/12/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!