Adana BAM, 10. HD., E. 2018/571 K. 2018/635 T. 2.5.2018

İlgili TBK madde: TBK Madde 156

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI : K1

VEKİLİ : Av. K2

DAVALI : K3

VEKİLİ : Av. K4

DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 31/01/2018 tarih, 2018/25 esas ve 2018/56 karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davalı tarafça istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA: Davacı

K1 vekili dava dilekçesinde özetle;

Mersin 3.İcra Müdürlüğünün 2018/193 sayılı takibine dayanak Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.12.2005 gün ve 2004/744 esas, 2005/707 karar sayılı kararı ile ilamlı takip yapıldığını, anılan hükümle “müdahalenin men’ine ve yapının kal’ine” karar verildiğini, söz konusu kararın 29.12.2005 tarihli olduğunu, 18.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, hüküm tarihi ile taraflarına tebliğ tarihi arasında on yıldan fazla süre geçtiğini, 6098 sayılı TBK’nun 156/2 maddesi gereğince hükmün zamanaşımına uğradığını, bu nedenle icra takibi yapılamayacağını, ayrıca takip talebi ve icra emrinin mahkeme kararına uygun olarak hazırlanmadığını, mahkeme kararında muhtesat bedeli 3.335,76 YTL’nin davacı tarafından davalıya ödeninceye kadar davalı lehine hapis hakkı tanınmasına karar verildiğini, müdahalenin men’i ve muhtesatın Kal’inin şarta bağlı olduğunu, şartın da muhtesat bedelinin ödenmesi olduğunu, bu ödeme yapılmadan yapılan takibin ve düzenlenen icra emrinin mahkeme kararına uygun olmadığını belirterek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece; davanın kabulü ile, Mersin 3.İcra Müdürlüğünün 2018/193 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibin iptaline, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu ilamın ayni hakka dayalı men’i müdahale kararı olduğunu, zamanaşımına uğramayacağını, takibe dayanak ilamın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığını ve 08/01/2018 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle zamanaşımına uğramasının hukuken mümkün olmadığını, mahkemece verilen kararın doğru olmadığını, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE;

Alacaklı tarafından, “ Müdahalenin meni ve kâl ” kararını içeren ilama dayalı olarak başlatılan ilamlı takipte, borçlu tarafından icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde dayanak ilamın takipten önce zamanaşımına uğradığından bahisle ayrıca dayanak ilamda belirtilen “muhdesat bedelinin ödeninceye kadar borçlu lehine hapis hakkı tanınmasına “yönelik hüküm nedeniyle icranın geri bırakılması talep edilmiş olup mahkemece dayanak ilamın takipten önce zamanaşımına uğradığından bahisle takibin iptaline karar verilmiştir.

Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; ayni hakka dayalı olarak verilen müdahalenin meni ilamlarının zamanaşımına uğramayacağını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İİK. nun 39/1.maddesi uyarınca, ilama dayalı takip, son işlem tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Taşınmazın aynına ilişkin ilamlar ise zamanaşımına uğramazlar.

BK’nun 135/2. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 156. madde) “borç bir senette ikrar edilmiş veya bir hüküm ile sabit olmuş ise yeni müddet daima on senedir” İİK’nun 39. maddesinde ise “ilama müstenit takip son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar” hükümlerine yer verilmiştir. İlam verildiği tarihten itibaren on yıl içinde borçluya tebliğ edilirse bu tebliğ tarihinden itibaren yeni bir on yıllık süre başlar. Borçlu bu hükmü temyiz eder ve hüküm Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşirse on yıllık zamanaşımı süresi hüküm kesinleştiği tarihten itibaren başlar.(Y.8.HD.nin 2014/7796 E. 2014/8478 K.)

Somut olayda: takibe dayanak Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/744E. 2005/707 K. sayılı ilamı incelendiğinde; alacaklının , borçlunun rızası hilafına tapulu taşınmazına kaçak inşaat yaptığını beyan ederek borçlunun müdahalesinin menine yapının kal’ine karar verilmesini talep ettiği, borçlu vekilinin müvekkilinin iyiniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini talep ettiği , mahkemece 29.12.2005 tarihinde müdahalenin menine , binanın kal’ine , muhdesat bedeli olan 3.335,76 TL ‘nin davacı tarafından davalıya ödeninceye kadar lehine hapis hakkı tanınmasına karar verildiği görülmüştür. Bu hükmün 11.04.2016 tarihinde tebliğe çıkartıldığı hususunda anlaşmazlık yoktur.

Dayanak ilam müdahalenin menine ve yıkıma ilişkin olup bu haliyle ilamda taşınmazın aynıyla ilgili kayıt ve sicillerde değişiklik yaratan bir hüküm bulunmamaktadır.(Benzer mahiyette Y.8.HD.nin 2017/10714 E. 2017/14375K. Sayılı içtihadı )Bu durumda BK’nun 135/2. maddesine (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 156. madde) göre zamanaşımı süresi 10 yıl olup hüküm tarihi olan 29.12.2005 tarihi ile kararın tebliğe çıkartılma tarihi olan 11.04.2016 tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Bu durumda İİK.nun 33/a-1. Maddesine göre icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

Bu nedenlerle davalı-alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK.nun 353-1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, açıklanan gerekçelerle Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2018/193E. Sayılı dosyası ile yürütülen takip bakımından icranın geri bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun
KISMEN KABULÜNE,

2-Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 31.01.2018 tarih ve 2018/25 E. 2018/56K. Sayılı kararının HMK.nun 353-1-b-2 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,

3-Zamanaşımı itirazının
KABULÜNE,

4-Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2018/193E. Sayılı dosyası ile yürütülen takip bakımından
İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA,

5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına

6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 57,60 TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine

7-İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına;

8-İstinaf yolu yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına

9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT’ne göre belirlenen 725,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!