T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSKENDERUN İCRA HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI : K1 – -N1-
VEKİLİ : K2
DAVALI : K3 – -N2
VEKİLİ : Av. K4-
DAVANIN KONUSU : İcra Takibine İtirazın Kaldırılması
İskenderun İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.10.2021 tarih 2017/403 esas 2021/432 karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine işin gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
İskenderun İcra Müdürlüğünün 2017/17933 E sayılı dosyasıyla kira alacağının tahsili ve tahliye istemiyle takip yaptıklarını, davalının borca ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalının itirazının kaldırılmasına, takibin devamına ve kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Takibe konu edilen 528/2 numaralı taşınmazın arsasını haricen satın alan müvekkilinin arsa üzerine iki katlı ev yatırdığını, 528/1 numaralı birinci katın davacı ve davalı arasında satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalık olduğunu, 528/2 numaralı ikinci katta ise müvekkilinin malik sıfatıyla oturduğunu, kimseyle kira sözleşmesi yapmadığını, sahtecilik suçundan ihbarda bulunduklarını, itiraz dilekçesinde “usulsüz yapılan takip ve dayanak evrak” kelimelerinin kullanarak kira sözleşmesini reddettiklerini, davacının taşınmazı kiraya verme yetkisinin bulunmadığını, kaldı ki kira sözleşmesinde kiralananın 528/1 olduğunun belirtildiğini, ödeme emrinde ise taşınmaz numarasının 528/2 olarak belirtildiğini, kira sözleşmesinin hiç bir yerinde müvekkilinin kiracı olduğunun yazılı olmadığını, müvekkili tarafından oğlu K5’e adına kira sözleşmesi yapma yetkisinin verilmediğini, takipte İstanbul icra daireleri yetkili olduğundan İskenderin icra dairesinin yetkisiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Alacaklının adresinin İskenderun’da olması nedeniyle davalının yetki itirazında haksız olduğu, davalının itirazında kira akdini açıkça inkar etmediği, sonradan itiraz sebebini değiştiremeyeceğinden kira akdinin usulsüz olduğuna ilişkin iddialara itibar edilmediği, davalının borca itirazını yazılı belgeyle ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve davalının … 528/2 numaralı taşınmazdan tahliyesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Cevap dilekçesi içeriğini tekrar ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Para borcunun götürülecek borç olması nedeniyle yetki itirazının haksız olduğunu, davalının itirazında kira akdini reddetmediğini belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.
İskenderun İcra Müdürlüğünün 2017/17933 E sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından 05/02/2009 kira başlangıç tarihli, 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanılarak 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait toplam 61.260,00 TL kira alacağının işlemiş faiziyle birlikte tahsili ve tahliye istemiyle davalı aleyhine ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 10/05/2017 tarihinde itiraz dilekçesi vererek yetkiye ve borca itiraz ettiği, davanın 20/06/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takibin dayanağı olan kira sözleşmesi incelendiğinde, kira sözleşmesinin davalı borçlu adına K5 tarafından imzalandığı, kiralanan taşınmazın 528 numaralı daire olduğu görülmüştür.
İİK’nun 269/d maddesi atfıyla olayda uygulanması gereken İİK’nun 63. maddesine göre “İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.
”
Yukarıdaki düzenlemeye göre, borçlu kiracının, takibin dayanağı olan kira sözleşmesinden anlaşılan itiraz sebeplerini itirazın kaldırılması aşamasında da ileri sürebileceği açıktır.
TBK’nun 46/1 maddesine göre, Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.
Kira sözleşmesini imzalayanın temsil yetkisinin olmadığına yönelik iddia, borca itiraz olduğundan yargılama aşamasında ileri sürülmesi mümkündür (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/22797 esas ve 2016/818 karar sayılı emsal kararı).
Somut olayda, borçlu vekili tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde, müvekkilinin taşınmazda malik sıfatıyla oturduğu ve müvekkili adına kira sözleşmesini imzalayan K5’ın yetkisiz temsilci olduğu beyan edildiğinden, davacı alacaklı tarafından K5’ın davalı adına kira sözleşmesi yapma yetkisine haiz olduğunun ispat edilmesinin gerektiği, ancak davacının bu hususta delil ibraz etmediği, bu durumda, TBK’nun 46/1 maddesine göre, davalı borçlunun dayanak kira sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece, itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmadığı, ancak kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı anlaşıldığından davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK.nun 353-1-b-2. Maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İskenderun İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.10.2021 tarih 2017/403 esas 2021/432 kararsayılı kararının HMK’nun 353-(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE,
4-
İlk derece yargılaması bakımından a-)Alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 396,02 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, b-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, c-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ne göre belirlenen 6.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekili ile temsil ettiren davalıya VERİLMESİNE,
5-
İstinaf aşaması bakımından a-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, b- Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 221,40 TL harç, 257,60 TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 479,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
7-Kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere 02.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe