Adana BAM, 2. HD., E. 2018/438 K. 2018/1227 T. 13.12.2018

İlgili madde: TMK Madde 174

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: 15/09/2017
NUMARASI
: 2015/17 E 2017/555K
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A2
DAVALI
:K4-TC.NO:N2 A3
VEKİLLERİ
: Av. K5 A4
Av. K6 A5
DAVA KONUSU
: Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat)

DAVA TARİHİ
: 12/03/2018
KARAR TARİHİ
: 13/12/2018
KARAR YAZMA TARİHİ
: 13/12/2018
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı dava ilekçesinde özet ile; Davacı ile davalının 18/06/2013 yılında evlendiği, Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/221 Esas sayılı dosyasında 20/05/2014 tarihinde boşandıkları, tarafların 6 ay gibi kısa bir süre evli kaldıkları, davacının, eşini seveceği, güveneceği, çocuk sahibi olup bir ömür boyu mutlu bir aile ortamı süreceği umuduyla davalıya inanıp güvenerek onunla evlendiği, fakat davalının doğru kişi olduğuna dair davacıyı kandırıp evlendiği, evlilik süresince ve boşanma aşamasında davacıya maddi ve manevi açılar yaşattığını, davalının, davacı ile tanışır tanışmaz hemen evlenmek istediği ve kısa sürede tarafların birbirini tanımadan bilmeden evlendiklerini, davacının, önceleri davalının aceleci hallerini, sevdiğine ve bir an önce evlenip mutlu huzurlu bir aile ortamına kavuşmak olarak görse de daha sonra bunun gerçek sebebinin farklı olduğunu öğrendiği, davacının sonradan öğrendiği acı gerçeğe göre davalının önceleri başka biriyle gayri resmi evlenerek cinsel birliktelik yaşadığı, bunu gizleyerek, davacıı ve ailesine bakire olduğunu söyleyerek gizlediği, durumun ortaya çıkmasından korkup alelacele davacı ile evlendiğini, davacının bunu boşanma sürecinde davalının bizzat yakınlarından öğrendiğini, davalının evlendikten sonra bir eş olarak davacıya hiç huzur, mutluluk ve sevgi vermediği gibi hep acı, darp, şiddet girişimlerinde bulunduğu, stres, tartışma ortamı sunduğu, davacı ve ailesiyle hep kavgalı olup uzak durarak hakaret ve küfürler ettiğini, intihara meyilli olduğunu davacıdan gizlediğini, evlilik döneminde 6-7 kez intiraha teşebbüs ederek davacının hayatını ve evliliklerini çekilmez hale getirdiğini, bu girişimlerinin iş ve sosyal çevresinde davacıyı küçük düşürdüğünü, davacının kuracağı yuvası için davalıdan hiçbir şey istemeyip beklemeden evin tüm ihtiyaçlarını ve ev eşyalarını kendisinin karşıladığını, bekarken aldığı arabasını satıp daha önce kaza geçirmesi nedeni ile kaza tazminatından dolayı evliliği tehlikeye girmesin diyerek ve eşine jest yapma amacıyla yeni aldığı arabayı eşinin üstüne yaptığını, fakat davalının tüm ev eşyalarını ve arabayı alarak kaçıp gittiğini, hatta danışıklı olarak kendisini borçlandırıp icra takibi açarak arabayı bağlattığını, bu konuda davalı aleyhinde Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/4646 sayılı soruşturma numarasıyla evrakta sahtecilikten şikayette bulunulduğunu, dosyada kovuşturmaya yerolmadığına karar verildiğini, davalının asılsız yere davacıyı, davacının ailesini defalarca savcılığa şikayet ettiğini, kendisine hak talep etmeden para ve arabayı vermediği takdirde asılsız ithamlarla mesleğinden atılmasına neden olacağı yönünde tehditlerde bulunduğunu, her şikayet sonrasında davacının ifade vermek zorunda kaldığı için dayanamaz hale geldiğini, davacının polis memuru olması nedeni ile davalının kuruma yaptığı haksız yazılı iftiralar içeren şikayet dilekçeleri vermesi sonucu görev yaptığı Mersin merkez biriminden uzaklaştırılarak Anamur ilçesine tayininin çıkarıldığını, davacının Anamur’a gitmek zorunda kaldığını, Anamur’da da davalının oluşturduğu olumsuz durumdan dolayı kendisine yeni bir hayat kurmak zorunda olduğu için daha fazla masrafa girdiğini, oysa Mersin’de kalmış olsaydı ailesine ait evde oturacağını, belirter davanın kabulü ile fazlaya ilişkin tüm hak ve tazminat taleplerinin saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili cevap dilikçesinde özet ile; Davacı tarafından, davalı aleyhine Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2015/17 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava dilekçesinin davalıya 04.02.2015 tarihinde tebliğ edildiğini,davacının, aynı konuyla ilgili olarak davalı hakkında Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2013/221 E.2014/200 K. sayılı dosya için dava açtığını, bu davada Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesince her iki yanın tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiğini, dosyanın halen davacının talebi ile Yargıtay aşamasında olduğunu, belirter,tarafları ve konusu aynı olan dava için derdestlik itirazında bulunduklarını, derdestlik itirazından dolayı ikinci açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı ile davalının 24.06.2013 tarihinde evlendiklerini davacı tarafın dilekçesinde beyan etmiş olduğu hususların gerçekleri yansıtmaktan çok uzak olduğunu, evliliğin bir an önce olmasını isteyenin davacının bizzat kendisi olduğunu, gerekçe olarak da düğün borçlarını ödeyene kadar emniyet lojmanlarında kalmalarını, öne sürdüğünü, bu nikâhtan vaz geçerse de daha önce nişandan ayrılmış olmasını kastederek ‘Aydıncık’ın küçük bir yer olduğunu, rezil olacağını da alttan alttan dile getirdiğini, davalının gayri resmi bir birlikteliği olmadığını, kayıtlarda var olan bir durumun saklanmadığını, davalının eski nişanlısı ile düğüne kısa bir süre kala resmi nikâh kıydığını, fakat daha sonra karşılılıklı olarak anlaşamayacaklarına kanaat ederek, cinsel bir beraberlik olmadan, her hangi bir talep olmadan boşandıklarını, bu nikahtan ve gelişmelerden davacının haberdar olduğunı ve rıza gösterdiğini, buna rağmen evliliğin bir an önce olmasını isteyenin yine kendisi olduğunu, bu durumun düğün CD’sinde de açıkça dile getirdiğini, bekâret meselesini tazminat alabilmek için gerçek dışı ileri sürdüğünü, evlendikten sonra evde huzur bırakmayanın davacının kendisi olduğunu, İlk görev yeri Ağrı Doğubeyazıt emniyetinden amiri ile kavga etmesi sonucu, Gürbulak Gümrüğü’ne sürüldüğünü, yine orda ki kavgacı tutumu nedeniyle Gürbulak’tan , Diyadin’e sürüldüğünü, bu tutumu ilçe halkıyla da yaşandığını, silahına birkaç kez el konulduğunu, psikiyatri servisine gönderildiğini, yapılacak incelemelerden ve savcılık kayıtlarından görüleceğe üzere davalının defalarca kere, şiddete, hakarete, kötü muameleye maruz kaldığını, fakat bir an önce davacıdan kurtulmak için hiçbir şey talep etmeden boşanmak istediğini, asıl maddi ve manevi çöküntü yaşayanın davalının kendisi olduğunu, davalının bir defa ilaç içmek suretiyle intihara teşebbüs etmiş olduğunun kayıt altına alındığının doğru olduğunu, davacıya daha fazla bu evliliğin yürümeyeceğini beyan eden davalıya davacının, kendisini ve ailesini öldüreceğini, başka birisi ile yeniden evlenmeye kalkarsa onu da öldüreceğini dile getirip tekme tokat dövdüğünü, çıkış yolu olmadığını düşünen davalının yengesinin davacıya kullanması için vermiş olduğu psikotik ilaçları almak suretiyle intihar teşebbüsünde bulunduğunu ve çalıştığı hastaneye kaldırıldığını, bura da asıl küçük düşenin ise yine davalının kendisinin olduğunu, söz konusu şikâyetlerin hiç birinin asılsız olmadığını, fakat tanıkların ‘senin kocan psikopat, korkuyoruz’ ve ya zamanımız yok bahanesiyle tanık olmadıklarını, davalının Ağrıdan can güvenliği gerekçesiyle Mersin’e geldiğini, akabinde davacının da Mersin’e tayinini istediğini, çalıştığı Hastanenin önüne birkaç kez geldiğini gören davalının korktuğunu, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ile görüştüğünü, bu nedenle davacının Erdemli İlçesinde istihdam edildiğini, açıklanan nedenlerle, derdestlik itirazının kabulü ile davanın usul yönünden reddine, bu talebin kabul edilmemesi halinde, davalının kusuru olmamasından dolayı davanın esas yönünden reddine ve ücret-i vekâletin, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15/09/2017 tarih ve 2015/17 Esas 2017/555 Karar sayılı ilamında özetle; Açılan manevi tazminat davasının kesin hüküm nedeni ile reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, kesin hüküm nedeni ile red kararı verildiğini, Diyadin Asliye(Aile) mahkesinin 2015/203 esas ve 2016/94 karar saylı dosyasında red ile sonuçlanan talep ile bu dosyadaki talep nedenlerinin farklı olduğunu, tazminat talebinin tarafların evlilik sürecindeki davalının haksız fiil ve sözleri olmayıp, davalının evlilik öncesi ve tarafların boşanma amacı ile ayrı yaşamaya başladıkları dönemden sonraki davalının mesnetsiz olarak yaptığı suç duyuraları, şikayetler, haksız fiiler, hakaret ve küfürlere ilişkin olduğunu, davalının müvekkilini kandırıp onunla evlenerek boşanma aşamasında ve sonrasında müvekkiline ağır acılar yaşattığını, davalının evlilik öncesindeki cinsel ilişkisini müvekkilinden gizlediğini, davalının eylemlerinin tarafların ayrı yaşamaya başladığı döneme ait olduğunu, davalının asılsız olarak müvekkilini ve yakınlarını şikayet ettiğini, davalının olumsuz eylemleri nedeni ile müvekkilinin maddi ve manevi kayıplar yaşadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; TMK nun 174/2 maddesi gereğince boşanma nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

TMK nu Madde 174 – Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Tüm dava dosyası, dava dilekçesi, dava dilekçesi anlatımı ve talep konusu birlikte değerlendirildiğinde; tarfların resmi olarak 18/06/2018 tarihinde evlendikleri ve Diyadin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2015/203 esas, 2016/94 karar sayılı 22/04/2016 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmalarına karar verildiği, davacı tarafından
Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan ve mahkemenin
2015/17 esas 2017/555 karar sayılı dava dosyasında görülen dava ile boşanma nedeni ile uğranılan ve TMK nun 174 maddesi gereğince 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesinin talep ve dava ettiği, davalı tarafın öncelikle derdestlik itirazında bulunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 15/09/2017 karar tarihli celsede, davacının maddi tazminat talebine ilişkin davanın bu dava dosyasından tefriki ile yeni bir esasa kayıt edilmesine, davacının manevi tazminat istemine ilişkin davasının kesin hüküm varlığı nedeni ile reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliği edildiği, davacı tarafın yasal istinaf başvurusu süresi içinde verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda; İstinafa konu edilen davanın, dava dilekçesindeki ileri sürülen vakalar dikkate alındığında, boşanma nedenine dayalı TMK 174 maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.

TMK nun 174 Maddesi gereği açılan ve istinafa konu edilen manevi tazminat davasının, evlilik birliğinin boşanma ile son bulmasından kaynaklandığı ve “Aile Hukukuna” ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Dava, Aile Hukukundan doğduğuna göre; açılan bu davanın 4787 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Tüm bu nedenler ile İlk Derece Mahkemesinin açılan davada davanın mahiyeti gereği görevsiz mahkeme olması nedeni ile; İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak gerekçe doğrultusunda yargılama yapılak üzere dava dosyanın mahkemesine gönderilmesine oy birliği ile karar verilmek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafın, istinaf başvurusunun kabulü ile; Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/09/2017 tarih ve 2015/17 Esas ve 2017/555 sayılı kararının açılan davada Mahkemenin görevsiz mahkeme olması nedeni ile esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-3 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,

2-Gerekçede belirtilen hususların değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere Dava Dosyasının Mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE,

3-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı tarafın diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine
YER OLMADIĞINA,

4-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının talep halinde, davacı tarafa
İADESİNE,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

7-Kararın 6100 sayılı HMK nun 359/3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 13/12/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!