İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
:Tedbir Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özet ile; Tarafların 2012 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığını, davalının İstanbulda polis memuru olarak çalıştığını, davacının ev hanımı olduğunu, davalının eşine sürekli fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, davacının eşine karşı tüm görev ve sorumluluklarını yerine getirmesine karşın davalının şiddet uyguladığını, davalının mesleğini bahane ederek sürekli şehir dışına nöbete gittiğini, daha sonra ise gelmemeye başladığını, davacı araştırması sonunda eşinin başka bir bayanla olduğunu öğrendiğini, bayanla irtibata geçtiğini, bayanın adının K1 olduğunu ve eşinin kendisini bekar olarak tanıttığını öğrendiğini, bunu eşiyle konuştuğunda eşinin döverek sokağa attığını, davacının önce anne ve babasının yanına, daha sonra ablasının yanına sığındığını, davacının hiçbir gelirinin bulunmadığını belirterek müvekkili lehine aylık 1.500,00.TL tedbir nafakası ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı erkek cevap dilekçesinde özet ile; İddiaları kabul etmediğini, sakin karakterli biri olduğunu, evlenmeden önce birbirlerini tanıyarak ve severek evlendiklerini, Cumhurbaşkanı koruması olduğunu, özel olarak bu göreve seçildiğini, işi nedeniyle sürekli şehir dışına çıkması gerektiğini, evliliğin üzerine yüklediği tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, ancak davacının evde yemek ve temizlik yapmadığını, çamaşırları dahi yıkamadığını, gereksiz harcamalar yaptığını, kredi kartıyla başkalarına alışveriş yapıp parasını nakit alıp ailesine harcadığını, bütün ricalarına rağmen davacının valizini alarak evi terk ettiğini, eve dönmesi için sürekli ısrar ettiğini ancak eşinin dönmediğini, çok yoğun çalışması sebebiyle başka biriyle görüşme imkanının bulunmadığını, kayınpederine maddi destekte bulunduğunu, kredi ödemelerinin bulunduğunu, İstanbulda yaşadığını, yaşam şartlarının zor olduğunu, geçimini sağlamakta zorlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, daha sonra kendisini bir vekille temsil ettirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Hatay 1. Aile Mahkemesi’nin 14/03/2019 tarih, 2018/185 Esas ve 2019/177 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı kadın tarafından, TMK.’nun 197. maddesi uyarınca açılan tedbir nafakası davasının kabulü ile davacı kadın lehine dava tarihi olan 01/03/2018 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 400,00.TL tedbir nafakasının, davalı erkekten alınarak, davacı kadına ödenmesine, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın miktar yönünden toplanan delillere, usul ve yasaya aykırı olduğunu, takdir edilen nafaka miktarının düşük olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talepleri gibi tedbir nafakasına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; kadın tarafından, TMK.’nun 197. maddesi uyarınca, evlilik birliği içerisinde açılan tedbir nafakası davasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;tarafların, 05/11/2012 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığı, davacı kadın tarafından, davalı erkeğin, evlilik birliğinin üzerine yüklediği, evin giderlerine katılmama, eve bakmama iddialarında bulunarak TMK.’nun 197. maddesi uyarınca, aylık 1.500,00.TL tedbir nafakası talep edildiği, davalı erkeğin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile açılan davanın reddini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırma ve tanık beyanlarına göre, davacı kadının; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadı, babası evinde kaldığı, davalı erkeğin de; polis memuru olduğu, aylık 4.000,00.TL maaş aldığı, lojmanda oturduğu, aylık 600,00.TL kira ödediği, mal varlığının olmadığı, maaş belgesine göre 4.188,00.TL aldığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı kadının, TMK.’nun 197 maddesi uyarınca tedbir nafakası davasının kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacı kadının, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın miktar yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu, takdir edilen nafakanın yetersiz olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 197. Maddesinde;” Eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır….” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat etmesi gerekir.
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı kadın tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı kadın tarafından, davalı erkeğin, evlilik birliğinin üzerine yüklediği, evin giderlerine katılmama, eve bakmama iddialarında bulunarak TMK.’nun 197. maddesi uyarınca, aylık 1.500,00.TL tedbir nafakası talep edildiği, davalı erkeğin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile açılan davanın reddini talep ettiği, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davacı kadının istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, tarafların İlk Derece Mahkemesi kararın sonra dosya istinaf aşamasında iken davacı kadın tarafından TMK.’nun 166/3 maddesi uyarınca 15/10/2019 tarihinde açılan anlaşmalı boşanma ile Hatay 3. Aile Mahkemesi’nin 2019/935-763 E.K sayılı, 16/10/2019 tarihinde verilen 17/10/2019 tarihinde kesinleşen ilamı ile anlaşmalı olarak boşanmaları, takdir edilen nafakanın boşanma kararının kesinleşmesine kadar geçerli olacağı dikkate alındığında; kadın için İlk Derece Mahkemesince takdir edilen tedbir nafakası miktarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine, TMK.’nun 197,4 maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından, davacı kadının, İlk Derece Mahkemesince takdir edilen tedbir nafakasının miktarının yetersiz olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı kadın vekilinin, Hatay 1. Aile Mahkemesi’nin 14/03/2019 tarih, 2018/185 Esas ve 2019/177 Karar sayılı ilamında, ” takdir edilen tedbir nafakasının miktarının yetersiz olduğuna” ilişkin, isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davacının,İstinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 44,40.TL İstinaf karar ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-
Davacı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Davacı tarafından,istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kendisine iadesine,
5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 18/12/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe