Adana BAM, 10. HD., E. 2019/571 K. 2020/548 T. 5.3.2020

İlgili madde: TMK Madde 684

DAVACI : F1 TARIMSAL ÜRET. HAY. DEP. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. –

DAVALI :F2 ENERJİ TOPTAN SATIŞ VE İTHALAT İHRACAT ANONİM ŞİRKETİ –

DAVANIN KONUSU :Haczedilmezlik Şikayeti

Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20/12/2018 tarih 2018/330 esas 2018/456 karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı vekili tarafından İstanbul 13.İcra Dairesi’nin 2016/14325 esas sayılı dosyasından alınan talimat üzerine Tarsus 2.İcra Dairesi’nin 2018/5859 talimat sayılı dosyası ile 14/08/2018 tarihinde davacı borçlu şirketin tapu maliki olduğu soğuk hava deposu’nun mütemmim cüzü kabul edilen ekipmanların ayrı olarak haczedildiğini, Medeni Kanunu’nun 684. ve 687. maddelerine göre mütemmim cüzün taşınmazdan ayrı olarak haczedilemeyeceğini, tapuda soğuk hava deposu olarak borçlu şirket adına tescil edilmiş olan bu tesisin yaş meyve ve sebze için AB standartlarında X1 Projesi adı ile yarı yarıya Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun ortaklığı ve desteği ile kurulduğunu, ana taşınmazdan ayrı olarak haczedilen bu ekipmanlar söküldüğü zaman ortada soğuk hava deposu gibi bir tesisin kalmayacağını, alacaklı tarafın ana taşınmaza haciz koyabileceğini, o zaman haciz işleminin soğuk hava deposunu da komple olarak kapsayacağını, haciz tutanağında teknik bilirkişi ve yediemin temin edildiğinde haczedilen ve haciz tutanağında listesi yazılı bütünleyici parçaların muhafaza altına alınacağının belirtildiğini, haciz görevlisi olan icra memurunun da bütünleyici parça niteliği bulunan tesise ait parçaları müstakil menkuller gibi haczetmemesi ve bu konuda alacaklı vekilinin talebini reddederek, alacaklı vekiline talebi halinde ana taşınmaza haciz koydurabileceğini hatırlatması gerektiğini beyan ederek 14/08/2018 tarihli haciz tutanağının iptalinekarar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin 27/08/2018 tarihli ek beyan dilekçesinde; bütünleyici parçaların ana tesisten ayrıldığı zaman hem ana tesisin hem de ayrılan bütünleyici parçaların çok değer kaybedeceğini, ana tesisin bir bütün olarak bir değerinin mevcut olduğunu, bu sebeple tapuda kayıtlı ana taşınmaz veya tesis haczedildiği zaman, zaten haczin bütünleyici parçaları da kapsayacağını, haciz sırasında görevli icra memurunun bu konuyu resen dikkate alması gerektiğinden ve ana taşınmaz üzerinde aynı icra dosyasından dolayı zaten haciz bulunduğundan ve haczedilen bütünleyici parçaların ana tesisten ayrıldığı takdirde gerek ana tesisin ve gerekse ana tesisten sökülen parçalarının sökülüp mufaza altına alınmasının önlenmesi için öncelikle takibin durdurulmasını, ana tesisin haczedilen parçalarının ana tesisin bütünleyici parçaları olup olmadığının bilirkişi marifeti ile tespiti için Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi’ne talimat yazılmasını talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu senedinde mahcuzların mütemmim cüz olarak tapuya kayıtlı olmadığını, haciz sırasında bu durumun tespit edilmesi üzerine haciz işlemine devam edildiğini, mahcuzların taşınmaz yok edilmeden ve zarara uğratılmadan ayrılmasının da mümkün olduğunu, İcra İflas Kanunu’nun 83/son fıkrası uyarınca dava konusu hacizde olduğu gibi kolayca yerine konulması mümkün makinanın satış bedelinin alacaklının alacağını karşılamaya yetmesi durumunda alacaklıyı tüm taşınmazın haciz ve satışı ile uğraştırmanın alacaklı için çok güç ve masraflı olacağından makinanın ayrı olarak haczedilmesinin menfaatler dengesine uygun olduğunu beyan ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece taşınmazın üzerinde bulunan tesis içerisinde haczedilen menkullerin taşınmaz üzerindeki fonksiyonu ve yapısı incelendiğinde, 1 adet meyve sebze ilaçlama duşlama makinası, 9 adet 145 ton depolama kapasitesindeki atmosfor kontrollü soğuk hava deposu,1 adet imge marka soğutucu dış ünite cihazı ve bu cihazın parçası olan 20 adet fan grubu ve 1 adet F3 marka 400 kva ve dizel jenaratörün tesisin çalışabilmesi amacına uygun kullanılabilmesi için ayrılmaz parçalarından olduğu bu nedenle de tesisle ekonomik ve fiziki bütünlük oluşturduğu, sonuç itibarı bu menkullerin yasaya uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde TMK’nun 684/2. maddesine göre taşınmazın bütünleyici parçası olarak kabulünün gerekeceği anlaşıldığından şikayetin kabulü ile Tarsus İcra Dairesi’nin 2018/5859 talimat sayılı icra dosyasındaki 14/08/2018 tarihli haciz tutanağındaki A1 köyü 836 parsel üzerindeki soğuk hava deposu içerisindeki 1 adet meyve sebze ilaçlama duşlama makinası, 9 adet 145 ton depolama kapasitesindeki atmosfor kontrollü soğuk hava deposu, 1 adet imge marka soğutucu dış ünite cihazı ve bu cihazın parçası olan 20 adet fan grubu, 1 adet F3 marka 400 kva ve dizel jenaratör, üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılmasına, 1 adet linda marka kırmızı renkli forklift ve 1 adet kasa yıkama makinası üzerindeki haczin devamınakarar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin sunmuş olduğu raporda parçaların soğuk hava deposu tesisinin bütünleyici elemanları olduğunu ve bu elemanlardan herhangi birinin ayrılması halinde sistemin çalışamaz duruma geleceği gerekçesiyle her ne kadar anılan elemanların soğuk hava deposunun eklentisi olmadığını beyan etse de bu beyanın kanunla ve gerçeklikle uyuşmadığını, sistemin çalışamaz duruma gelmesi için elemanların illa sistemin bütünleyici parçası olması gibi bir zorunluluk olmadığını, eklentilerin sistemden ayrılması halinde de sistem çalışamaz duruma geleceğini, Medeni Kanunun 686. maddesinin ikinci fıkrasına göre eklentinin de tesisin çalışabilmesi, amacına uygun kullanılabilmesi için ayrılmaz parçaları oluşturduğunu, bir taşınır malın eklenti sayılması için asıl şeyin işletilmesi, korunması veya ondan yararlanılması için sürekli nitelikte ona özgülenmiş olması gerektiğini, dava konusu malların asıl şeyin ekonomik amacına bağlı kılındığı halde ve tesisle ekonomik ve fiziki bütünlük oluşturduğu halde yerel mahkemenin bütünleyici parça şeklinde yanlış hüküm kurduğunu, mahkemenin cevap dilekçesinde belirttiği hususlarda yeterli araştırma yapmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, Soğuk Hava Deposu’nun depo olarak tapuda kayıtlı olduğunu, mahcuzların ana taşınmazın bütünleyici parçaları oldukları hususunun dava dosyasında bulunan ve 4 uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporla da sabit olduğunu, davalının duruşmaya katılmadığını ve bilirkişi raporuna da itiraz etmediğini belirterek davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Uyuşmazlık, haczedilen mahcuzların taşınmazın bütünleyici parçası kapsamında kaldığından taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceğine ve haczin kaldırılmasına ilişkindir.

Tarsusİcra Dairesinin 2018/5859 talimat sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı F2 Enerji Toptan Satış ve İthalat İhracat Anonim Şirketi tarafından borçlu F1 Tarımsal Üretim Hayvancılık Depolama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait taşınırların haczinin yapıldığı anlaşılmıştır.

TMK.’nın 684 maddesine göre “Bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Bütünleyici parça (mütemmim cüz) yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.”

TMK’nın 684. maddesi hükmüne göre mütemmim cüz niteliğindeki şeyler bütünden ayrı haczedilemez. Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Yani alacaklılar, ana taşınmazı satmadan binada bulunan eklenti niteliğindeki malları ayrı ayrı haczettirebilir ve sattırabilirler. Zira eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür.

Taşınmazın tapu kaydına göre niteliği Zemin Katlı Soğuk Hava Deposu ve Kayısı Bahçesidir. Haciz sırasında da aynı nitelikte kullanıldığı anlaşılmıştır.

Fen Bilirkişisi, Hukukçu Bilirkişi, Ziraat Mühendisi Bilirkişisi, Makina Mühendisi Bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, 1 adet meyve sebze ilaçlama- duşlama makinesinin, 9 adet 7 metre yüksekliğinde tahmini 7 metre eninde soğuk hava depolarının, 1 takım atmosfer kontrollü soğutma cihazı ile fan grubunun, 1 adet F3 marka 400 voltluk jeneratörün soğuk hava deposu tesisinde sistemin bütünleyici elamanları olup, tesisten bu elemanlardan herhangi birinin ayrılması halinde sistemin çalışamaz duruma geleceği belirtilmiştir,
Taşınmazın üzerinde bulunan tesis içerisinde haczedilen menkullerin taşınmaz üzerindeki fonksiyonu ve yapısı incelendiğinde, 1 adet meyve sebze ilaçlama duşlama makinası, 9 adet 145 ton depolama kapasitesindeki atmosfor kontrollü soğuk hava deposu, 1 adet imge marka soğutucu dış ünite cihazı ve bu cihazın parçası olan 20 adet fan grubu ve 1 adet F3 marka 400 kva ve dizel jenaratörün tesisin çalışabilmesi amacına uygun kullanılabilmesi için ayrılmaz parçalarından olduğu bu nedenle de tesisle ekonomik ve fiziki bütünlük oluşturduğu, bu menkullerin yasaya uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde TMK’nun 684/2. maddesine göre taşınmazın bütünleyici parçası olarak kabul edilerek 1 adet meyve sebze ilaçlama duşlama makinası, 9 adet 145 ton depolama kapasitesindeki atmosfor kontrollü soğuk hava deposu ,1 adet imge marka soğutucu dış ünite cihazı ve bu cihazın parçası olan 20 adet fan grubu ve 1 adet F3 marka 400 kva ve dizel jenaratör üzerine taşınmazdan ayrı olarak konulan hacizlerin kaldırılmasına, 1 adet linda marka kırmızı renkli forklift ve 1 adet kasa yıkama makinasının ise tesisle bir bütünlük oluşturmadığı yani tesisin yapısı değiştirilmeksizin ve zarara uğratılmaksızın ondan ayrılmasına olanak bulunan eşya kapsamında kaldığı ve en fazla tesisin eklentisi kapsamında olduğundan forklift ve kasa yıkama makinası yönünden taşınmazdan ayrı olarak haczedilebileceği ve satışa konu edilebileceği anlaşılmakla forklift ve kasa yıkama makinası üzerindeki hacizlerin kaldırılması talebin reddine dair mahkemece verilen kararda hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. (Benzer karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/05/2011 tarih 2011/4052 esas 2011/4701 karar)

Yukarıda belirtilen nedenlerle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.

HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20/12/2018 tarih 2018/330 esas 2018/456 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 10,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
İstinaf yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
HMK’nın 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftaiçerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 05/03/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!