Adana BAM, 2. HD., E. 2018/2580 K. 2020/1153 T. 9.9.2020

İlgili madde: TMK Madde 164

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 5. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 05/07/2018
DAVACI-DAVALI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI-DAVACI
:K3-TC.NO:N2 A3
VEKİLLERİ
: Av. K4 [N3] UETS
Av. K5 A4
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
KARAR TARİHİ
: 09/09/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:09/09/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davalar, davacı-davalı erkek yönünden; TMK.’nun 164 maddesi uyarınca terk nedenine, davalı-davacı kadın yönünden TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davalarına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 27/05/2013 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 28/05/2014 d.lu K6 isimli bir müşterek çocuklarının olduğu, davacı-davalı erkek tarafınca, TMK.’nun 164 maddesi uyarınca terk nedenine dayalı boşanma ve davalı-davacı kadın tarafınca, TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca; sürekli baskı kurarak aile ile iletişimi kesme, babalık görevini gereği gibi yerine getirmeme, çocuğa kötü davranma, evi terke zorlama, kadının huzurunu bozmak için sürekli olarak telefon ile arama rahatsız etme, kadının annesi ve kız kardeşi ile tartışma çıkartma, gereksiz harcama yapma, vakıalarını ileri sürerek boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunulduğu, yapılan araştırmaya göre, davacı-davalı erkeğin; sabit işi, geliri ve mal varlığının olmadığı, aylık 550,00.TL kira ödediği, davalı-davacı kadının da; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, ailesi ile birlikte kaldığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı-davalı erkek tarafından, TMK.’nun 164 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-davacı kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının, davacı-davalı erkeğin boşanmayı gerektirir kusurunun olmadığı gerekçesi ile reddine, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine, müşterek çocuk ile baba arasında görüş günü kurulmasına, Mersin 2. Aile Mahkemesi’nin 2017/270-739 E.K sayılı ilamı ile hükmedilen nafakalar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile dava tarihinden itibaren kadın için aylık 325,00.TL, müşterek çocuk için aylık 275,00.TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar erkekten alınarak, kadına ödenmesine, müşterek çocuk için takdir edilen nafakanın kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak devamına, davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı-davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı-davacı kadının yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, İlk Derece Mahkemesince; verilen kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesi yönünde istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK’.nun 164. maddesi uyarınca; “Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz”.

TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı-davacı kadın vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı-davalı erkek tarafından, Mersin 2. Noterliği’nin 13/03/2017 tarih, 08849 yevmiye no’lu, davalı-davacı kadının müşterek konuta dönmesi için TMK.’nun 164. maddesi uyarınca eve dön ihtarının yapıldığı, dön ihtarının 14/03/2017 tarihinde davalı-davacı kadına bizzat usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yol masrafı ve giderini karşılamak için konutta ödemeli olarak, davalı-davacı kadına tebligat aracılığı ile 50,00.TL havale yapıldığı, davalı-davacı kadının, dön ihtarının kendisine tebliğ edilmesinden sonra 21/04/2017 tarihinde açılan ve Mersin 2. Aile Mahkemesi’nin 2017/270-239 E.K sayılı dava dosyası ile kendisi ve müşterek çocuk için tedbir nafakası talepli dava açtığı, dava neticesinde, ” kadının, ayrı yaşamakta haklı olduğunun kanıtlayamamış ise de Mersin 5. Aile Mahkemesi’nin 2017/354 Esas sayılı dava dosyasında eşi tarafından 29/05/2017 tarihinde açılan boşanma davası olması nedeni ile birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı olduğu
” gerekçesi ile tedbir nafakasına ilişkin davasının kısmen kabulüne karar verildiği, erkek tarafından, terk nedenine dayalı boşanma davasının açılmasından sonra davalı-davacı kadın tarafından, 21/08/2017 tarihinde açılan dava ile TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin boşanma davası açıldığı, açılan davanın istinaf incelemesi yapılan Mersin 5. Aile Mahkemesi’nin 2017/354 Esas sayılı dava doyası ile birleştirilmesine karar verildiği, her iki dava yönü ile usulüne uygun olarak tebliğ işlemlerin yapılarak birlikte yargılama yapıldığı, delillerin toplandığı, toplanan tüm delilere göre; davalı-davacı kadının, usulüne uygun TMK’nun 164. maddesi uyarınca yapılan terk ihtarına rağmen belirlenen süre içerisinde haklı nedenleri olmaksızın müşterek konuta dönmediği, davacı-davalı erkeğin davasını gösterdiği tüm deliller ile ispat ettiği, davalı-davacı kadının, TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasına ve boşanmaya karar verilmesini gerektirir, davacı-davalı erkeğin kusurlu davranışlarını ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılamanın, davacı-davalı erkeğin TMK.’nun 164. maddesi uyarınca terk nedenine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ilişkin kararın, davalı-karşı davacı kadının, TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine ilişkin kararın, müşterek çocuğun velayeti hakkındaki düzenlemenin, müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakasına ilişkin kararın, kadının yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararın, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, TMK’nun 164,166/1,175,174,182/2,328/1,330/1 maddelerin uygun olduğu anlaşıldığından, davalı-davacı kadının, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı-davacı kadın vekilinin, Mersin 5. Aile Mahkemesi’nin 05/07/2018 tarih, 2017/354 Esas ve 2018/566 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalı-davacı taraf adli yardımdan yararlandığından, istinaf başvurusu nedeniyle daha önce alınmayan 54,40.TL istinaf karar ilam harcı, 148,60.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 35,00.TL posta gidiş-dönüş ücreti olmak üzere toplam 238,00.TL istinaf yargılama giderinin davalı-davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğiden, davalı-davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,
3
-Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 09/09/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!