Adana BAM, 2. HD., E. 2018/24 K. 2018/118 T. 23.2.2018

İlgili madde: TMK Madde 220

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı vekili dava ve cevaba cevap dileçeklerinde özetle, tarafların mahkemece boşandıklarını, boşanma kararının 05/11/2013 tarihinde kesinleştiğini, evlilik birliği içerisinde Adana ili Seyhan ilçesi, A1 mahallesi 8781 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın edinilerek davalı adına kayıt ve tescillendiğini, müvekkilinin nizalı bu taşınmazın edinimi için çalıştığı süreçte davalının 3 yıl çalışmadığını, nizalı taşınmazın ediniminde satış bedeli kullanılan Adana ili, Yüreğir ilçesi, A2 mahallesi, 7274 ada, 10 nolu parselde kayıtlı taşınmazın F1 Ticaret San ve Ticaret A.Ş bünyesinde çalışması ve işten ayrılırken verilen 5.000 dolar tazminat ile alındığını, nizalı taşınmazın ediniminde müvekkilinin çalışması sonucu aldığı, 3 adet bileziğini davalıya verdiğini, nizalı taşınmazın 3 katlı olup, davalının 2 daireden kira geliri elde etmesine rağmen müvekkiline pay vermediğini, hesaplamalar sırasında bu hususun da dikkate alınmasını, müvekkilinin sigortasız çalışmalarının olduğunu, taraflar arasındaki yasal geçerli mal rejiminin boşanma dava tarihinde sona ereceğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, nizalı taşınmazın edinimine kişisel malı ile yaptığı katkı karşılığı 35.000 değer artış payı alacağı ile 15.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davacı vekili 27/07/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile nizalı taşınmazdan dolayı 117.250 TL katılma alacağı ile 35.000 TL değer artış payına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin bekarken tapusuz bir arsa aldığını ve şu an gayri faal durumda olan Lale Emlak vasıtasıyla sattığını, bedeli ile Selahattin Eyyubi mahallesinde tek katlı müstakil bir ev aldığını, müvekkilinin 2000 yılında 01 UU 149 plaka sayılı aracı edindiğini, bu aracı satarak Toyota Corolla Terra marka bir araç aldığını, 2004 yılında bu aracı takas ederek 01 FJ 261 plaka sayılı aracı 20.000 TL civarında bir bedelle sattığını, Selahattin Eyyubi mahallesinde bulunan evi 38.000 TL’ye sattığını, böylelikle nizalı taşınmazı 52.500 TL’ye satın aldığını, geri kalan para ile de masraf yaptığını, müvekkilinin kesintisiz 20 yıldan uzun süre Özbucak fabrikasında işçi olarak çalıştığını, emekli olunca çalışmayı bıraktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ; davacının katılma alacağı talebinin kısmen kabulüne, buna göre karar tarihinden itibaren yasal faiziyle 116.652,375 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine, ziyade talebin reddine, davacı tarafın 35.000 TL’lik değer artış payı talebinin reddine, kabul edilen kısım üzerinden AAÜT’ye göre 12.082,19 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine, reddedilen kısım üzerinden AAÜT’ye göre 4.265,70 nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, davalıya ödenmesine, karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin müvekkilinin katkı talebini ispat edemediği gerekçesiyle değer artış payı talebini reddettiğini, kararın yerinde olmadığını, müvekkilinin çalıştığını, işten çıkarıldığında iş yerinden aldığı kıdem tazminatını ve işten çıktıktan sonra aldığı işsizlik maaşını, davaya konu ev için kullandığını, ayrıca müvekkilinin kayıt dışı çalıştığını, kayıt dışı çalışmalarından aldığı ücretinde kişisel mal olması nedeniyle değer artış payı hesabında dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin taşınmazın alınabilmesi için 3 adet bileziğini bozdurduğunu, bununda dikkate alınmadığını belirterek değer artış payı talelerinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkilinin kişisel malı olduğunu, söz konusu taşınmazı edinebilmek için kişisel malı olan ev ve arabasını sattığını, mahkemenin evi kişisel mal olarak kabul etmişse de aracı kabul etmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, mahkemenin tüm itirazlarına rağmen müvekkilinin aleyhine olan son raporu esas alarak karar vermesinin hatalı olduğunu , davacı tarafın 26/01/2017 tarihli ek rapora itiraz etmediğini, müvekkilinin itirazlarını değerlendirmek için yeniden bilirkişi heyetinden rapor alındığını, bu raporun eksik araştırmayla düzenlendiğini, bu rapora dayanarak verilen kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamında imar parseli içinde kaldığını, binanın arsasının yeni sahibinin müteahitle anlaşması halinde dava konusu değeri tespit edilen ve katılma alacağına konu edilen binanın yıkılacağını , müvekkiline herhangi bir bedel ödenmeyeceğini, bu nedenle bina bedelinin hesaba dahil edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sadece dava konusu taşınmazın arsa değerinin hesaplanması gerektiğini, davacının açmış olduğu iki davadan birisi olan katılma alacağının kısmen kabul edildiğini, diğeri olan değer artış payı talebinin reddedildiğini, katılma alacağı davasından red edilen kısım için maktu ,değer artış payı alacağı davasından ise nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bunların birleşiminden oluşan miktarı tek vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek yerel mahkeme tarafından verilen kararın kısmen ortadan kaldırılarak değer artış payının reddine ilişkin davacı itirazlarının reddi ile katılma alacağı yönünden kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, değer artış payı alacağı ve katılma alacağı talebine ilişkindir.

Değer artış payı alacağı eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine iyileştirilmesine veya kurulmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır(TMK.227.maddesi). Denkleştirme (TMK.230.maddesi) hariç tasfiyeye konu mal varlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise katkının başlangıçtaki değeri esas alınır(TMK.227/1. Madde) . Böyle bir malı daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler( TMK.227/2 . Madde) . Değer artış payı alacağı talep edebilmek için parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır.

Artık değere katılma alacağı ise eklenecek değerlerden ( TMK.229.maddesi) ve denkleştirmeden (TMK.230.madde) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere eşin edinilmiş mallarının (TMK.219.madde) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değeri (TMK.231.madde) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır( TMK.236/1. Madde) .Katılma alacağı yasadan kaynaklanan bir hak olup bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine iyileştirilmesine ya da kurulmasına katkıda bulunmasına gerek yoktur.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır .Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK.222.madde) .

Tüm dosya kapsamına göre tarafların 10/04/1991 tarihinde evlendikleri, Adana 3. Aile Mahkemesine 20/10/2009 tarihinde boşanma davası açtıkları, yapılan yargılama sonucunda 2009/1049 Esas 2012/351 Karar sayılı ilamla tarafların boşanmalarına karar verildiği kararın 05/11/2013 tarihinde kesinleştiği, tarafların evlenme tarihinden (10/04/1991) 01/01/2002 tarihine kadar taraflar arasında mal ayrılığı, rejimi, 01/01/2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarih olan 20/10/2009 tarihine kadar başka bir mal rejimine seçmedikleri için edinmiş mallara katılma rejimine tabi oldukları, davaya konu Seyhan A1 Mah. 8781 ada 3 parsel nolu taşınmazın 08/05/2006 tarihinde satın alındığı, 16/03/2007 tarihinde ise imar uygulaması görmesi sebebiyle 136/785 hissesinin davalı adına kayıt edildiği, taşınmazın edimi tarihi itibariyle edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olduğu, davacı tarafın evlilik birliği içerisinde A1 Mah. 8781 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazın edinilerek davalı adına kayıt edildiğini, bu taşınmaz alınmadan önce evlilik birliği içerisinde mal ayrılığı döneminde alınan A2 Mah.7274 ada 10 parsel nolu taşınmazın alımı sırasında işten ayrılırken aldığı tazminat ile çalışması sonucu aldığı 3 adet bileziği verdiğini belirterek değer artış payı ve katılma alacağı talebinde bulunduğu, davalı tarafın ise evlenmeden önce tapusuz bir arsa aldığı , bu arsayı sattığı bedeli ile evlilik birliği içinde A2 Mah. 7274 ada 10 nolu parselde kayıtlı taşınmazı aldığı, 28/03/2006 tarihinde 38.500 TL bedelle bu taşınmazı sattığı ayrıca 2000 yılında bir araç aldığını bu aracı sattığı , Toyota marka bir araç aldığı, 2004 yılında bu aracı takas ederek 01 FJ 261 plaka sayılı aracı aldığı, bu aracı 20.000 TL civarında bir bedelle sattığı, 52.500 TL’ye davaya konu taşınmazı satın aldığını ileri sürerek taşınmazın kişisel malı olduğu bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davacının 18/08/2015 tarihinde ıslah harcı yatırarak katılma alacağı talebini 117.250,00 TL ‘ye yükselttiği, değer artış payı talebini ise ıslah etmediği, 35.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istediği , mahkemece yapılan yargılama sonucunda; değer artış payı alacağı talebinin reddine, katılma alacağı talebinin ise kısmen kabulüyle 116.652,375 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı taraf mal ayrılığı rejimi döneminde 04/12/1998 tarihinde davalı adına edinilen Yüreğir İlçesi A2 Mah. 7274 ada 10 parselde kayıtlı taşınmaza çalıştığı sürece elde ettiği kazançla edindiği 3 adet bilezik, işten ayrılırken aldığı tazminat ile katkıda bulunduğunu ileri sürmüşse de SGK kayıtlarında edinilen bilgiye göre evlilik birliği içerisinde çalışma süresinin 20 ay gibi kısa bir süre olduğu, işten ayrıldığı tarih (04/12/1993) ile bahsi geçen taşınmazın edinim tarihi (04/12/1998) arasındaki sürenin uzunluğu , davalının sürekli ve yeterli gelirinin olması sebebiyle davacının iş bu taşınmazın edimine katkısı bulunduğu iddiasını kanıtlayamadığı, tanık beyanlarının soyut ve gerekçesiz olduğu, bu durumda Adana ili Yüreğir ilçesi A2 Mah. 7274 ada 10 nolu parselde kayıtlı taşınmazın davalının kişisel malı olduğu, bu taşınmazın 3. Şahsa satış tarihi (28/03/2006) ile davaya konu taşınmazın edinim tarihi (08/05/2006) yakınlığı dikkate alındığından yerleşik Yargıtay kararları ile bahsi geçen taşınmazın satış bedelinin dava konusu taşınmazın alımında kullanıldığının ve TMK.220/4 Maddesi ve ikame ilkesi gereği kişisel malın yerine geçen değer olarak kabulü gerektiği, her ne kadar 20/09/2004 tarihinde davalı adına edinilen ve 29/03/2006 tarihinde 3. Şahsa satılan 01 FJ 261 plaka sayılı araç bedelinin taşınmazın alımında kullanıldığının kabulü gerekmekte ise bahse konu aracın tarafların edinilmiş mallara katılma döneminde edinilmiş olması ve davalı tarafın bu aracın alımındaki kaynağının kişisel maldan geldiğine ilişkin dosya kapsamına göre somut bir delil ibraz edemediği, mahkemenin hesaplamada davalının kişisel malı olarak değerlendirilemeyeceği ve davalının denkleştirme alacağı hesabına konu edilemeyeceği yönündeki tespitinin doğru olduğu, mahkemenin değer artış payı talebinin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının değer artış payı yönündeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalının katılma alacağının kısmen kabulü yönünde yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde ; davaya konu taşınmazın 17/03/2017 tarihi itibariyle sürüm değerinin 434.540,40 TL olduğu, Adana ili Yüreğir İlçesi A2 Mah. 7274 ada 10 nolu parselde kayıtlı taşınmazın 3. Şahsa satış tarihi olan 28/03/2016 tarihindeki değerinin 63.072 TL olduğu, dava konusu taşınmazın davalı yanca edinme tarihindeki ( 08/05/2006) tarihindeki değerinin 136.194,00 TL olduğu, söz konusu taşınmaza kişisel malla katkısının 201.235,65 TL olduğu, dava konusu taşınmazın sürüm değerinden davalı kişisel malından edinilmiş malına yaptığı katkı miktarı çıkarıldığında davalının atık değerinin 233.304,75 TL olduğu, davacının katılma alacağının davalının atık değerinin 1/2 ‘si olduğu bununda 116.652,375 TL olduğu, her ne kadar davalı vekili 05/04/2017 – 13/06/2017 gününü K1 , K2 tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarının hükme esas alınmamasını talep etmişse de bu raporların gerekçeli , yeterli olduğu mahkemece benimsenerek bu rapor doğrultusunda katılma alacağının hesaplanmasının doğru olduğu ayrıca davalı vekili davaya konu taşınmazın arsa ve bina olarak 827 ada 298 parselde kayıtlı iken Seyhan İlçe Belediyesinin 28/06/2006 tarih ve 1438 sayılı encümen kararıyla arsa vasfıyla 8731 ada 3 parsele kaydırıldığı, ruhsatsız binanın 8778 ada 3 parselde kaldığını , binanın değerinin dikkate alınmaması gerektiği halde bu bina değerinin dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek istinaf talebinde bulunmuşsa da Yargıtay uygulamasına göre söz konusu binanın ruhsatsız oluşunun tedaval niteliği bulunduğundan bina değerinin katılma alacağı hesabında dikkate alınması gerektiği mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin doğru olduğu, mahkemenin bilirkişi raporuna göre 116.652,375 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar vermesinin usul ve yasaya uygun olduğu, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalının katılma alacağının kısmen kabulü yönündeki kararın kaldırılması yönündeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalının reddedilen değer artış payı alacağı ve katılma alacağının reddedilen kısmı için iki ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiği yönündeki istinaf talebinin incelenmesinde ; davanın değer artış payı alacağı ve artık değeri katılma değeri olduğu her ne kadar talep ayrı ayrı kalemler halinde bildirilmiş ise de tek dava açıldığı, davanın kısmen kabul kısmen red edilmesine göre kabul ve red oranı dikkate alınarak davacı ve davalı yararına toplam kabul edilen ve reddedilen miktarlar dikkate alınarak tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının değer artış payı yönündeki istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi uyarıca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalının katılma alacağının kısmen kabulü yönünde yaptığı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi uyarıca ESASTAN REDDİNE,

3-Davalının reddedilen değer artış payı alacağı ve katılma alacağının reddedilen kısmı için iki ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi uyarıca ESASTAN REDDİNE,

4-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

5-Davacının istinaf nedeniyle yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davalının istinaf nedeniyle yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, değer artış payı yönünden 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN , katılma alacağı talebi yönünden 6100 sayılı HMK.’nun 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİYLE karar verildi.23/02/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!