Mülkiyet Usul
TMK m.684 ve 718 gereği arazinin mülkiyeti, kalıcı olmak koşuluyla üzerindeki yapı ve bitkileri de bütünleyici parça olarak kapsar; ancak kanunla (İmar Kanunu m.18/9) bu kuralın aksi kararlaştırılabilir ve kalıcı nitelikteki ağaçlar da bu istisna kapsamında değerlendirilir.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: İmar uygulaması sonucu üçüncü kişinin imar parselinde kalan, davacının diktiği nar ağaçlarının bütünleyici parça olarak yer malikine ait olup olmadığı ve İmar Kanunu m.18/9 istisnası karşısında muhtesat bedelinin kimden istenebileceği. Değerlendirme: TMK m.684 ve 718 uyarınca arazi mülkiyeti üzerindeki kalıcı bitkileri kapsar; ancak İmar Kanunu m.18/9 bu kurala istisna getirdiğinden, kalıcı nitelikteki nar ağaçları yönünden bedel ödenmeden yararlanma engellenemez; çakışan kısım ile diğer ağaçlar arasında ayrım ve zilyetlik araştırması yapılmamıştır. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle BOZULMUŞTUR.
Kararı incele →
Taşınmaz üzerindeki muhtesat (taşkın yapı), TMK m.684 uyarınca taşınmazın bütünleyici parçasıdır (mütemmim cüz).
Detaylı özeti gör
Taşınmaz üzerindeki muhtesat (taşkın yapı), TMK m.684 uyarınca taşınmazın bütünleyici parçasıdır (mütemmim cüz). Bu nedenle elatmanın önlenmesi ile birlikte yıkım da istenen davada, muhtesatın bulunduğu taşınmazın tüm kayıt maliklerinin zorunlu dava arkadaşı olarak davada yer almaları sağlanmalıdır.
Kararı incele →
Mülkiyet Usul
Bütünleyici parça (mütemmim cüz), asıl şeyin temel unsuru olup o şey yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkün olmayan ve bağımsız eşya niteliği taşımayan kısım olduğundan, taşınmazdan ayrı olarak haczedilemez (TMK m.684).
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: İpotekli fabrikada haczedilen 600 adet dokuma tarağının TMK m.684 anlamında bütünleyici parça mı yoksa eklenti mi olduğu ve taşınmazdan ayrı haczedilip haczedilemeyeceği. Değerlendirme: Bütünleyici parça asıl şey zarar görmeden ayrılamadığından, eklenti ise İİK m.83/c kapsamında ayrı haczedilemez; menkulün niteliği ancak haczin yapıldığı fabrikada keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir. Sonuç: Yerel mahkemenin eksik incelemeyle verdiği direnme kararı bozuldu; Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirdi.
Kararı incele →
Mülkiyet
TMK m.684 ve 718 uyarınca arazi mülkiyeti ve buna bağlı tasarruf hakkı, o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan yapıları da kapsar; ancak İmar Kanunu m.18/9 gibi özel kanun hükümleriyle bu kuralın aksi kararlaştırılabilir.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Arazi mülkiyetinin o arazide kalıcı yapılan yapıları da kapsadığı genel kuralının, imar uygulaması sonucu başkasının parselinde kalan bina yönünden İmar Kanunu m.18/9 istisnasıyla bertaraf edilip edilmeyeceği. Değerlendirme: HGK, TMK m.684 ve 718 gereği arazi mülkiyetinin kalıcı yapıları kapsadığını, ancak kanunla bu kuralın aksinin kararlaştırılabileceğini; İmar Kanunu m.18/9'un istisna oluşturduğunu, kusursuz yapı sahibinin korunacağını, fakat binası dışında hisseden fazla kullanılan yer yönünden ecrimisil istenebileceğini belirtmiştir. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Kararı incele →
Mülkiyet
Bir kimsenin başkasının taşınmazına kendi malzemesiyle yaptığı temelli ve kalıcı nitelikteki yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline gelir ve ana taşınmazın mülkiyetine tabi olur.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Davalının, davacının çaplı taşınmazına taşkın biçimde yaptığı sürekli ve kalıcı yapının hukuki niteliği ve mülkiyete tabiiyeti; savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil istemi. Değerlendirme: Mahkeme, başkasının taşınmazına yapılan temelli ve kalıcı yapının TMK m.684 ve 718 gereğince ana taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) sayılıp onun mülkiyetine tabi olacağını, ancak temliken tescilin (m.725) öncelikli koşulu olan iyiniyetin davalıca kanıtlanamadığını belirlemiştir. Sonuç: Yerel mahkemenin temliken tescili kabul eden kararı bozulmuştur; davanın kabulü ve temliken tescil isteminin reddi gerekirdi.
Kararı incele →
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.