Adana BAM, 2. HD., E. 2018/2678 K. 2020/1562 T. 23.10.2020

İlgili madde: TMK Madde 194

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 2. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI MÜTEVEFFA
:K1
(ÖLÜM 06/07/2017)

MİRASÇILAR
:1 -K2-TC.NO: -N1 A1
:2 -K3-TC.NO: -N2
:3 -K4-TC.NO: -N3
:4 -K5-TC.NO: -N4
VEKİLİ
: Av. K6 A2
DAVALILAR
:1-K7 – N5

2-K8 – N6
VEKİLİ
: Av. K9 A3
:K10-TC.NO: -N7 A4
DAVA KONUSU
: Aile konutunun satışının iptali, tapu iptali ve tescil
KARAR YAZMA TARİHİ
:23/10/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı K10 tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, Aile konutunun satışının iptali, tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sırasında 06/07/2017 tarihinde ölen K1 ile davalılardan K10’un 01/01/1965 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 4 ergin müşterek çocuklarının olduğu, 06/07/2017 tarihinde ölen davacı K1 tarafından; dava konusu edinilen Mersin ili, Toroslar ilçesi, A5 mah., 4561 Ada, 16 Persel, 3. Kat, 5 no’lu bağımsız bölümlü taşımazın aile konutu olduğu, eşi olan davalılardan K10 tarafından kredi kullanımı için müşterek oğullarına verilen vekalet ile taşınmazın 2014 yılında davalılardan K7’e devredildiğini, K7 tarafından da mal kaçırma kasıtı ile 10/08/2016 tarihinde davalılardan K8’e hileli olarak devredildiği, taşınmazın aile konutu olduğu, TMK.’nun 194/1 maddesi uyarınca işlemin geçersiz olduğu, rızasının bulunmadığı gerekçesi ile aile konutunun satışının iptalinin talep ve dava edildiği, davalılar K7 ve K8’in açılan davanın reddi yönü ile cevap dilekçesi sundukları, davalılardan K10’ın cevap dilekçesi sunmadığı, yargılama sırasında, davacı K1’un 06/07/2017 tarihinde öldüğü, davalı K10 dışında yasal mirasçıları olan müşterek çocukların davacı olarak açılan davayı takip ettikleri, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, mirasçı davacılar ve davalılardan K7 ve K8’in istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalılardan K10’un yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, İlk Derece Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK.’nun 193. maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte TMK’nun 194. Madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü ” aile birliğinin korunması” amacı ile sınırlandırılmıştır.Aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde aile konutunun ipotek edilmesi gibi ” tek başına ” bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma ” ancak diğer eşin açık rızası alınarak ” yapılabilir.

TMK.’nun 194/1 maddesine göre ” eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” bu madde hükmü ile aile konutu şerhi ” konulmuş olmasa da ” eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten varolduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır.Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma ” emredici ” niteliktedir.Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşması ile de ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak ” belirli olan ” bir işlem için verilebilir.

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalılardan K10 tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; yargılama sırasında 06/07/2017 tarihinde ölen K1 ile davalılardan K10’un 01/01/1965 tarihinde resmi olarak evlendikleri, 06/07/2017 tarihinde ölen davacı K1 tarafından; Mersin ili, Toroslar ilçesi, A5 mah., 4561 Ada, 16 Persel, 3. Kat, 5 no’lu bağımsız bölümlü taşınmazın aile konutu olduğu, açık rızası olunmadan davalılardan eşi olan K10 tarafından oğullarına kredi işlemleri için verilen vekalet uyarınca, taşınmazın devrinin yapıldığı gerekçesi ile aile konutunun satışının iptalinin talep ve dava edildiği, yargılama sırasında davacı K1’un 06/07/2017 tarihinde öldüğü, davanın TMK.’nun 194 maddesine dayalı aile konutunun satışının iptali ile tapu iptal ve tescil davasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Aile konutunun, hak sahibi eş tarafından devri ve konut üzerindeki hakların sınırlandırılması, diğer eşin açık rızasına bağlıdır (TMK m. 194). Bu rıza alınmadan konutla ilgili yapılan tasarruf işlemi geçersizdir. Bu geçersizliği, rızası gereken eş konutun bu vasfını devam ettirmesi koşuluyla evlilik birliği süresince ileri sürebilir. Evlilik, ölümle veya boşanma yahut da iptal kararıyla sona ermiş ise. Türk Medeni Kanununun 194. maddesinin “aile konutuna” sağladığı koruma da sona erer. Davacı K1’un yargılama sırasında 06/07/2017 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Evlilik birliği ölümle sona ermiş ve bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesindeki aile konutu korumasının ortadan kalktığı bu nedenler ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, verilen karar ve karar gerekçesinin, toplanan delillere, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalılardan K10’un İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı K10’un, Mersin 2. Aile Mahkemesi’nin10/07/2018 tarih, 2017/398 Esas ve 2018/476 Karar ilamına yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile kalan 18,50.TL harcın, davalıdan alınarak, Hazineye irad kaydına,

3-
Davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 23/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!