Adana BAM, 2. HD., E. 2018/1749 K. 2019/1631 T. 11.12.2019

İlgili madde: TMK Madde 339

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: OSMANİYE 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 20/02/2018
NUMARASI
: 2016/163 E 2018/114K
DAVACI-DAVALI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI-DAVACI
:K3-TC.NO:N2 – A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
KARAR TARİHİ
: 11/12/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
:11/12/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı
-davalı kadın dava dilekçesinde özet ile;Davalı ile 2010 yılında evlendiklerini, müşterek bir çocuklarının bulunduğunu, davalının kusurlu davranışları nedeniyle aralarında geçimsizlik ve anlaşmazlık bulunduğunu, davalının kendisini ailesinin yanına göndermediğini, kardeşinin düğün merasiminde bile kendisini düğüne göndermediğini, ailesinin de müşterek konuta gelmesine izin vermediğini ve istemediğini, davalının evlilik birliğinrin sorumluluğunu yerine getirmediğini, üzerine düşen sorumluluklarını yapmadığını, davalının borcunun olduğunu alacaklıların davalıyı vurduklarını yatalak kaldığını ve kendisinin davalıya baktığını, hatta kendisinin ve çocuğunun tehdit altında olduğunu can güvenliklerinin bulunmadığını, davalının kusurlu davranışları nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verilmesini, kendisi için aylık 500,00.TL tedbir nafakası, çocuğu için 500,00.TL tedbir nafakası, 50.000,00.TL maddi, 50,000.00.TL manevi tazminata hükmedilmesini, 25 gr altın bilezik, 25 gr altın bileklik ile 80 gr altın kolyesinin davalının bozdurarak borçlularına verdiğini bu nedenle bunların da iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı-davacı erkek vekili birleşen davada dava dilekçesinde özet ile; Tarafların 2010 yılında evlendiklerini müşterek bir çocuklarının bulunduğunu, taraflar arasındaki her ufak tartışmada davalının evi terk ederek gittiğini, müvekkilinin tekrarında evine getirdiğini, davalının sürekli hoyrat ve geçimsiz tavırlarının olduğunu, 2015 yılında müvekkilinin bu durumun sebebini öğrenince annesinin evine gittiğini, müvekkilinin evi terk etmesinden sonra da davalı kadının boşanma davası açtığını, müvekkilinin eşinden ve çocuğundan ayrılma sebebinin davalı eşinin kendisini aldatması olduğunu, davalının K5 isimli erkek şahısla müvekkilini aldatttığını, bu şahsın eşinin davalıyı uyarmasına rağmen davalının bu erkekle görüşmeye devam ettiğini, davalının müvekkilini aldatması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu bu nedenle tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin babasına verilmesini, 100.000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Osmaniye 2. Aile Mahkemesi’nin
20/02/2018 tarih,
2016/163
Esas ve 2018/114
Karar sayılı ilamında özet ile; taraflarca karşılıklı olarak TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları 24/02/2013 d.lu K3’in velayet hakkının anneye verilmesine, müşterek çocuk ile baba arasında görüş günü kurulmasına, davacı-davalı kadın için dava tarihi olan 17/05/2016 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 300,00.TL nafakanın kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden yoksulluk nafakası olarak erkekten alınarak, kadına ödenmesine, müşterek çocuk için dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar aylık 200,00.TL tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra aylık 200,00.TL iştirak nafakası olarak erkekten alınarak, kadına ödenmesine, kadının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, kadının ziynet eşyası talebi hakkında verilen kesin süre içerisinde nispi harcı tamamlanmadığından açılmamış sayılmasına, erkeğin boşanma nedeni ile manevi tazminat talebinin reddine, kadın tarafından açılan boşanma davasında yapılan yargılama giderinin erkekten alınarak, kadına ödenmesine, erkek tarafından birleşen dava ile açılan boşanma davasında erkek tarafından yapılan yargılama giderinin kadından alınarak, erkeğe ödenmesine, her iki dava nedeni ile karşılıklı taraflar leyh ve aleyhlerine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile; evliliklerinin ilk başladığı günden beri geçimsizliklerinin olduğunu, müşterek çocuğun yaşı ve çevrenin baskısı ile evlilik birliğinin sürdürüldüğünü, son zamanlarda aldatma olayı dayalı geçimsizliğin evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğini, İlk Derece Mahkemesince, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, asıl kusurlunun, davalı-davacı erkeği K5 isimli şahısla aldatan davacı-davalı kadın olduğunu, GSM operatörü kayıtlarından da uzun süreli bir görüşmenin olduğunun sabit olmasına rağmen mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davacı-davalı kadına müşterek çocuğun velayetinin verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda lehlerine, maddi ve manevi tazminat ile müşterek çocuğun velayet hakkının davalı-davacı erkeğe verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, taraflarca TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 31/05/2010 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden,24/02/2013 d.lu
K3 isimli 1 müşterek çocuklarının olduğu, taraflarca karşı eşin kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca, davacı-davalı kadının; aile yanına göndermeme, bayramlarda ve özel günlerde kadının ailesi yanına gitmeme, kendi ailesi geldiği halde kadının ailesinin müşterek konuta gelmesine izin vermeme, kendi ailesi ile ilgilenme, eş ve çocukla ilgilenmeme, alacaklıları tarafından vurulma, vurulma nedeni ile kadın tarafından bakılmasına rağmen kadına ilgi göstermeme, alacaklıların tehdit etmesi, iş yerini basmaları, can güvenliği nedeni ile kadının evden ayrılmasına neden olma, davalı-davacı erkeğin de birleşen dava ile; en küçük tartışmada sürekli olarak anne evine gitme, evi terk, evlenmeden önce arkadaşlığı bulunan K5 isimli erkek ile aldatma, evlilik sonrası da görüşmeye devam etme, K5’un eşi olan Ayşe’nin uyarmasına rağmen ilişkisini sürdürmeye devam etme, vakıalarına dayanılarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulundukları, her iki tarafında karşı iddia ve vakıları kabul etmediklerini beyan ederek, kendi iddiaları-vakıları ve talepleri doğrultusunda davalarının ve taleplerinin kabulü ile boşanmaya, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-davalı kadının; ev hanımı olduğu, gelirinin ve mal varlığının olmadığı, babası tarafından bakıldığı, davalı-davacı erkeğin; çalışmadığı, işlemiş olduğu suçtan cezaevinde yattığı, cezaevine girmeden önce baba evinde kaldığı, 10/08/2016 tarihinde tahliye edildiğinin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, taraflarca karşılıklı olarak TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacı-davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı-davacı erkeğin, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince belirlenen kusur durumunun hatalı olduğu, erkeğin maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, müşterek çocuğun velayet hakkının davacı-davalı kadına verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı-davacı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca karşı eşin kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulundukları, her iki tarafında karşı iddia ve vakıları kabul etmediklerini beyan ederek, kendi iddiaları-vakıları ve talepleri doğrultusunda boşanmaya karar verilmesini talep ettikleri, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı-davacı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflarca, İlk Derece Mahkemesince verilen boşanma hükümlerine yönelik istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, toplanan tüm delillere göre; davalı-davacı erkeğin, evlilik birliğinin üzerine yüklediği görev ve sorumlulukları gereği gibi yerine getirmediği, kadının ailesi ile görüşmesine, ailesinin gelmesine ve ailesine gitmesine izin vermediği, engel olduğu, eş ve çocuk ile ilgilenmediği, borçlanarak alacaklılarının tehdit etmesine, iş yerinin basılmasına, kadının can güvenliği olmadığından evden ayrılmasına neden olduğu, davacı-davalı kadının da; evlilik birliği içerisinde, evlenmeden öncede duygusal bağlantısı bulunan K5 isimli erkek ile telefon ile görüştüğü, K5’un eşinin uyarılarak rağmen evlilik sonrasıda da telefon ile görüşmeye devam ettiği, erkeğin güvenini sarstığı, eşine karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, taraflar arasında yaşanan olumsuz bu olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin her iki eş içinde çekilmez hal aldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, davalı-davacı erkeğin Gözde isimli bayandan 25/01/2018 d.lu Sennur Beril isimli çocuğunun olması, nufüsta tanıması, İlk Derece Mahkemesince verilen boşanmaya ilişkin hüküm fıkraları da istinafa konu edilmediği dikkate alındığında; boşanmaya neden olan olaylarda; toplanan tüm delillere göre, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin daha ağır kusurlu olmasına rağmen, bu konuda davacı-davalı kadının istinaf başvurusu da olmadığı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince, tarafların eşit kusurlu olduğuna ilişkin tespitin, tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olması dikkate alındığında, davalı-davacı erkeğin manevi tazminat talebinin reddinin, müşterek çocuğun anne yanında yaşıyor olması, bulunduğu ve yaşadığı ortama alışması, anne bakım ve sevgisine muhtaç oluşu, SİR raporununda bu yönde olması dikkate alındığında, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesinin, erkeğin usulüne uygun boşanma nedeni ile maddi tazminat talebi olmadığından bu konuda karar verilmemesinin, toplanan delillere, usul ve yasaya, TMK.’nun 166/1,174,339 maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından, davalı-davacı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumu, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine, boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı-davacı erkek vekilinin, Osmaniye 2. Aile Mahkemesi’nin 20/02/2018 tarih, 2016/163 Esas ve 2018/114 Karar sayılı ilamında, ” belirlenen kusur durumuna, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine, boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin reddine” yönelik, isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalı-davacının,İstinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 44,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile kalan 8,50.TL harcın, davalı-davacıdan alınarak, hazineye irad kaydına,

3-
Davalı-davacı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalı-davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı-davacı tarafından,istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davacı-davalı kadın lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 11/12/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!