İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı- karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların 1995 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek 1 çocuklarının olduğunu, davalının 20 yıllık uzun araç şoförü olarak halen Antakya Otogarında faaliyet gösteren Doğu Akdeniz Seyahette şehirlerarası otobüs firmasında çalıştığını, davalı kocanın son yıllarda eşine ve evine karşı ilgisiz olduğunu, davacı kadının, davalı kocanın ilgisizliğini araştırdığında davalı kocanın başka bir kadın ile ilişkisi olduğunu öğrendiğini, daha sonra davacı kadının davalı kocayı müşterek konutta başka bir bayanla gördüğünü, bu bayanın uygunsuz bir şekilde olduğunu, kadının bu olay üzerine boşanma kararı aldığını, bu nedenle koca tarafından darp edildiğini, darp sonrası davalı kocanın davacı kadına “her şeyini karşılıyorum, yediriyorum, içiriyorum daha ne istiyorsun, kimle ne yaptğım ne ettiğim seni ilgilendirmez, git sen de ne yapmak istiyorsan yap ben önemsemem” dediğini, ayrıca davalı kocanın sürekli davacı kadına “çirkinsin, kilolusun, oysa ben zayıf ve yakışıklıyım” gibi gurur kırıcı sözler söylediğini belirterek tarafların boşanmalarına, davacı kadın lehine aylık 1.000,00.TL yoksulluk nafakası ile 100.000,00.TL maddi ve 100.000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı-karşı davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; İddiaları kabul etmediklerini, kadının psikolojik ilaçlar kullanması sebebiyle gördüğü halüsinasyonlar ile kocayı zan altında bırakmaya çalıştığını, tarafların uzun zamandır evli olduklarını, bu evliliklerinden müşterek bir çocuklarının olduğunu, kocanın uzun araç şoförü olup sefer aralarında eve gelebildiğini, eve geldiği sıralarda kadının kocasına ilgi ve alaka göstermediğini, koca her eve geldiğinde kadının hastaneye gidip türlü psikolojik ilaçlar aldığını, kadının kullandığı ilaçlar nedeniyle olmayan olayları olmuş gibi görerek sürekli kavga ve tartışma çıkardığını, her tartışmadan sonra kadının, kocanın eşyalarını toplayarak kocanın çalıştığı yere götürdüğünü ve eşini iş arkadaşları önünde küçük düşürdüğünü, kocanın kazandığı paralar ile iki ev satın aldığını, bu evleri kadının adına tescil ettirdiğini belirterek asıl davanın reddine, açmış oldukları karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı lehine 100.000,00.TL maddi ve 100.000,00.TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 29/12/2017 tarih,2016/1027 Esas ve 2017/1150 Kararsayılı ilamında özetle; davacı-karşı davalı kadının, boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, dava tarihinden boşanma kararının kesinleşmesine kadar davacı-karşı davalı kadın için, aylık 700,00.TL tedbir, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren aylık 700,00.TL yoksulluk nafakasının, davalı-karşı davacı erkekten alınarak, davacı-karşı davalı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, boşanma nedeni ile kadın için 20.000,00.’er TL maddi ve manevi tazminatın davalı-karşı davacı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı-karşı davacı erkek tarafından, TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, kadın lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine, karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu, erkeğin uzun yol otobüs şoförü olduğunu, eve geldiğinde kadının ilgi ve alaka göstermediğini, her eve geldiğinde çeşitli bahaneler ile kadının hastaneye gittiğini, türlü psikolojik ilaçlar kullandığını, her konuda tartışma çıkardığını, olmayan durumu varmış gibi gösterip kavga çıkardığını, kadının erkeği, arkadaşları arasında küçük düşürdüğünü, eşyalarını toplayıp, çalışmakta olduğu iş yerine gönderdiği, erkeğin tüm birikimleri ile iki ev aldığını, bu evlerde katkısının bulunmadığını, ancak gönlünü etmek için kadının üzerine yaptığını, kadının, erkeğini ortada bırakmak düşüncesinde olduğunu, aile birliğinin sarsılmasının sebebinin kadın olduğunu, kusurun tamemen erkeğe yüklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığını, kadın için takdir edilen, maddi ve manevi tazminat miktarının hayatın olağan akışına ve erkeğin ekonomik durumuna aykırı olduğunu belirterek, verilen kararın kaldırılmasını istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, taraflarca karşılık TMK’nun 166/1 maddesine dayalı açılan boşanma davalarına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların 25/07/1995 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, K1 isimli ergin bir müşterek çocuklarının olduğu, taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması gerekçesi ile TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca kadının; ilgisizlik, aldatma, fiziki şiddet, hakaret, erkeğin; ilgisizlik, her konuda tartışma çıkartma, olmayan şeyi olmuş gibi görme, küçük düşürme vakıalarına dayanılarak boşanma ve ferilerine ilişkin talepte bulundukları, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırmaya göre; kadının; ev hanımı olduğu, kirada yaşadığı, iki adet 60 ar m² büyüklüğünde konutunun olduğu,erkeğin; uzun yol otobüs şoförü olduğu, aylık asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, üzerine kayıtlı yaklaşık 20 dönüm zeytin bahçesi, yaklaşık 20 dönüm tarlası olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, kadının boşanma davasının kabulüne, erkeğin boşanma davasının reddine karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davalı-davacı erkeğin, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kusurun tek başına erkeğe yüklenmesinin hatalı olduğu, kadın için takdir edilen, maddi ve manevi tazminat miktarının hayatın olağan akışına ve erkeğin ekonomik durumuna aykırı olduğunu belirterek, kadının boşanma davası yönünden davanın kabulü, karşı dava yönünden kararın usul ve yasaya, hukuka aykırı olduğu iddiası ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı-karşı davacı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, davalı-karşı davacı erkeğin, evi ve eşine karşı ilgisiz olduğu, eşine hakaret ettiği, fiziki şiddet uyguladığı, davalı-karşı davacı erkeğin kusurlu bu davranışları ile, taraflar arasındaki evlilik birliğinin, davacı-karşı davalı kadın için çekilmez hal aldığı, yaşanan olaylarda davacı-karşı davalı kadının boşanmaya karar vermesini gerektirir kusurlu davranışlarının olmadığı, davacı-karşı davalı kadının, ileri sürdüğü vakıaları gösterdiği tüm deliller ile ispat ettiği, erkeğin, ileri sürdüğü vakıaları boşanma davasını gösterdiği ve toplanan tüm delillere göre ispat edemediği, boşanmaya neden olan olaylarda kadının kusursuz, erkeğin tam kusurlu olduğu, erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, tespit edilen kusura, kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile boşanmalarına, erkek tarafından karşı açılan boşanma davasının reddine, kadın için takdir edilen tedbir nafakasına ilişkin yapmış olduğu, istinaf başvurusunda haklı olmadığı, İlk Derece Mahkemesince belirlenen kusur durumuna ilişkin tespitin, tarafların açtıkları boşanma davaları yönü ile kadının boşanma davasının kabulüne, erkeğin boşanma davasının reddine, kadın için takdir edilen tedbir nafakasına ilişkin hüküm fıkralarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, usul ve yasaya TMK’nun 166/1-2,169 maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından, erkeğin bu yöndeki istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı-karşı davacı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, kadın için takdir edilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde, tarafların boşanmaya neden olaylarda belirlen kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında, kadın için takdir edilen aylık 700,00.TL yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğu, erkeğin bu yönde yaptığı istinaf başvurusunda haklı olduğu, bu neden ile bu yöndeki hüküm fıkralarının kaldırılarak, HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu konularda yeniden karar verilmesi gerektiği, bu nedenler ile, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, belirlenen kusur durumları ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, TMK’nun 175,174,4 maddeleri uyarınca, kadının, ekonomik durumu gereği, boşanma ile yoksul duruma düşeceği, kadının, boşanma ile, davalı-karşı davacı erkeğin, en azından maddi desteğinden yoksun kalacağı, boşanmaya neden olaylar nedeni ile yıprandığı üzüntü duyduğu, kişilik haklarının zarar gördüğü kanaatine varıldığından, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri yaşantıları dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın için İlk Derece Mahkemesince taktir edilen aylık 700,00.TL tedbir nafakasının, boşanma kararının kesinleşmesine kadar aynen devamı ile, takdir edilen bu nafakanın boşanma kararının kesinleşmesinde itibaren takdiren aylık 350,00.TL yoksulluk nafakası olarak, davalı- karşı davacı erkekten alınarak, davacı- karşı davalı kadına ödenmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin talebin, tarafların ekonomik durumları gereği takdiren reddine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri yaşantıları dikkate alınarak davacı- karşı davalı kadının, boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile takdiren 12.000,00.TL maddi, 10.000,00.TL manevi tazminatın davalı- karşı davacı erkekten alınarak, davalı karşı davacı kadına verilmesine, kadının bu yöndeki fazlaya ilişkin talebinin tarafların ekonomik ve sosyal durumları gereği takdiren reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde oy birliği ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı-karşı davacı erkeğin,Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 29/12/2017 tarih,2016/1027 Esas ve 2017/1150 Karar sayılı ilamın da; kusur durumuna, kadının boşanma davasının kabulüne, kendi davasının reddi ve kadın için takdir edilen tedbir nafakasına ilişkin yapmış olduğu i stinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı-karşı davacı erkeğin;Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 29/12/2017 tarih,2016/1027 Esas ve 2017/1150 Karar sayılı ilamında; kadın için takdir edilen, yoksulluk nafakasına, maddi ve manevi tazminat talebine ilikin istinaf başvurusunun
KABULÜ ile, İlk Derece Mahkemesince, verilen kararda
3 nolu hüküm fıkrasını olan
”
Dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı-karşı davalı lehine aylık 700 TL tedbir nafakasının davalı-karşı davacı kocadan alınarak davacı-karşı davalı kadına verilmesine, bu nafakanın hüküm kesinleşinceye kadar tedbir nafakası olarak, hüküm kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
” ilişkin hüküm fıkrasından
” hüküm kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,” kısmının ve 4,5 nolu hüküm fıkralarının
ORTADAN KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu konularda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-)
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri yaşantıları dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın için İlk Derece Mahkemesince taktir edilen aylık 700,00.TL tedbir nafakasının boşanma kararının kesinleşmesine kadar devamı ile, takdir edilen bu nafakanın boşanma kararının kesinleşmesinde itibaren takdiren aylık 350,00.TL yoksulluk nafakası olarak davalı- karşı davacı erkekten alınarak
, davacı-karşı davalı kadına ödenmesine
, bu yöndeki fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine, b-)
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri yaşantıları dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadının boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul
, kısmen reddi ile takdiren
12.000,00.TL maddi, 10.000,00.TL manevi tazminatın davalı-karşı davacı erkekten alınarak
, davalı karşı davacı kadına verilmesine, kadının bu yöndeki fazlaya ilişkin talebinin tarafların ekonomik ve sosyal durumları gereği takdiren reddine,
3-
Davalı- karşı davacı erkeğin istinaf başvurusu nedeni ile yatırmış olduğu, 35,90.TL istinaf karar ilam harcının, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden karar kesinleştiğinde davalı-karşı davacı erkeğe iadesine,
4-
İstinaf başvurusu nedeni ile davalı-karşı davacı erkek tarafından yapıldığı anlaşılan, 98,10.TL istinaf kanun yolu başvurma harcı, 1 adet davetiye gideri 14,00.TL, dosyanın gidiş-geliş ücreti 32,50.TL, olan toplam 144,60.TL istinaf yargılama giderinin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, kadından alınarak, davalı-karşı davacı erkeğe verilmesine,
5
–
Davalı-karşı davacı erkek tarafından, istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
6-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davalı-karşı davacı erkek lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 08/03/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe