T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 24/10/2017
NUMARASI
: 2016/658 E 2017/857K
DAVACILAR
:1-K1-TC.NO:N1
2-K2-TC.NO:N2
3-K3-TC.NO:N3- A3
4-K4-TC.NO:N4- A2
VEKİLLERİ
: Av. K5 – A4
DAVALI
:K6-TC.NO:N5 – A5
VEKİLİ
: Av. K7 – A6
DAVA KONUSU
: Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
DAVA TARİHİ
: 16/03/2018
KARAR TARİHİ
: 02/07/2018
KARAR YAZMA TARİHİ
: 02/07/2018
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili özetle; müvekkillerinin amcası, K8 ve yengesi K9’ın kendi bakım ve ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile diğer yeğenleri davalı K6’yı Adana 1. Aile Mahkemesinin 2006/412-1084 E K sayılı ilamı ile evlat edindiklerini, evlat edinme kararın tamamen hukuki bir hata olduğunu, kamu vicdanına aykırı bulunduğunu, müvekkillerinin amcaları K8 ve eşi K9’ın, davalıyı evlat edindiklerini, K8’ın 24/06/2016 tarihinde vefatı ile öğrendiklerini, evlat edinen K8-K9’ın evlat edinme davası öncesinde ve sonrasında, davalı ile hiçbir şekilde aile hayatı içerisinde bir arada yaşamadıklarını, hatta davalı K9’in vefatının akabinde, K8’ı bakım evine yerleştirdiğini, kısmi sorumluluktan dahi kurtulduğunu, davalının, bakım, eğitim ve öğrenim masraflarının hiçbirinin evlat edinenler tarafından karşılanmadığını, davalının gerçek anne ve babası tarafından karşılandığını, evlat edinme işleminin TMK’nun 313 maddesindeki şartları taşımadığını beyanla bu evlatlık ilişkisinin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili özetle; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, evlat edinme kararında herhangi bir noksanlık bulunmadığını, TMK m.313 konusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verildiğini, dava ile ilgili TMK m.319’a göre bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıların evlat edinme işleminin K9’ın 2009 yılında vefat etmesi ile o tarihte öğrendiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Adana 1. Aile Mahkemesinin 24/10/2017 tarih ve 2016/658E 2017/857 K sayılı ilamında özetle; davanın reddine ve A.A.Ü.T. uyarınca 1.980 TL vekalet ücretinin davacılardan eşit oranda ve müteselsilen alınarak, davalı tarafa verilmesine karar verdiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;MK’nun m.313’de yer alan, evlat edinilenin, evlat edilen tarafından küçükken en az beş yıl süre ile bakım, gözetim, eğitim ve evlat edinen ile aile halinde birlikte yaşama şartlarının gerçekleşmediğini, davalının eğitim öğretim masraflarının evlat edinenler tarafından karşılanmadığını, buna rağmen davanın kabulü gerekirken mahkemece davanın reddinin doğru olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Davacılar vekili, istinaf yargılamasının duruşmalı yapılması talebinde bulunmuş ise de HMK’nun 353. maddesi dikkate alınarak bu talep yerinde görülmemiştir.
Dava, TMK’nun m.318 uyarınca, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına yöneliktir.
Dosyanın incelenmesinde; davalı K6’nın, Adana 1. Aile Mahkemesinin 07/11/2006 tarih ve 2006/412-1084 E K sayılı ilamı ile K9 ve K8 tarafından birlikte evlat edindikleri, kararın 06/12/2006 tarihinde kesinleştiği, K8’ın yiğenleri olduğunu beyan eden davacılar tarafından, evlat edinme kararında TMK’nun m.313’deki şartların gerçekleşmediği iddiası ile iş bu evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasının açıldığı, davacı tarafın evlat edinme kararından K8’ın vefat tarihi olan 24/06/2016 tarihinde haberdar olduklarını dile getirdikleri, bunun üzerine mahkemece davalı vekilinin hak düşürücü sürenin geçtiği yönündeki iddiasının dikkate alınmadığı, yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verildiği, bu red kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği görülmüştür.
Evlatlık ilişkisi, genel olarak evlat edinen ile evlatlık arasında mahkeme kararı ile kurulan yapay soybağını ifade etmek için kullanılan hukuki bir terimdir. Dolayısıyla, evlatlık ilişkisinin kurulması (evlat edinme) sonradan hukuk düzenince tanınan bir soybağı kurma yoludur. 4721 sayılı TMK sisteminde, mahkeme kararı ile kurulmuş olan bir evlatlık ilişkisi ancak 317 ve 318. maddelerde düzenlenen sebeplerin varlığı halinde, belirli kişilerin açabileceği evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası ile iptal edilebilir. Dolayısıyla, TMK uyarınca (belirli şartların varlığı halinde) kurulmuş ve (soybağı vb) hükümlerini doğurmuş olan bir evlatlık ilişkisi, ancak kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılmış (numerus clausus) hallerde tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılabilecektir. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası, bozucu yenilik doğuran bir davadır. 4721 sayılı TMK kapsamında geçerli bir şekilde kurulan evlatlık ilişkisinin sona erdirilmesi söz konusu olamaz. Kanuna göre, evlatlık ilişkisinin evlat edinme için gerekli şartların yerine getirilmemesi halinde mahkeme tarafından kaldırılması söz konusu olacaktır.
Somut olayda, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına dayanak teşkil eden olay; TMK m.313-2. gereği ”evlat edinenler tarafından, küçükken en az beş yıl süre ile bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş” şartının gerçekleşmediği, noktalarında toplanmaktadır. TMK 6. maddesine göre taraflardan her biri iddiasını ispatla yükümlü olup somut olayda iddiaların ispat külfeti davacılar üzerinde bulunmaktadır. Evlat edinme dosyası incelendiğinde, evlat edinenler ile evlat edinilen hakkında kolluk araştırması yaptırıldığı, taraflarla ilgili sağlık kurulu raporları aldırıldığı, evlat edinmenin uygun olacağı yönünde sosyal hizmet uzmanından rapor alındığı, evlat edinenler ile edinilenin mahkemece dinlendikleri ve karar vermeden önce tanık dinlendiği hususları sabittir. Bu durumun aksi, eldeki dosyada güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanamamıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacılar vekilinin, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 35,90 TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile kalan 4,50 TL harç, 6183 sayılı kanunun 106. maddesinde belirtilen 20 TL olan terkin sınırının altında kaldığından tahsiline yer olmadığına,
3- İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.02/07/2018
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe