T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
KARAR TARİHİ
: 16/09/2020
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: OSMANİYE İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ
: 01/10/2019
NUMARASI
: 2019/369 2019/547
DAVACI
: K1 – N1
A1/
OSMANİYE
VEKİLLERİ
: Av. K2
[16274-72183-10974] UETS
Av. K3
A2
Osmaniye
Av. K4
Av. K5
[16559-55135-84786] UETS
Av. K6
[16596-95639-08557] UETS
DAVALI
: F1 BELEDİYESİ PERSONEL LİMİTED ŞİRKETİ –
A3
Toprakkale/Osmaniye
VEKİLİ
: Av. K7
[16305-03085-42153] UETS
DAVANIN KONUSU
: Tespit (İşe İade İstemli)
İSTİNAF KARARIN
TARİHİ :
16/09/2020
YAZILDIĞI TARİH :
16/09/2020
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A)DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesiyle,müvekkilinin 31.07.2019 – 16.02.2019 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde hizmet verdiğini, müvekkilinin 16.02.2019 tarihinde hiç bir sebep gösterilmeden savunması alınmadan basitçe yazılmış bir fesih bildirimi ile işten çıkarıldığını, feshe dayanak somut bir olay yahut durumdan bahsedilmediğini, savunma alınmamasının nedeninin müvekkilinin bir kusurunun bulunmayışı olduğunu, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen müvekkilinin hali hazırda Tüysüz Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini sürdüren K9’a karşı 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerde başka bir aday K8’yi desteklemesi nedeniyle hiç bir haklı ve hukuki gerekçe gösterilmeden 18.02.2019 tarihinde belediye memuru, şirket müdürü K10 tarafından çıkışının verildiğini, davalı tarafından müvekkilinin iş akdi haksız olarak feshedildiğinden iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verilmesini, İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca, iş akdinin fesih sebebinin geçerli olmadığının tespitine ve feshin geçersizliğine karar verilmesi sonrası iş akdinin devam ettirilmemesi ve müvekkilinin işe başlatılmaması durumunda davalının, müvekkiline 8 aylık ücret tutarında tazminat ödemesine ve mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalışılmayan süreler için 4 aylık ücretin ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
B)DAVALININ CEVABININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesiyle,davacının iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının iş akdi feshedilmeden önce davacı hakkında farklı tarihlerde ve farklı kişilerce müştereken imza altına alınmış beş tane tutanak bulunduğunu, tutanakların her biri incelendiğinde davacının mesai saatleri içerisinde görevi başında olması gerekirken işinin başında olmadığının, işini savsakladığının, uyarılara rağmen iş yerine ve işinin başına dönmediğinin ve amire saygısızca davrandığının görüleceğini, ayrıca davacının iş akdinin iddia ettiği gibi durup dururken feshedilmediğinin ve ortada haklı ve geçerli sebeplerin olduğunun görüleceğini beyan ederek,davanın reddini istemiştir.
C)İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince,
“…Davacının davasının hak düşürücü süre sebebiyle usulden REDDİNE,…”şeklinde karar verilmiştir.
D)İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı, açılan davanın adli yargı düzeni içinde öngörülen 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu, idari yargıda açılan dava ile adli yargıda açılan davanın aynı nitelikte olması ve görevli mahkemede açılan davanın 60 günlük ek süre içerisinde açılmış olmasıdeğerlendirildiğinde, yerel mahkemenin 1 aylık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğundan, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinin, yerel mahkemece dosyanın esasına ilişkin yargılamaya devam etmesi gerektiğinden, yerel mahkeme tarafından verilen kararın haksız ve usulsüz bir karar olması nedeniyle istinaf yoluna başvurmuştur.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce istinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 nci maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
Dava işe iade istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının süresinde zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıp yapmadığı konusundadır.
7036 Sayılı Kanunun 11. Maddesi ile değişik 4857 sayılı kanunun 20/1 maddesinde yer alan “İş Sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir” hükmü ile işe iade davası açılabilmesi için öngörülen hak düşürücü süreler düzenlenmiştir.
Dosya arasında mevcut bilgi ve belgeler ışığında, somut olayda davacının SGK kayıtlarına göre,15.02.2019 tarihinde “29”çıkış kodu ile iş akdinin feshedildiği, fesih ihbarının 18.02.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dairemizce yazılan müzekkere ile dosyaya kazandırılan Gaziantep 2. İdare Mahkemesi’nin 2019/258 Esas sayılı dava dosyasının yapılan incelemesinden 11.03.2019 tarihli dilekçe ile davacı tarafından Tüysüz Belediyesi Personel Ltd. Şti şirketinin 16.02.2019 tarihli işten çıkış bildirgesi konulu kararın iptali istemiyle dava açıldığı, Gaziantep 2. İdare Mahkemesi’nin 15/05/2019 tarih, 2019/258 Esas, 2019/585 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği, kararın 26.06.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının 28.06.2019 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk anlaşmama son tutanağının 12.07.2019 tarihinde düzenlendiği ve 31.07.2019 tahinde iş mahkemesi nezdinde iş bu davayı açtığı sabittir. Her ne kadar davacı vekili öncelikle söz konusu uyuşmazlıkla ilgili Gaziantep 2. İdare Mahkemesi’ne dava açıldığını, Gaziantep 2. İdare Mahkemesi’nin 2019/258 Esas, 2019/585 karar sayılı kararı uyarınca 15.05.2019 tarihinde verilen görev yönünden red kararı üzerine Türk Borçlar Kanununun 158 nci Maddesi uyarınca düzenlenen 60 günlük ek süre içerisinde davanın açıldığı sebebiyle itirazlarını sunmuş ise de, Türk Borçlar Kanununun genel kanun , 4857 sayılı İş Kanununun ise özel kanun niteliğinde olduğu, normlar hiyerarşisi uyarınca genel kanun ile özel kanun hükümlerinin çatışması halinde özel kanun hükümlerinin uygulanmasının gerekliliği karşısında, genel kanun niteliğindeki Türk Borçlar Kanununun 158 nci Maddesinin somut olayda uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmiştir. Her ne kadar Yargıtay 22 nci HD’nin 13.10.2014 tarih 2014/25555 Esas, 2014/27363 Karar sayılı ilamı ile, hatalı yargı yolunda (idari yargıda) görevsizlik kararı verilmesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerektiği belirtilmiş ve somut olayda Gaziantep 2. İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kesinleştiği 26.06.2019 tarihinden iki gün sonra 28.06.2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş ise de, arabuluculuk anlaşmama son tutanağının 12.07.2019 tarihinde düzenlendiği ve davanın ise 4857 sayılı yasanın 20 nci maddesinde düzenlenen iki haftalık hak düşürücü süreden sonra 31.07.2019 açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece hak düşürücü süre sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde ise de, mahkeme hükmünün gerekçesinde hata edilmiş olduğu anlaşılmakla, gerekçe yukarıdaki şekilde düzeltilerek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
F)HÜKÜM
1-Davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki istinaf taleplerinin ESASTAN REDDİNE.
2-Osmaniye İş Mahkemesi’nin 2019/369-2019/547 E.K. sayılı kararının gerekçe yönünden 6100 sayılı Hukuku Muhakemeleri Kanunun’nun 353/b-2 nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere ORTADAN KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;
Davacının davasının hak düşürücü süre sebebiyle USULDEN REDDİNE,
a)Alınması gereken 54,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Davacı yanın iş bu dava nedeni ile yaptığı yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
c)Davalı yanın iş bu dava nedeniyle yapmış olduğu yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlülükte bulunan Asgari Avukat Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücreti olan 680,00 TL’nin davacı yandan alınarak hazineye gelir kaydına,
f)Davacı tarafından istinaf sırasında sarfedilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
g)Davalı tarafından istinaf sırasında sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
h)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
ı)Kararın tebliği ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
i)İstinaf gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde, talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 7036 Sayılı Yasanın 8/a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere 16/09/2020 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe