T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
: Manevi Tazminat
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı eşiyle 25/05/2012 tarihinde evlendiklerini, evliliklerinin 10. Ayında davalının eski erkek arkadaşı K1 ile telefonlaştığını, zaman görüştüğünü, davalının İskenderun 1.Aile Mahkemesi 2013/215 Esas, 2014/187 karar sayılı dosya ile boşanma davası açması üzerine mahkeme davalının evlilik birliği devam ederken, güven sarsıcı davranışlarının olduğu bahsi ile boşanmalarına karar verildiğini, tarafların 13/07/2015 tarihinde boşanma yönünden boşandıklarını, davacının yuvasının dağılması sonucunda derin bir sarsıntı ve ruhsal çöküntüye uğradığını, davacının uzun süre soğa çıkamadığını ve toplumsal ilişkilerinin bozulduğunu, yeniden evlilik birliği kurma yönünden cesaret gösteremediğini, boşanma davası aşamasında davacının 10.000TL manevi tazminat talebinin Yargıtay tarafından bozulduğu bu sebeplele ayrı dava konusu etmek zorunda kaldıklarını belirterek 10.000,00TL manevi tazminatın boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesinde belirtmiş oldukları iddia ve taleplerin yerinde olmadığını, dava ve talebin zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, manevi tazminatın mükerrer talep edildiğini, talebin daha önce dava konusu edildiğini ve red edildiğini, talebin İskenderun 1.Aile Mahkemesince kabul edildiğini, davacıya 7000TL manevi tazminata hükmedildiğini, temyiz itirazı sonucu hükmedilen manevi tazminatın haksız olduğunu karar verildiğini, yerel mahkemenin kararını bozduğunu, mahkemenin bozma kararına uyduğunu, davacının boşanma davasında kişilik haklarına saldırı olmadığını, davalının evlilik birliği içerisinde yapmış olduğu hiçbir eylemin davacının kişilik haklarına saldırıda olmadığını, manevi tazminat talebinin çok yüksek olduğunu, davalının mali ve sosyal durumu ile hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, tazminata hükmedilmesi durumunda davacının zenginleşmesine, davalının fakirleşmesine neden olacağını, davacının düzenli ve yüksek gelire sahip olduğunu, davalının anne ve babasının eline baktığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın miktar itibarı ile reddine karar verilmesini talep ve savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, 8.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı lehine 2.180 TL maktu vekalet ücreti takdirine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, evlilik birliğinin sona ermesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının tam kusurlu olduğunu, bu durumun yargılamada ispatlandığını fakat kararda karşılık bulamadığını, davacı tarafın kişilik haklarının saldırıya uğramadığını, asıl davalının kişilik haklarının saldırıya uğradığını, yerel mahkemenin hiçbir maddi olgu olay ve gerekçeye dayanmadan müvekkilini boşanmada ağır kusurlu bularak müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmetmesinin haksız olduğunu ayrıca takdir edilen miktarın fahiş olduğunu, mahkeme kararında gerekçe bulunmadığını, davanın boşanma davasının kesinleşmesinden sonra açılan nispi harca tabi dava olduğunu, reddedilen kısım yönünden lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılması, davanın reddine, aksi halde tazminat miktarında indirime gidilmesine, lehlerine vekalet ücreti takdirine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, TMK.’nun 174/2 ve 178.maddelerine dayalı boşanma davasından sonra açılan manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; tarafların İskenderun 1.Aile Mahkemesinin 2013/215 Esas 2014/187 Karar sayılı ilamıyla boşandıkları, boşanma yönünden kararın 13/07/2015 tarihinde kesinleştiği, bu davada davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 7.000 TL manevi tazminatın hükmün kesinleşme tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 03/04/2015 tarih ve 2014/16883 Esas 2015/6528 Karar sayılı ilamıyla davacının manevi tazminat talebinin iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu, bu talep yönünden usulünce yapılmış bir ıslah işlemi bulunmadığı gibi , karşı tarafın açık muvafakatinin de bulunmadığı, davacının manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek yerde kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulduğu, mahkemenin bozma sonrası 2015/513 Esas 2015/622 Karar sayılı ilamıyla, davacının manevi tazminat talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verdiği, davacının bu defa İskenderun 2.Aile Mahkemesi’ne 29/06/2016 tarihinde 10.000 TL manevi tazminat talep eder dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının evlilik birliğinin sona ermesinde ağır kusurlu olduğu, boşanmaya neden olan olaylar kapsamında davacı tarafın manevi şahsiyetini zedeler eylemleri bulunduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, 8.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı lehine 2.180 TL maktu vekalet ücreti takdirine karar verildiği, karara karşı davalı tarafın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, boşanmaya yol açan olaylarda davalının ağır kusurlu, davacının kusursuz olduğu yönündeki kabul ile davanın kısmen kabulü kararının hatalı olduğu, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığını söz konusu olmadığı, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğu, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafın istinaf başvurusunun incelenmesinde; evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden sonra açılan tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde esas alınacak kusur boşanma davasında belirlenen ve boşanma sebebi olarak kabul edilmiş olan kusurdur. TMK.’nun 178.maddesine göre açılan maddi ve manevi tazminat talepleri için artık yeni vakıalara dayanılması ve yeniden kusur dağılım ve derecesinin tespit edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda; boşanma davasında davalı kadının güven sarsıcı içerisine girmesi nedeniyle ağır kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Güven sarsıcı davranış davacının kişilik haklarını ihlal eden bir eylemdir. TMK.’nun 174/2.maddesine göre, davalının bu kusurlu davranışı nedeniyle tarafların sosyal-ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygundur ayrıca takdir edilen miktar fahişte değildir.Bu nedenle, davalının manevi tazminat takdiri ve miktarı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 10.maddesine göre , manevi tazminat davalarında avukatlık ücretleri hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin 3.kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına tarifenin 3.kısmına göre hükmedilecek ücret davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Somut olayda; boşanma davasının kesinleşmesinden sonra harcı yatırılarak açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği, davacı lehine A.A.Ü.T.uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davalı lehine A.A.Ü.T.’nin 10.maddesi dikkate alınmadan ücret takdir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı tarafın vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı tarafın manevi tazminat takdiri ve miktarı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı tarafın vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, İskenderun 2.Aile Mahkemesi’nin 06/02/2018 tarih ve 2016/421 Esas 2018/120 Karar sayılı ilamına
” Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca takdir olunan 2.180 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ilişkin hüküm fıkrasının
EKLENMESİNE,
3-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu 137 TL istinaf karar-ilam harcının davalı tarafa iadesine,
4-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yapmış olduğu 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı , dosyanın gidiş-dönüş masrafı 60 TL olmak üzere toplam 158,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının davalı tarafa iadesine,
6-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a Maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 22/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe