Adana BAM, 1. HD., E. 2021/284 K. 2021/1328 T. 18.10.2021

İlgili madde: TMK Madde 634

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

14/02/2018

NUMARASI :

2017/22 Esas, 2018/8Karar

VEKİLLERİ:

Av. K1 – A1
Av. K2 – A2

MİRASÇILAR:

1 -K3 – N1 – A3
:

2 -K4 – N2 – A4
:

3 -K5 – N3 – A5
:

4 -K6 – N4 – A6
:

5 -K7 – N5 – A4

MÜTEVEFFA:

K8
– N6

DAVANIN KONUSU :

Tereke (Tespit İstemli)

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı SGK Başkanlığı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Talepte bulunan Bitlis Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü vekilinin 10/05/2017 tarihli dilekçesi ile; müteveffa K8’ın 2016/10590, 10591,10592 ve 2017/1026, 10262, 10263 takip numaraları dosyalarından toplam 22.750,00 TL kurumlarına borcu olduğunu ve borçlunun 20/12/2015 tarihinde vefat ettiği, müteveffanın mirasçılarının Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/213 Esas sayılı dosyası ile mirası reddettiklerini, dolayısıyla kurumlarının alacaklarını tahsil edemediğinden bahisle murisin mirasının tasfiyesine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Bitlis Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü vekilinin 10/05/2017 tarihli dilekçesi ile müteveffa K8’ın 2016/10590, 10591, 10592 ve 2017/1026, 10262, 10263 takip numaraları dosyalarından toplam 22.750,00 TL kurumlarına borcu olduğunu ve borçlunun 20/12/2015 tarihinde vefat ettiği, müteveffanın mirasçılarının Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/213 Esas sayılı dosyası ile mirası reddettikleri, böylelikle 4721 sayılı TMK.nun 612. maddesi gereğince “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.” hükmü gereğince en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiği anlaşıldığından, Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesi gereğince terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, davacının talebi, mirasçıların cevapları, veraset ilamı, mirasın reddine dair ilam, icra müdürlükleri, bankalar, vergi dairesi ve tapu sicil müdürlükleri ile yapılan yazışmalardan anlaşıldığından;

Talebin kabulü ile; 20/12/2015 tarihinde vefat eden N6 TC Kimlik numaralı muris K8’ınterekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesine,
4721 Sayılı T.M.K’nun 634. maddesi gereğince tasfiyenin atanacak bir tasfiye memurunca yapılmasına, yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece taleplerinin kabulüne karar verildiğini, yerel mahkeme gerekçeli kararında davanın niteliği gereği müvekkili kurum kendisini vekille temsil ettiriyor olmasına rağmen vekalet ücretine hükmetmediğini, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/1 maddesine göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiğini, buna göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olduğunu, işbu nedenle yerel mahkemece verilen usul ve yasaya aykırı 2018/8 K. sayılı kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Taraflar arasındaki dava, Tereke (Tespit İstemli) tasfiye istemine ilişkindir.

Davacı vekili, kurumlarının alacaklarını tahsil edemediğini belirterek murisin mirasının tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği, yerel mahkemece talebin kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı SGK Başkanlığı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinafa taşındığı görülmüştür.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2 maddesi; “Miktar veya değeri üçbinbeşyüzaltmış
(5.390,00 TL
) Türk Lirasını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” düzenlemesini içermektedir.

İlk derece mahkemesi tarafından miktar veya değeri 5.390,00 TL.’yi (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar, verildiği anda kesin olup istinaf yoluna başvurulamaz. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, 5.390,00 TL’lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (HMK. m. 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl istemin kabul edilmeyen bölümü 5.390,00TL’yi geçmeyen tarafın istinaf yoluna başvuru hakkı yoktur. (HMK. m. 341/4).

Yukarıda belirtilen 5.390,00 TL’lik parasal sınır 1.560,00 TL iken, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle yapılan değişiklikle 3.000,00 TL olmuştur. Aynı kanunla HMK’ya eklenen ek 1. madde gereğince, bu miktarın 2017 ve sonrası yıllarda her yıl yeniden değerlendirme oranında artırılması ve artırım sırasında 10,00 TL kesirleri dikkate alınmadan belirlenmesi gerekmektedir. Bu hükümlere göre hesaplama yapıldığında 2017 yılı için kesinlik sınırı 3.110,00 TL, 2018 yılı için kesinlik sınırı 3.560,00 TL, 2019 yılı için kesinlik sınırı 4.400,00 TL, 2020 yılı için kesinlik sınırı 5.390,00 TL’dir.
6100 Sayılı HMK’nın 346/1. maddesi; “İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344’üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.” düzenlemesini içermektedir.

İstinaf yoluna başvurulan karar kesin olduğu halde, bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmiş ise, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf dilekçesinin reddine karar verilebilir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; istinaf incelemesine konu karar 14/02/2018 tarihinde verilmiştir. Karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı 3.560,00 TL’dir.

Davacı kurum vekili vekalet ücreti yönünden istinafa gelmiştir. Karar tarihi itibariyle maktu vekalet ücreti 2.180,00 TL olup kesinlik sınırında kalmaktadır.

Belirtilen nedenle karar tarihinde yürürlükte bulunan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesine göre dava değeri kesinlik sınırı altında kalmaktadır. Aynı yasanın 346/1. maddesine göre kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verilmediği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda anlaşıldığından; davalılar vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesinin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2 maddesi yollaması ile 346/1 ve 352. maddeleri gereğince reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1
-Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf dilekçesine konu ettiği vekalet ücreti miktarının kesinlik sınırında kalması nedeniyle davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, HMK’nun 341/2, 346 ve 352. maddeleri uyarınca
REDDİNE,

2-
Davalı SGK Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf kanun yoluna başvuran tarafın yaptığı istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 352 ve 362/1-a maddeleri uyarınca
KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.18/10/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaş — Avukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!