T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
DAVA KONUSU
: İpoteğin Kaldırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi
.
Gereği düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davaya konu taşınmazın, müvekkilinin muvafakati, haberi ve izni olmadan eşi davalı K1 tarafından K2’e verilen vekaletname ile diğer davalı F1 Tekstil Tic.ve San.Ltd.Şti.lehine başka 3.bir şahsın borcuna teminat olarak tapu dairesinde işlem yapılarak ipotek verildiğini, 3.şahsın borcu ödeyememesi üzerine icra işlemleri başladığını, İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2017/4008 E.sayılı dosyasından müvekkiline gönderilen 103.madde gereğince davet kağıdı ile haberdar olduğunu, davaya konu taşınmazın, müvekkilinin yıllarca çalışarak eşiyle birlikte aldığı, içinde hayatını idame ettirdiği tek birikintisi olduğunu, müvekkilinin ve davalının başka adına kayıtlı gayrimenkul bulunmadığını, F1 Tekstil Tic.ve San.Ltd.Şti’nin, TTK öngörülen basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bu nedenle tapu siciline güven ilkesinden yararlanamayacağını, uygulamada tüm bankaların ipotek tesisi işlemi yaparken konutlarda kişilerin 2 ve 3.konutu olsa dahi eşlerin rızasını aldığını belirterek öncelikle İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2017/4008 E.sayılı dosyasından yapılan icra takibinin tedbiren duruldurulmasına, A1 nolu bölümde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine müvekkilinin muvafakati, haberi ve izni olmadan konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı F1 Tekstil Tic.ve San.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının eşi davalı K1 ‘ün, davacının amcasının oğlu K2’ e verdiği vekaletname ile ipotek tesis edildiğini , vekaletname veren kişi yerine davacının kız kardeşi K3’ün sahte kimlik ile vekaleti düzenlediği , davalı K1 ile davacının kız kardeşi K3 ‘in F2 İş Gıda Teks. Tem. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin ortakları oldukları ve davacının da bu şirketin gizli ortağı olduğu ve ipoteğin tesis edilmesinden davacının bilgisinin olduğunu , bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı K1’ün cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili özetle; yerel mahkemenin eksik inceleme ve yetersiz araştırma sonucunda yalnızca yorum yoluyla ve hiçbir maddi delile dayanmadan davacının ipotek tesisinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerçekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılardan K1’ün evli oldukları, K1 adına kayıtlı A1 No’lu bağımsız bölüm üzerine davalı F1 Tekstil Tic.ve San. Ltd. Şti.lehine 21/09/2016 tarih 22291 yevmiye nolu resmi senettle 400.000 TL bedelli ipotek konulduğu, davacının söz konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, taşınmaz üzerine ipotek konulurken rızasının alınmadığını belirterek ipoteğin kaldırılması talebiyle dava açtığı, davalı F1 Tekstil Tic.ve San. Ltd.Şti.’nin davayı kabul etmediği, davacının tüm işlemlerden haberdar olduğunu, ipotek sırasında taşınmaz üzerine aile konutu şerhi bulunmadığını, müvekkilinin şerh olmadığı için taşınmazın aile konutu olabileceğini bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, tapu siciline güven kapsamında korunması gerektiğini, davacı ve ailesinin müvekkilini dolandırmaya çalıştıklarını belirterek davanın reddini talep ettiği, diğer davalının cevap dilekçesi sunmadığı, yapılan yargılama sonucunda, davacının ipotek tesisinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ipoteğin tesis edildiğinden davacının başından itibaren haberi olduğu ve davayı açmada iyi niyetli olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK.’nun 194/1.maddesine göre, ” eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” .Bu madde hükmüyle aile konutu şerhi “konulmuş olmasa da” eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır.Aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh ” kurucu” değil ” açıklayıcı” şerh özelliğini taşır. Anılan madde hükmüyle getirilen sınırlandırma ” emredici” niteliktedir.Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak ” belirli olan ” bir işlem için verilebilir.TMK.’nun 193.maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve 3.kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte TMK.’nun 194.madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerini diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, ” aile birliğinin korunması ” amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin “açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle aile konutun mualifi olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun ipotek edilmesi gibi ” tek başına” bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma ” ancak diğer eşin açık rızası alınarak ” yapılabilir.
TMK.’nun 194.maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere iznin ” açık “olması gerekir.
Somut olayda mahkemece aile konutu olduğu anlaşılan taşınmaz üzerine konulan ipoteğe davacı eşin açık rızasının bulunup bulunmadığının araştırılması, davacı eşin rızası alınmadan ipotek konulduğunun anlaşılması halinde Hukuk Genel Kurulunun 15/04/2014 tarih ve 2013/2-2056 Esas 2015/1201 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi eşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçersiz olduğu kabul edilerek TMK.’nun 194/1 maddesi hükmüne aykırı olarak tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken davacı kocanın ipotek tesisinden haberdar olduğu, iyi niyetli olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile; Adana 1.Aile Mahkemesinin 24/01/2019 tarih ve 2017/763 Esas 2019/43 sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için
DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-
Kararın kaldırılma sebebine göre davacı tarafın diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-
Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-
Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 10/01/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe