T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI BORÇLU : K1 – N1- A1
VEKİLİ : Av. K2; A2
DAVALI ALACAKLI : 1 -K3 – N2
VEKİLİ : Av. K4; A3
DAVALI İHALE ALICISI : 2 -F1 OTOMOTİV TEMİZLİK İLETİŞİM KUYUMCULUK İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ – A4
DAVANIN KONUSU : İhalenin Feshi
Mersin 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/877 Esas 2019/565 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna davacı-borçlu vekili tarafından başvurulması üzerine dosya incelendi;
DAVA:Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde özetle;
Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2017/2416 sayılı dosyasından yapılan ihalenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tebligatların usulsüz olduğunu, takibe ve işlemlere 12/10/2017 tarihinde ıttıla kesbedildiğini, kıymet taktiri tebliğinden de 12/10/2017 tarihinde haberdar olunduğunu, davacıya usulüne uygun hiçbir tebligat yapılmadığını, satışa konu edilen meskenin esaslı vasıflarında hataya düşüldüğünü, takipteki tüm işlemlerin batıl – sakat olduğunu, tapu kütük kaydında ipotek işlemlerine beyan edilen kayıtlı adresine ödeme emri gönderilmesi gerektiği halde, başkaca bir adrese gönderildiğini, 30 günlük ödeme süresi dolmadan işlemlere devam edildiğini, satışa konu edilen meskenin gezilip görülmeden değerlemesinin yapıldığını, kıymet taktiri raporunun davacının eline hiç ulaşmadığını, tapu kaydının kat irtifakı olarak “A5 Mahallesi 526 Parsel Sayılı yerde kaim olduğunu, cilt 130, sayfa 12850 B Blok Kat 9 bağımsız bölüm No: 86 “da bulunduğu, adresinin ise “A6” olduğunu, kıymet taktirine gelen icra memurlarının ve bilirkişilerin sitede görüştükleri personel ve yöneticiye sorduklarında dosya borçlusu K1’nın bu adreste ikamet ettiğini ifade ettiklerini, bunun üzerine B Blok’un nerede olduğunu personele sorduklarında da başka taşınmaz ve parsel üzerinde olduğunu da gösterdikleri, esasen B Blok diye adlandırılan blokta 86 numaralı bağımsız bölümün olmadığı, B Blok olarak adlandırılan blokta kapı numaralarının 101’den başladığı, 4 katlı bir bina olduğu ve bu halde posta memurunun dosyadaki tebliğ mazbatalarına işlediği, 2 nolu haber kağıdının yapıştırıldığına dair meşruhatın da yersiz ve usulsüz olduğunu, fiilen mevcut bu durumda 2 nolu haber kağıdının bırakılmış olmasının mümkün olmadığını, mevcut olmayan bir adrese yapıştırıldığı söylenen 2 nolu haber kağıdının yapıştırıldığı adresin tarafına ait olmaması sebebiyle sakıt olduğu, B Blok olarak adlandırılan yerin başka bir siteye ait olduğunu, A7 Sitesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, Mersin’de A7 isimli sitelerde tapu kayıtlarına paralel ve kat irtifaklarına münhasır adres karmaşası mevcut olduğunu, mernis adreslerinin uyumlu olmadığını, kişilere gönderilen gönderilerin tamamının her zaman rücuen iade edildiğini, TK 21. maddesine göre yapılan tebligatların yıllardır usule aykırı olduğunu, bu nedenle satın alma işlemlerinde banka kredisi dahi kullanılamadığını, usulsüz tebligatlar nedeniyle takip dosyasında yapılan işlemlerin hepsinin usulsüz olduğunu, kıymet taktirinin gerçek değeri yansıtmadığını, icra dosyasındaki bilirkişi raporunda beyan edilen mesken adresinin A7 4 sitesi’nde olduğuna dair beyanatların yanlış olduğunu, D no olarak belirtilen 901 beyanatlarının da yanlış olduğunu, B Blok 86 numarada olduğu belirtilen meskenin aslen A7 Sitesi’nde K 3 Blok Kat 9 No 904 sayılı mesken olduğunu, satılan konutun fiilen içinin gezilmediğini, mahalli bilirkişilerden görüş alınmadığını, emlakçı tayin edilmediğini, tekrar kıymet taktiri işleminin yapılması gerektiğini, usulsüzlüklere icra dosyasından 12/10/2017 tarihinde suret alarak haberdar olduğunu, ödeme emrinden itibaren tüm tebligatların usulsüz olduğunu, satışa hazırlık işlemlerinde yasaya aykırılıklar yapıldığını, şartnamenin eksik düzenlendiğini, ihaleye iştirak edenlerin düzmece katılım hali olduğunu, figüranlardan oluştuğunu, arsa mafyası olduklarını, bilirkişi raporunda ve açık artırma ilanında yer alan “A7 4 Sitesi K Blok No K 3 – 9. Kat D. No: 901 Mezitli / Mersin” adresinin yanlış olup, taşınmazın A7 Sitesi’nde bulunduğu ve numarasının 904 olduğu meskenin kayıtlarında, evsaflarında hataya düşüldüğünü, ihaleden sonra kesinleştirme işlemlerinin çok hızlı bir şekilde yaptırıldığını, tescil işlemlerinin acele yaptırıldığını, satış saatinin 14 – 14:05 olarak 5 dakikadan ibaret kılındığını, açıkça ihalede muvazaa ve fesat olduğunu, bu nedenlerle taşınmaz ihalesinin feshine, yargılama gider ve masraflarının karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının 12/10/2017 tarihine kadar hiç bir şekilde dosyadan haberdar olmadığı iddiasının gerçek olmadığını, icra takibinden önce davacıya noterden ihtar gönderdiklerini, davacının dilekçesinde bildirdiği ve aynı zamanda ipotek belgesinde de yer alan adresine defalarca tebligat çıkardıkları halde iade olunduğu ve mernis adresine usulüne uygun tebligat yaptıklarını, İİK 128/2 maddesine göre tapudaki adreslerin esas alınacağını, İİK 148/a maddesine göre yeni adresin bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarihin tebellüğ tarihi sayılacağı, davacının hem mernis adresinin, hem gerçekten ikamet ettiği adresin, hem de tapu sicil müdürlüğüne bildirdiği adresin icra dosyasında tebligat yapılan adres ile aynı olduğunu, bu suretle yapılan tebligatlar ile takip ve kıymet taktirinin kesinleştiği, davacının kıymet taktirine itirazının yersiz olduğunu, raporun usulüne uygun olduğunu, davacının dilekçesindeki sigorta poliçesinin dahi kıymet taktirine itirazın haksızlığını ortaya koyduğunu, taşınmazın yeri, konumu, fiziki şartları, yüzölçümü ve yıpranmışlığının tek tek incelenerek rapor verildiğini, ihaleye katılan hiç kimseyi tanımadıklarını, ihaleye fiziken katılımların yanı sıra elektronik ortamda da katılım yapıldığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın süreden ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ihale alıcısı yazılı cevap vermemiş, duruşmalarada katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
İddia, savunma, icra takip dosyası, tanık beyanları, mernis kayıtları, mahallinde yapılan zabıta araştırması, Mezitli Belediyesi cevabı, keşifler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davanın usulsüz tebligat iddiasına dayalı olarak ihalenin feshi talebi olduğu, her ne kadar davacı takip dosyası başlangıcından itibaren tarafına yapılan ödeme – icra emri, kıymet taktiri tebligatı ve satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu, tebligatlardan haberdar olmadığını iddia etmiş ise de, davacının ikamet ettiği A7 Sitesi’nin birden çok bloktan oluşan büyük bir site olduğu, site yönetimi için de yönetim kararıyla harflendirme ve numaralandırma değişiklikleri yapıldığı, bu değişikliklerin 2017 yılı içinde resmi kayıtlar ile uyumlu hale getirildiği, takibe konu taşınmaz ile satışı yapılan taşınmazın aynı taşınmazlar olduğu, bu meyanda taşınmaz vasfında hata kaynaklı olarak hiç kimsenin hukuki bir hakkının zedelenmediği, ihale alıcısının bu yönde itiraz ve şikayeti olmadığı, icra müdür yardımcısının tanıklığına göre davacının ihaleden önce icra müdürlüğüne müracaat ile takip dosyasından haberdar olduğu, PTT memurları beyanlarına göre tebligat yapılmadan önce site müdüriyeti, yönetim ve görevlilerden şahıs ve adres bilgilerinin teyidi ile tebligat işlemlerinin yapıldığı, tapu kayıt adresi, mernis adresi, davacının ikametgah adresi aynı olup, sonuç olarak davacı borçlu için yapılan tebligatların usul ve yasaya uygun olduğundan usulsüz tebligat şikayetinin reddi ile ihalenin feshine dair davaların ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde açılması gerekip, ihale tarihide 26/09/2017 olduğundan iş bu dava tarihi olan 19/10/2017 günü itibarıyla 7 günlük dava açma süresi geçtiği gerekçeleri ile yasal süresinde ikame olunmayan iş bu ihalenin feshi davasının reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel Mahkemece yapılan incelemede taraflarına yapılan hiçbir tebliğ işleminin usule uygun olmadığını, takip dosyasında mernis adresi diye tebliğ zarfının üstünde yazılan 27/B No.86 adresinin mernis adresi olmadığını, davacının mernis adresinin A8 olduğunu, müvekkilinin mernis adresinde yer alan A7 Sitesi ile B bl. ibarelerinin hiçbir tebliğ zarfı üzerinde bulunmadığını, bilindiği üzere eksik yazılan adresin yanlış adres olduğunu ve yanlış olan adresin doğruymuş gibi kullanamayacağını, gerekçeli kararda farklı gerekçeler üretilmek istenmiş ise de, usulsüz tebligat şikayetinin reddine, yasal süresinde ikame olunmayan ihalenin feshi dava ve talebinin reddine dair kararın her yönü ile batıl olduğunu, 2017/877 esas sayılı dosya kapsamında dinlenen zabıt mümzileri ile birlikte bilahere de mahkemece resen alınan karar ile huzurda dinlenen posta dağıtım memurları ile birlikte yine karşı tarafça tanık gösterilmek sureti ile huzurda beyanı alınan K5’nın takip dosyasında ifa edilen usulü iş ve işlemler ifa eden taraflarınca hileli işlemler ve tebliğler ile bu tebliğlerin üzerine derc edilen usulsüz şerhler ile telafisi imkansız mağduriyetlere sebebiyet veren işlemler yer alan tüm kişilerin kendilerini haklı göstermek maksadı ile beyanda bulunmuş olmaları hususunun da mahkemece yanlış değerlendirildiğini, yerel mahkemeyi kararında samimi kabul etmenin mümkün olmadığını, çünkü tebligatların kasıtlı bir şekilde müvekkilinin de eline geçmemesini temin etmek sureti ile usulsüz ve yolsuz bir şekilde yapılması karşısında müvekkilinin takipten ve ihaleden haberi olmamasını sağladıklarını, izah edilen nedenlerle;yerel mahkeme kararının esastan bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-alacaklı istinafa cevap dilekçesinde;
Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olup, davalı tarafın istinaf talebinin esastan reddinin gerektiğini, davaya konu taşınmaz üzerine müvekilli lehine davacı tarafça 150.00 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, davacının borcunu ödememesi nedeni ile Mersin 3.İcra Müdürlüğünün 2017/2416 esas sayılı dosyası kapsamında ipotek belgesi ve resmi senede dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilmiş olup ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını, bu kıymet taktiri raporunun da davacıya usulüne uygun olarak 12.07.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup kıymet taktirine davacının herhangibir itirazının olmadığını, davacı tarafın tüm takip ve satış işlemlerinden İİK.128/2. maddeye uygun biçimde haberdar edildiğini, 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda “satış kararında adresin doğru yazıldığı, tebligatlar hususunda ise tebligatların yapıldığı mernis adresinin aslında doğru olduğu fakat site yönetiminin yapmış olduğu adreslendirmenin ikilik oluşturduğu bundan dolayı karışıklık meydana geldiği” belirtildiğini, yerel mahkemece tebligatları yapan posta memurlarının teker teker dinlenilmiş olup beyanlarında;”A7 Sitesine yapılan tüm tebligatlarda adres sormak için öncelikle site yöntemine gidildiği buradan yapılan yönlendirmeler dahilinde dağıtımların yapıldığı” nın belirtildiğini, davalının icra dairesine gelerek mezkur icra işlemlerini sorduğunu, posta tevzi memurlarının her bir tebligatı usulüne uygun yaptıklarını, davalının mernis adresine yapılan tebligatlarda herhangibir usulsüzlük bulunmadığını, en nihayetinde site yönetiminin aldığı kararlar ile yer değişikliğine gitmesinin dava konusu taşınmaz ve buraya yapılan tebligatlar ile herhangibir ilgisi bulunmadığı, davalının zaten satış işlemlerinden haberdar olduğu hususunda hiçbir çelişki bulunmadığını, icra hukuk mahkemesinde görülen bir dava için dosyanın defalarca kez bilirkişiye gönderildiği, tanıkların dinlenildiği gözönüne alınmalı ve dosyanın ne denli detaylı incelendiğinin ortaya koyulması gerektiğini, bu nedenlerle;yerel mahkeme karanının usul ve yasaya uygun olduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Uyuşmazlık konusu İİK.nun 134. maddesine göre açılmış ihalenin feshi istemli şikayet niteliğindedir.
Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2017/2416 sayılı dosyasından yapılan ihale sonucu davacıya ait taşınmaz 3. kişi ihale alıcısına ihale edilmiş ve ihalenin feshi talep edilmiştir.
İK’nın 134.maddesinde ihalenin fesih nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece ihalenin Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı, satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ve ihaledeki fesat nedeniyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir.
İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında;
1-İhaleye fesat karıştırılması,
2-Arttırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,
3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,
4-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması, şeklinde sıralanabilir.
İİK.’nın 134/2.maddesinde; “İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler …” hükmü yer almaktadır.
Anılan madde hükmüne göre ihalenin feshini isteme süresi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 281. maddesindeki (mülga 818 sayılı BK.’nun 226.maddesi) yazılı sebepler de dahil olmak üzere yedi gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte bulunduğundan mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Somut olayda; İcra dosyasının incelenmesinde ihale tarihinden itibaren yedi günlük süre geçtikten sonra ihalenin feshi davası açıldığı görülmekle ilk derece mahkemesince şikayetin bu gerekçe ile reddine dair karar yerinde görülmüştür.
Öte yandan davacı vekili satış ilanı ve dosyadaki tüm tebligatların usulsüz yapıldığından, öğrenmeden itibaren süresinde dava açtıklarını ve usulsüz şikayet taleplerinin kabulünü istemiş ise de; yerel mahkemece alınan 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda “satış kararında adresin doğru yazıldığı, tebligatlar hususunda ise tebligatların yapıldığı mernis adresinin aslında doğru olduğu fakat site yönetiminin yapmış olduğu adreslendirmenin ikilik oluşturduğu bundan dolayı karışıklık meydana geldiği” belirtildiği, yerel mahkemece tebligatları yapan posta memurlarının dinlenilmiş olup beyanlarında;”A7 Sitesine yapılan tüm tebligatlarda adres sormak için öncelikle site yöntemine gidildiği buradan yapılan yönlendirmeler dahilinde dağıtımların yapıldığı” nın belirtildiği,davacının ikamet ettiği A7 Sitesi’nin birden çok bloktan oluşan büyük bir site olduğu, site yönetimi için de yönetim kararıyla harflendirme ve numaralandırma değişiklikleri yapıldığı, bu değişikliklerin 2017 yılı içinde resmi kayıtlar ile uyumlu hale getirildiği, takibe konu taşınmaz ile satışı yapılan taşınmazın aynı taşınmazlar olduğu, bu meyanda taşınmaz vasfında hata kaynaklı olarak hiç kimsenin hukuki zarar görmediği, tapu kayıt adresi, mernis adresi, davacının ikametgah adresi aynı olup, sonuç olarak davacı borçlu için yapılan tebligatların usul ve yasaya uygun olduğundan usulsüz tebligat şikayetinin reddi ile ihalenin feshine dair davaların ihale tarihinden itibaren 7 günlük süreden sonra yapıldığından süreden reddine dair yerel mahkeme kararında dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mersin 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/877 Esas 2019/565 Karar sayılı Kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından karar tarihi ile yatırılması gereken 54,40 TL harçtan başlangıçta yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 10 TL harcın davacıdan alınarak
HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde
BIRAKILMASINA,
4-Kararın taraflara
TEBLİĞİNE,
5-HMK 333. madde gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana
İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK ‘nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 17/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe