T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI : K1 – N1
VEKİLİ : Av. K2
DAVALI : K3 – N3
VEKİLİ : Av. K4
DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2020/1985 esas (eski esas no: 2008/4260) sayılı dosyası ile hacizli davacı/borçlu adına kayıtlı Mersin ili, Silifke ilçesi, A1 Mevkii, 1268 parseldeki taşınmazının talimat yolu ile Silifke İcra Müdürlüğünün 2008/455 talimat sayılı dosyasından davalı/alacaklıya 217.000,00-TL’ye satışının yapıldığını, taşınmaz üzerinde başkaca hacizlerin de bulunduğunu, ihale alıcısına bedeli yatırmak üzere 10 gün süre verildiğini, ihale alıcısının 02/08/2013 tarihi itibariyle alacaklı olduğu dosyada kapak hesabını yaptırdığı ve yapılan hesaba göre alacağın 176.264,61-TL olarak belirlendiği, bakiye 41.000,00-TL’nin 02/08/2013 tarihinde icra dosyasına yatırıldığını, ancak alacağın yanlış hesap edilmesi üzerine Mersin 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/258 esas sayılı dosyasına dava açtıklarını ve yapılan yargılama sonucunda hesabın yanlış olduğu, alacağın 154.973,36-TL olduğuna karar verilerek 15/09/2014 tarihinde bu kararın kesinleştiği, bakiye miktarın ise 10 gün süre içerisinde ödenmediğini, böylece ihale bedelinin kesin süre içerisinde tam olarak ödenmediği açık ve seçik bir şekilde ortada olmasına rağmen bakiye ihale bedeli olan 21.026,24-TL’nin ise 06/03/2020 tarihinde ve herhangi bir vade farkı olmadan ödendiğini, icra müdürünün ihale bedelinin tamamını icra dosyasına almadan taşınmazın ihale alcısına tesciline karar verdiğini, bu işlemin İİK.nın 130. Maddesine aykırı olduğunu, ayrıca birden fazla haciz bulunduğundan ihale bedelinin hangi alacaklıya ödeneceğinin ancak derece kararı yapıldıktan sonra belli olacağını, tüm bu nedenlerle icra müdürlüğünün ihalesi yapılan taşınmazın tesciline dair 16/03/2020 tarihli yazısının iptali ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sunucu verilen kararda özetle; borçlu adına kayıtlı taşınmazın alacaklıya ihale edildiği, bakiye ihale bedelini yatırmak üzere ihale alıcısına 10 gün süre verildiği, süresi içerisinde dosya kapak hesabı çıkartıldığı, bakiyenin ihale alıcısı tarafından dosyaya yatırıldığı, ancak dosya kapak hesabına borçlu tarafından itiraz edildiği, Mersin 5. İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dosya kapak hesabının yeniden belirlendiği ve kararın kesinleştiği, tüm bu işlemlerden sonra ihale alıcısını tarafından 28/02/2020 tarihli talep ile taşınmaz tescilinin yapılmasının talep edildiği ve ayrıca var ise bakiye miktarın taraflarınca ödeneceğinin belirtildiği, icra müdürlüğünce çıkartılan hesap neticesinde 21.026,24-TL bakiye bedelin 06/03/2020 tarihinde yatırıldığı, akabinde taşınmazın tescili için müzekkere yazıldığı, her ne kadar İİK.nın 130. Maddesinde de belirtildiği üzere satış bedelinin ödenmesi için ihale alıcısına süre verilmiş ise de, ihaleden sonraki aşamada süresi içerisinde dosya kapak hesabının çıkartılarak bakiye miktar yatırılmıştır. Ancak, dosya kapak hesabına itiraz üzerine Mersin 5. İcra Hukuk Mahkemesince tespit edilen yeni hesaba göre bakiye miktarın yatırılması için ihale alıcısına herhangi bir muhtıra çıkarılmadığı, buna dair icra dosyasında herhangi bir işleme/tebligata rastlanmadığı, dolayısıyla bu aşamada ihale alıcısının talebi doğrultusunda işlem yapılması ve icra müdürlüğünce hesap çıkartılarak bakiye miktarın sonradan makul süre içerisinde yatırılarak taşınmazın tescilinin yapılmasına karar verildiği, bu aşamada bakiye miktarın faizi ile ödenmesinin talep edilmesinin mümkün olmadığı, zira alacağa mahsup edilecek miktarın yanlış belirlenmesinde alacaklıya izafe edilebilecek bir kusurunun bulunmadığı, şikayete konu icra müdürlüğü kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece verilen 03.06.2020 tarihli Ek Karar ile; kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde;
03.06.2020 tarihli ek karar ile 22.05.2020 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık; memur muamelesinişikayet niteliğindedir.
İhalenin kesinleşmesi üzerine satışa konu taşınmazın müdürlükçe ihale alıcısı adına tescil edilmesi için tapuya müzekkere yazılması işlemini şikayet hakkında verilen söz konusu hüküm İİK.nın 363. maddesi gereğince hem nitelik hem de miktar itibariyle kesin nitelikte olmadığından bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile mahkemenin 03.06.2020 tarihli Ek Kararın kaldırılmasına karar verilerek 22.05.2020tarihli mahkeme kararı ile ilgili istinaf incelemesine geçilmiştir.
Şikayetçi borçlu vekili, bakiye ihale bedelinin ihale alıcısı tarafından müdürlükçe verilen 10 günlük süre geçtikten sonra ödenmesine, ayrıca satışı yapılan taşınmaz üzerinde başkaca hacizlerin bulunduğu dikkate alınmayarak sıra cetveli yapılmadan icra müdürlüğünce taşınmazın ihale alıcısı adına tesciline karar verildiğini beyan ederek tescile ilişkin 16.03.2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasını ve tescil işleminin iptalini talep etmiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK’nun 134/son maddesinde; “Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddenin başlığı “İhalenin neticesi ve feshi” sözcüklerini taşımaktadır. Maddede sözü edilen şikayet, ihalenin feshi istemini ifade etmekte olup, somut olayda icra müdürü tarafından ihale kesinleştirilerek İİK’nun 135. maddesi gereğince tapu sicil müdürlüğüne 16/03/2020 tarihli müzekkere yazılmıştır.
İhalenin kesinleşmesinden (ihale usulsüz kesinleştirilmiş olsa bile) sonra, tapuya tescil işlemi yapıldığından tapunun iptali sonucunu doğurur mahiyette tescil yazısının icra mahkemesince iptaline karar verilemez. Somut olayda ileri sürülen iddialar TMK’nun 1025. maddesi kapsamında genel hukuk mahkemesinde açılacak tapu-iptal ve tescil davalarında tartışılması gereken hususlar olmakla icra mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır,
Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-Mersin 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 03.06.2020 tarih ve 2020/283 ESAS 2020/275 KARAR sayılı ek kararının
KALDIRILMASINA
,
2-Davacı vekilinin Mersin 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 22/05/2020 tarih ve 2020/283 ESAS 2020/275 KARAR sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan
REDDİNE,
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
Dair, İİK.nın 364, 366 ve 7035 Sayılı Kanunun 31.maddesi ile değişik HMK.nın 361/1 maddeleri gereğince 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 17.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe