Adana BAM, 10. HD., E. 2021/2080 K. 2023/277 T. 7.4.2023

İlgili TBK madde: TBK Madde 100

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ADANA 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/03/2021

DAVACI : F1 SAC İNŞAAT TAAHHÜT NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av. K1 – [N1] UETS

DAVALI : F2 FAKTORİNG ANONİM ŞİRKETİ –

VEKİLİ : Av. K2 – [N2] UETS

DAVANIN KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye

Adana 2.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25/03/2021 tarih 2020/166 esas 2021/213 karar sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine işin gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA: Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında 18/01/2017 tarihinde, 01/02/2017 başlangıç tarihli 5 yıllık olarak 01/02/2022 tarihinde sona erecek şekilde kira sözleşmesi imzalandığını, 2020 yılı kira bedelinin 15/01/2020 günü muaccel olduğunu, ödenmeyincekira alacağının tahsili amacıyla Adana 11.İcra Dairesinin 2020/2650 esas sayılı dosyası ile tahliye talepli olarak icra takibi başlatıldığını, davalının 15/01/2020 günü mesai bitiminde temerrüde düşmüş olması ile müvekkili tarafından sözleşmeyi feshetme ve tahliye isteme hakkının doğduğunu, icra takibinden sonra davalı-borçlunun Adana 7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/15 D.iş sayılı dosyası ile müracaat ederek tevdi mahali tayini istediğini ve müvekkili tarafından iade edilen kısmi ödemeyi tevdi mahali kararı ile müvekkilinin hesabına ödediğini, 2020-2021 dönemi kira bedelinin müvekkilinin hesaplamasına göre yıllık 113.237,94 TL olması gerektiğini, davalı kiracının ise 6 aylık 54.993,23 TL hesabıyla yıllık 109.986,46 TL olarak hesapladığını, kira sözleşmesinde artışların kira dönemi başı mı yoksa kira bedeli tarihi mi esas alınarak yapılacağına dair bir açıklık bulunmadığını, bu sebeple yapılacak artışların hesaplamasının mahkemenin takdirine bırakıldığını belirterek davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan

01.02.2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın müvekkil şirket’e kiralandığını ve peşin olarak yıllık kira bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında kira bedelinin aylık olarak ödenmesi hususunda şifahen anlaşılmış olmasına rağmen davacı tarafça bu anlaşmayı ve 2019 yılı kira ödemesinde yapılan 2.830,50-TL tutarındaki indirimi inkar ettiğini ve 03.02.2020 tarihli bir yıllık kira bedeline ilişkin 113.237,94-TL bedelli hatalı hesaplamaya dayalı faturayı (Ek-1:Fatura) müvekkiline gönderdiğini, Kira Sözleşmesinin Özel Şartlar” bölümünün 1. maddesinin “Kiracı, kira döneminin 3. Yılından sonra mecuru tahliye etmek isterse bu hususu 6 ay öncesinde kiralayana bildirmek zorundadır. Aksi takdirde o yıla denk gelen kira bedelinin yarısını koşulsuz ve şartsız olarak ödemek durumundadır. “ hükmünün verdiği 3. yıldan sonra erken fesih hakkına dayanarak sözleşmeyi feshetmek ve mecuru tahliye etmek istediğini ve Beyoğlu 60. Noterliği’nin 06.02.2020 tarih ve 5617 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile bu durumu davacı tarafa bildirdiğini, davacı tarafça Adana 11. Noterliği’nin 10.02.2020 tarih ve 4197 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile müvekkil tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmediklerini ve ödenen kira bedelinin iade edileceği bildirdiklerini, Adana 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/15 D.İş sayılı dosyası ile tevdi mahalli tayinine karar verildiğini, davacı adına açılan hesaba müvekkil şirket tarafından 6 aylık kira bedeli tutarı olan 54.993,23-TL ödendiğini, ayrıca davacı tarafça 2020-2021 dönemine ait yıllık kira bedelinin 109.986,46 TL olduğunu ve başlatılan icra takibinde hatalı hesaplamaya dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, bilirkişi Av. K3’un dosyaya sunduğu ve hüküm vermeye yeterli nitelik ve açıklıkta bulunan 22/01/2021 tarihli rapora göre; takip konusu kira akdine karşı davalı-borçlu tarafından itiraz edilmediğinden, taraflar arasındaki kira ilişkisi kesinleşmiş olup kesinleşen kira akdi hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğine, kira akdinin özel şartlar kısmının 1/son ve 9.maddesi kiracının, mecurdan bildirimsiz olarak erken tahliyesi halinde kira bedelinin yarısı oranında cezai şart ödeneceği öngörüldüğünden, mecurun halen davalının kullanımında olması ve yıllık kira bedelinin muaccel olması nedeniyle takip konusu 2020-2021 dönemine ilişkin yıllık kira bedelinin tamamının ödenmesi gerektiğine, yapılan hesaplama sonucunda davacı-alacaklının davalı-borçludan takip tarihi olan 19/02/2020 tarihi itibariyle 113.237,94 TL asıl alacak, 725,19 TL işlemiş faiz alacağı olduğuna, takip sonrası davalı-borçlu tarafından yapılan kısmi ödemenin TBK.100.maddesi hükmü gereği öncelikle işlemiş faiz ve masraf alacağına mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davalı-borçlunun ödemenin yapıldığı 24/02/2020 tarihi itibariyle bakiye 75.005,98 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, temerrüt oluştuktan sonra davalı tarafından yapılan fesih bildirimine ilişkin ihtar nedeniyle alacaklının yıllık kira bedelinin tamamını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile Adana 11.İcra Dairesinin 2020/2650 esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın vaki borca itirazlarının kaldırılarak takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme hükümlerinin davacı lehine yorumlanmış olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 1.maddesi çerçevesinde sözleşmeyi feshettiğini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bildirimsiz feshi düzenleyen sözleşmenin 9.maddesinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, somut olay bakımından TBK madde 347/2 maddesi gereğince genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabilmesi için şartların oluşup oluşmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiğinden ve bu durum dar yetkili icra mahkemesinde irdelenemeyeceğinden mahkemenin davanın reddine karar vermesi gerektiğini, bu nedenlerle taraflarınca Adana 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/626 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası ikame edilmiş olup davanın derdest olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 1.maddesi doğrultusunda ve icra takibinden önce sorumlu olunan 6 aylık kira bedeli ödenmiş olduğundan temerrüt oluşmadığını, bu hususun İİK.269/C maddesi kapsamında alacaklı tarafından ikrar olunmuş belge ile ispatlandığını, diğer taraftan ödeme emrine itirazlarının kira akdi dışındaki itirazlardan olduğu ve taraflarınca İİK.’nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerle sözleşme kapsamında kira bedelinin ödendiği ve borcun bulunmadığı hususlarının ispatlandığı açık olmasına rağmen kira alacağının tamamı yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, somut olayda temerrüde düşenin davacı olduğunu, mahkemece alacaklı temerrüdünün değerlendirilmediğini, yapılan ödeme mahsup edilmeksizin takibin devamına karar verildiğini, kira borcunun muaccel olması için öncelikle ifa zamanının belirlenmesi gerektiğini, daha önce yıllık kira bedellerinin Şubat ayında ödenmesi durumunun taraflar arasında teamül haline geldiğinden temerrüt olgusu oluşmadığını, müvekkilinin kira borcu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek koşuluyla 2020-2021 dönemi yıllık kira bedelinin 109.986,46 TL olup davacı tarafın başlattığı icra takibinin hatalı hesaplamaya dayandığını, mahkemece bu hususta hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olup kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, karar eksik incelemeye dayanmakla birlikte gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, dava dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılmasına ilişkindir.

Adana 11.İcra Dairesinin 2020/2650 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı F1 Sac İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından borçlu F2 Faktoring Anonim Şirketi hakkında 19/02/2020 tarihinde adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takip yoluyla 113.963,13 TL’nin tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin davacı borçluya 21/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 27/02/2020 tarihli dilekçesi ile sözleşmeyi feshettiklerini ve sözleşmede belirtilen altı aylık kira bedelini ödediklerini belirterek borca itiraz ettikleri, itirazın kaldırılması talepli işbu davanın 24/03/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında 18/01/2017 tarihinde imzalanan 01/02/2017 başlangıç tarihli 5 yıllık kira sözleşmesinde, kira bedeli yıllık peşin 75.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Takip 2020-2021 yılı kira bedeline ilişkindir. Davalı kiracının sözleşmeye ilişkin itirazı yoktur.

Sözleşmenin genel hükümler uyarınca kiracı tarafından haklı olarak feshedildiği hususunun tespiti genel mahkemelerde buna ilişkin açılacak bir davada alınacak karar ile mümkündür. Bunun yanında belirtmek gerekir ki, takibe konu alacak davalı borçlu kiracının fesih ihtarının gönderildiği tarihten önceki döneme ilişkindir.

Davalı tarafından ibraz edilen kira sözleşmesinin feshine dair Beyoğlu 60. Noterliği’nin ihtarnamesi 06.02.2020tarihli olup takip ise 01/02/2020 tarihinde muaccel hale gelen yıllık kira bedeline ilişkindir. Talep edilen kira bedeli fesih öncesi döneme aittir.

Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda, kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Davada ve icra takibinde dayanılan kira sözleşmesinde kira bedelinin yıllık olarak 01/02/2020 tarihinde peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmış olduğundan davalı 2020 yılı kira bedelinden muaccel hale geldiği 01/02/2020 tarihi itibariyle sorumludur.

Taraflar arasında yapılan kira akdinde yıllık artış oranının TEFE-TÜFE ortalaması oranında olacağı kararlaştırılmıştır. Bilirkişinin bu hükme göre yaptığı hesaplamaya göre kiralayanın 113.237,94 TL asıl alacak, 725,19 TL işlemiş faiz alacağı olduğu anlaşılmıştır. Taraflar tacir olduğundan temerrüde düşülen 02/02/2020 tarihinden takip tarihi olan 19/02/2020 tarihine kadar yıllık % 13,50 ticari avans faiz üzerinden talep edilen işlemiş faiz miktarı da yerindedir.

Davalı borçlu tarafından takip başladıktan sonra 21/02/2020 tarihinde yaptığı tevdi mahalli tayini başvurusunun mahkemece 24/02/2020 tarihinde kabulü üzerine 6 aylık kira bedeli olarak ödediği 54.993,23 TL kısmi ödemenin TBK.100.maddesi hükmü gereği öncelikle işlemiş faiz ve masraf alacağına mahsup edilmesi gerekmektedir. Ödeme davacı borçluya verilen 30 günlük sürede yapılmıştır.

Bilirkişi tarafından altı aylık kira bedeli olarak ödenen bu meblağ mahsup yapılarak yapılan hesaplama sonucunda itirazın kaldırılması talebinin 75.005,98 TL yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekirken tümden kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Yukarıda belirtilen nedenlerle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği halde tümden kabulüne karar verilerek hüküm tesisinin isabetsiz olduğu ancak söz konusu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2. bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına “Davacının itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile Adana 11. İcra Dairesinin 2020/2650 esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının 75.005,98 TL asıl alacak yönünden kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” dair karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE,
Adana 2.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25/03/2021 tarih 2020/166 esas 2021/213 kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,

2-
Davacının itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile Adana 11. İcra Dairesinin 2020/2650 esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının 75.005,98 TL asıl alacak yönündenkaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Kabul edilen asıl alacağın%20’si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Alınması gereken 179,90 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile kalan 125,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 79,40 TL harç gideri ve 343,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 422,40 TL’nin kabul ve red oranına göre 211,20 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğine avans sahibine iadesine,
3

İstinaf yargılaması yönünden,
Alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile kalan 120,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan 221,40 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Kararın mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu miktar itibari ile KESİN olmak üzere 07/04/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!