Adana BAM, 2. HD., E. 2018/504 K. 2020/933 T. 9.7.2020

İlgili madde: TMK Madde 222

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI
:K1
VEKİLİ
: Av. K2
DAVALI
:K3
VEKİLİ
: Av. K4
DAVANIN KONUSU
: Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklı Alacak
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, dava– tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 05/09/1988 tarihinde davalı ile evlendiğini, ilk başlarda mutlu giden evliliklerinin şiddetiinin giderek artan kavgalardan dolayı dayanılmaz hale gelmesi nedeniyle 27/06/2012 tarihinde açılmış olan boşanma davası ile boşanma talebinde bulunulduğu ve Osmaniye Aile Mahkemesinin 11/03/2013 tarih ve 2012/479 Esas 2013/223 Karar sayılı ilamı ile müvekkili ve davalının boşanmasına karar verildiğini, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini, müvekkilin evlilik birliğinin 05/09/1988 tarihinde kurulmasından sonra sigortasız olarak 3 yıl bakıcılık, altı yılda markette işçi olarak çalıştığını, ayrıca evlilik süresi boyunca da evde el işleri ürünleri yapıp sattığını ve bu işten önemli sayılabilecek paralar kazandığını, müvekkilinin davalı ile evli kaldığı dönemde bundan yaklaşık 3 yıl kadar önce edinilen ve boşanma neticesinde davalı tarafta kalan A1 adresinde bulunan tapu bilgilerine ulaşamadıkları K3 adına tescil edilen müstakil ve ve evin içindeki eşyaların satın alınmasına yarı (1/2) oranda katkıda bulunduğunu, müvekkil ile davalının boşanmadan önce bu evde oturduklarını ve boşandıktan sonra müvekkilin evden hiçbir eşya almadan çıktığını, müvekkilin edinilen bu mallara katkısını ve boşandıktan sonra davalıdan hiçbirşey almadığını bilen tanıkların olduğunu, A1 adresinde bulunan ve davalı adına tapuda tescilli olan müstakil ev ve içindeki eşyaların satın alınmasına müvekkilin yaptığı yarı (1/2) oranında katkının karşılığı olarak 80.000 TL’nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan haksız ve yersiz davayı kabul etmediklerini, müvekkil ile davacının müvekkilin istememesine rağmen boşandıklarını, kararın kesinleştiğini ve davacı tarafın iş bu davayı açtığını, müvekkilin müşterek çocukların yaşadığı dava konusu ev ve kullandıkları dava konusu eşyalar için müşterek çocuklar ile görüştüğünü, çocukların davacı anne ile görüşmeleri sonucunda davacının davasından vazgeçtiği haberi üzerine bu güne kadar cevap vermediğini, dava konusu taşınmazın tamamı müvekkil adına kayıtlı değildir, taşınmazın 1/2 hissesi müvekkil adına, 1/2 hissesi ise kardeşi olan K5 adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazda K5’ın da bir evi ve işyeri bulunduğunu, müvekkilin evinin altında bulunan işyerlerinden bir tanesinin K5’a ait olduğunu, bu evin bulunduğu arsanın yaklaşık 20 yıl önce müvekkilin babası K6 tarafından satın alındığını, müşterek çocuklarına arsa üzerine birer ev yaptığını, davalı müvekkilin babasının ev yapımını başlattığını, bitmesi için önemli miktarda ekonomik destek verdiğini ve evi yaptırdığını, baba K6’ın 28/12/2010 tarihinde sağlığında çocuklarına bu evlerin tapu kayıtlarını verdiğini, bu evlerin yapımında davacının hiçbir desteği olmadığını, müvekkile babasının verdiği 1 ev olduğunu, her ne kadar satış görünse de, gerçekte bağış olduğunu, K6’ın bunun için oğullarından bir tek para almadığını, müvekkilin evlendiği günden bu güne kadar, seyyar kebapçılık, tuhafiye, deterjan satışı ve pazarcılık yaptığını, 2000-2006 tarihleri arasında da bakkallık yaptığını, bu tarihten sonra da SGK’lı olarak temizlik işçiliği yaptığını, sokakları temizlediğini, davacının çalıştığı iddialarının doğru olmadığını, davacının bu güne kadar hiçbir iş yapmadığını, müşterek eve hiçbir ekonomik katkıda bulunmadığını, hiçbir geliri olmadığını, dava konusu eşyalara ve eve katkısı olmadığını, Maliye ve SGK’ya yazı yazılarak davacının çalışıp çalışmadığının sorulmasını talep ettiğini, davacı tarafın 25/10/2013 tarihli dilekçesinde belirttiği eşyaların, tarafların birikimleri ile alınmış eşyalar olmadığını, tarafların müşterek eşyalarının eskidğini ve atıldığını, 2 adet koltuk takımının 1 tanesini müşterek çocuklardan K7, diğerini ise K8’nın çalışmaya başladıktan sonra satın aldığını, eski buzdolabının bozulmasından sonra şuan kullandıkları buzdolabını müşterek çocuklar K6 ve K7’nın satın aldıklarını, talep edilen mutfak dolabının ise müşterek evin mütemmin cüz’ü olduğunu, bölünemeyeceğini, zaten ev ile ilgili iddianın bulunmadığını, mutfak dolabının bunun içerisinde değerlendirileceğini, çamaşır makinasının da yine müşterek çocukların desteği ile satın alındığını, müşterek evde müşterek çocukların babaları ile birlikte yaşadıklarını, müşterek çocukların kendi aldığı eşyaları birlikte kullandıklarını, davacının bu eşyalar üzerinde bir hakkı olmadığını, ancak müşterek çocukların izin verdikleri takdirde, davacının bu eşyaları alıp götürmesine müvekkilin bir itirazının olmadığını, bu nedenle ev eşyaları ile ilgili davacının taleplerini kabul etmediklerini, açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile dava konusu edilen taşınmaz kapsamında davacı kadının 59.943,87 TL katılma alacağı bulunduğu anlaşıldığından bu alacağın davalıdan alınarak davacı kadına verilmesine , dava konusu edilen ev içerisindeki eşyaları kapsamında davacı kadının 950 TL katılma alacağı bulunduğu anlaşıldığından bu alacağın davalıdan alınarak davacı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili özetle; yerel mahkemenin kısmen kabul kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığını, davanın TMK.’nun 227.maddesine dayalı katkı payı alacağı davası olduğunu, mahkemenin davayı edinilmiş mallara katılma alacağı olarak değerlendirdiğini ve buna göre karar verdiğini, davacının 25/10/2013 tarihli dilekçesiyle katkı payı alacağı ve katkı payı oranı ile ilgili açıklama yaptığını, ön inceleme duruşmasında aynı beyanlarda bulunduğunu, keşifte katılma alacağına ilişkin talebi olduğunu belirttiğini, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun diğer raporlarla tam zıt tespit ve değerlendirmeler ihtiva ettiğini, mahkemenin çelişkileri gidermediğini, gerek duruşmada gerekse keşifte dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerle davacının çalışmadığının, gelirinin olmadığının, talep ettiği eşyaların edinilmesine bir katkısının olmadığını, taşınmazın davalının babası tarafından yaptırıldığının, eşyaların müşterek çocuklar tarafından satın alındığını sübut bulduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre; tarafların 1988 yılında evlendikleri, 27/06/2016 tarihinde açılan dava sonucunda Osmaniye Aile Mahkemesinin 11/03/2013 tarih ve 2012/479 Esas 2013/223 Karar sayılı ilamıyla boşandıkları, kararın 24/04/2013 tarihinde kesinleştiği, davacının davalı aleyhine evlilik birliği içerisinde edinilen A1 adresinde bulunan davalı adına kayıtlı müstakil ev ve içerisinde bulunan eşyaların satın alınmasına ½ oranında katkısının bulunduğu belirtilerek 80.000 TL talep eder dava açtığı, 25/10/2013 tarihli dilekçesiyle talebini açıkladığı, iki adet oturma grubundan kaynaklı 2.000 TL , 1 adet buzdolabından kaynaklı 700 TL, 7 adet halıdan kaynaklı 1.050 TL , 1 adet çamaşır makinesinden kaynaklı 250 TL , 1 adet mutfak dolabından kaynaklı 1.000 TL olmak üzere toplam 5.000 TL eşyalardan kaynaklı, 75.000 TL’de taşınmazdan kaynaklı alacak talebinin bulunduğunu bildirdiği, davalı tarafın iddiaları kabul etmediği, davaya konu taşınmazın kardeşi ile ½ hisseli olarak adlarına kayıtlı olduğunu, taşınmazın arsasının yaklaşık 20 yıl önce babası tarafından satın alındığını, babalarının evin yapımını başlattığını, evin yapımına katkısının bulunduğunu, söz konusu taşınmazın tapusunu babasının 28/12/2010 tarihinde çocuklarına verdiğini, davacının bu evlerin yapımına herhangi bir desteğinin olmadığını, tapuda satış görünse de işlevin bağış olduğunu, davacının çalıştığı iddialarının doğru olmadığını, talep ettiği eşyaların müşterek çocukları tarafından alındığını, mutfak dolabının evin mütemmim cüzü olduğunu ayrıca değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile dava konusu edilen taşınmaz kapsamında davacı kadının 59.943,87 TL katılma alacağı bulunduğu anlaşıldığından bu alacağın davalıdan alınarak davacı kadına verilmesine , dava konusu edilen ev içerisindeki eşyaları kapsamında davacı kadının 950 TL katılma alacağı bulunduğu anlaşıldığından bu alacağın davalıdan alınarak davacı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara karşı davalı tarafın kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Davalı tarafın istinaf başvurusunun incelenmesinde
; tarafların 05/09/1988 tarihinde evlendikleri, Osmaniye Aile Mahkemesi’nin 11/03/2013 tarih 2012/479 Esas 2013/223 Karar sayılı ilamıyla boşandıkları, kararın 24/04/2013 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasında sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediği için 05/09/1998 -01/01/2002 tarihleri arasında 743 sayılı TMK.’nun 170.maddesi hükmünce mal ayrılığı, 01/01/2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarih olan 27/06/2012 tarihleri arasında ise yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Davaya konu A2 Mevkii 1638 ada 357 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın davalının babası K6 adına kayıtlı iken 28/12/2010 tarihinde 16.699 yevmiye numaralı satış işlemi ile ½ hissesini davalı K3’a, ½ hissesinin ise kardeşi K5’a satıldığı, her ne kadar tapuda satış işlemi olarak görülse de gerek davacı ve davalı tanıklarınca gerekse taraflarca arsanın davalının babası tarafından alındığı ve iki çocuğuna devredildiği, bu arsanın alımına davacının herhangi bir katkısının bulunmadığı, arsa üzerindeki zemin kattaki binanın 1995 yılında inşasına başlandığı, 1996 yılında tarafların bu binada oturmaya başladığı, 9 yıl süreyle bu katta oturdukları, daha sonra üst katın yapıldığı, zemin kattaki binanın mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde yapıldığı, davacı kadının bu binaya yönelik olarak yaptığı katkıyı ispatlayamadığı, zemin katla ilgili herhangi bir mal rejimine dayalı alacağının bulunmadığı, birinci kattaki taşınmazın ise edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapıldığı, bu kattaki taşınmazın TMK.’nun 219 vd.maddeleri uyarınca edinilmiş mal olduğu, birinci kattaki taşınmazın değerinin keşif tarihi olan 27/05/2016 tarihi itibariyle değerinin 119.887,74 TL olduğu, davacının tasfiye anındaki değerinin yarısı oranında yani 59.943,87 TL katılma alacağının bulunduğu, ev eşyaları yönünden ise tarafların malın kendilerine ait olduğunu ispat edemedikleri, TMK.’nun 222/2.maddesine göre kime ait olduğu ispat edilemeyen malların ortak paylı mülkiyetten sayılması gerektiği, davacının ev eşyaları için tespit edilen 1.900 TL’nin yarısı olan 950 TL katılma alacağı olduğu, mahkemenin bu değerler üzerinden davanın kabulü kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar-ilam harcının peşin alınan 1.040 TL’den mahsubu ile bakiye 985,60 TL harcın davalı tarafa iadesine,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının davalı tarafa iadesine,

5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 09/07/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!