Adana BAM, 1. HD., E. 2021/1865 K. 2022/1568 T. 24.10.2022

İlgili madde: TMK Madde 609

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

İSKENDERUN 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

20/05/2021

NUMARASI :

2020/1109 Esas, 2021/601Karar

DAVACI:

K1 – -N1 – A1

VEKİLİ:

Av. K2 – [N2] UETS

MİRASBIRAKAN:K3

– N3

DAVANIN KONUSU :

Mirasın Gerçek Reddi

DAVA TARİHİ :

03/12/2018

DAİRE KARAR TARİHİ :

24/10/2022

KARAR YAZIM TARİHİ :

24/10/2022
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ağabeyi K3’nin yaklaşık 20 yıl önce vefat ettiğini, ağabeyi ile fazla bir görüşmesinin olmadığını, herhangi bir alışverişinin de olmadığını, abisinin borca batık olduğunu beyan ederek mirasını kayıtsız ve şartsız reddedildiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28/02/2019 tarih ve 2018/207 Esas 2019/132 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, Dosya İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/104 Esas sırasına kaydedilmiş, 20/07/2020 tarih ve 2019/104 Esas 2020/116 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik verilerek dosya istinaf mahkemesine gönderilmiştir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 06/11/2020 tarih ve 2020/1840 Esas, 2020/1019 Karar sayılı ilamı ile yargı yeri olarak İskenderun 2.Sulh Hukuk Mahkemesi belirlenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; murisin 12/12/1992 tarihinde vefat ettiği, davacıların mirasın reddi davasını 03/12/2018 tarihinde açtığı, TMK 606 uyarınca miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren 3 ay içerisinde mirasın reddedilebileceği hüküm altına alındığından, davanın yasal süresi içinde açılmadığı ve mirasçı olunduğunun sonradan öğrenildiğine dair hiçbir delil sunulmadığı anlaşıldığından davanın reddine, yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Müvekkili tarafından 03/12/2018 tarihinde mirasın reddi davası açıldığını, mahkeme tarafından murisin 12/12/1992 tarihinde vefat ettiği, TMK 606 uyarınca miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren 3 ay içerisinde mirasın reddedilebileceği, davanın süresinde açılmadığı ve mirasçı olduğunun sonradan öğrenildiğine dair delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin abisi K3’nin 12/12/1992 tarihinde vefat ettiğini, dosya içerisinde yer alan nüfus kaydının incelenmesinde de görüleceği üzere; Mütevveffanın ölüm tarihinde mirasçısı oğlu K4 ve eşi K5 olduğunu, müvekkilinin bu kişilerle hiçbir zaman irtibatı olmadığını, yukarıda izah edildiği üzere; miras bırakanın birinci derece mirasçılarının bulunması nedeniyle,murisin ölüm tarihinde müvekkilinin mirasçı sıfatına haiz olmadığını, müvekkili ölüm tarihinde mirasçı olmadığından, sahip olmadığı sıfata ilişkin haklara da sahip olmadığını, nüfus kaydının dosya içerisinde yer aldığını ve yerel mahkemenin incelemiş olması halinde bu hususu göreceğini, bu nedenle; davanın murisin ölümünden itibaren 3 aylık sürede açılmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu, mirasçılık sıfatı sonradan kazanılan bir hak olmadığını,
Murisin ölüm tarihinde oğlu ve eşi bulunduğundan, halefiyet ilkesi gereği miras bu mirasçıların mirasçılarına geçtiğini, müvekkilinin bu kişiler ile mirasçılık ilişkisi bulunmadığını, bu hususun da açıkça ortada olduğunu, müvekkiline Gaziantep 1. İş Mahkemesi 2016/371 E sayılı dosyasından dahili davalı-mirasçı olarak tebligat yapılmış ve araştırmasında müteveffa abisinin mirasçısı olarak davalı olduğunu öğrendiğini, ancak mirasçılık sıfatı olmadığını, 4721 sayılı Medeni Kanunun 606.maddesi;
“Miras, üç ay içinde reddolunabilir.

Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar
“. hükmü gereğince, müvekkili tebligat tarih olan 28/11/2018 tarihinden sonra davayı üç aylık sürede açtığından mirası kayıtsız şartsız reddettiğini, dosyanın incelenmesinde görüleceği üzere; müvekkilinin dava dilekçesi, yerel mahkeme tarafından mirasın hükmen reddi olarak kabul edilip görevsizlik kararı verilmiş, dosya uzun süre hükmen red kapsamında işlem görmüş ve deliller toplandığını, davanın gerçek reddine ilişkin müvekkiline verilen herhangi bir süre bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin anayasal hakkı ihlal edildiğini, yukarıda belirtilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle; öncelikle yerel mahkeme kararının bozulmasına/ kaldırılmasına ve hüküm tesis edilerek, davanın kabulü ile; müvekkilinin K3’den kalan tüm mirası reddettiğine dair isteminin kabulü ile mirasın reddi kararının ilgili sicile tesciline ve tarafına belge verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Taraflar arasındaki dava, Mirasın Gerçek Reddi istemine ilişkindir.

Somut olayda; davacının, ağabeyi K3’nin yaklaşık 20 yıl önce vefat ettiğini, abisinin borca batık olduğunu beyan ederek mirasın reddedildiğinin tespitini talep ettiği, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine karar verildiği, verilen kararın davacı tarafından istinafa taşındığı görülmüştür.

Davacılar ve murisin nüfus kayıtları UYAP’tan dosya arasına alınmış olup incelenmesinde; muris K3’nin 12/12/1992 tarihinde vefat ettiği, davanın 03/12/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

TMK. Madde 606 ”
Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
” hükmünü düzenlemiştir.

İskenderun 2.Asliye H.Mah.’nin 2019/104 Es.sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin 23/06/2020 tarihli duruşmada davayı ıslah etmek üzere süre talebinde bulunduğu, mahkemece ıslah için 1 hafta kesin süre verildiği, davacı vekilinin 30/06/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile mirasçı olduğunu Gaziantep 1.İş Mahkemesi 2016/371 Es. Sayılı dosyadan gönderilen tebligat ile öğrendiği ve 3 aylık süre içinde mirası kayıtsız ve şartsız reddini talep ettiğini, ıslah talebinin kabulü ile müvekkilinin mirası reddettiğine dair istemin kabulüne karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ve İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı meydana geldiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 06/11/2020 tarih ve 2020/1840 Esas, 2020/1019 Karar sayılı ilamı ile yargı yeri olarak İskenderun 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin belirlendiği ve olumsuz görev uyuşmazlığının sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
** Mahkemece, 3 aylık yasal sürede açılmayan davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler.

Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. TMK 606. maddesine göre; “miras 3 ay içerisinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar.” Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince, yasal mirasçı tarafından ölümden itibaren üç ay içinde talepte bulunulmamış ise de, davacı, ağabeyinin öldüğü tarihte mirasçı olarak eşi ve çocuğu bulunduğu, ağabeyinin yasal mirasçısı olduğunu Gaziantep 1. İş Mahkemesi 2016/371 E sayılı dosyasından dahili davalı-mirasçı olarak tebligat yapıldıktan sonra öğrendiğini belirttiğini beyan etmiştir. Mahkemece davacıya murisin ölümünü yada mirasçı olduğunu daha sonra öğrenme durumu hakkında delillerini sunması için imkan verilip; gösterdiği taktirde delillerin toplanması, gerekli görülmesi halinde iş mahkemesi dosyasının incelenmesi, tanıklarının dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile (ağabeyinin 1992 yılında öldüğü ve 3 aylık yasal süre içinde talepte bulunmadığı gerekçesiyle) yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
(Bknz. Yargıtay 14.H.D.
2016/18525
Es.
2020/8101
Karar.)

Bu nedenle davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

Bu nedenlerle istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 bendi uyarınca, kabul edilerek kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20/05/2021 tarih ve 2020/1109 Esas, 2021/601 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun
, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,

2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,

3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılanistinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,

6-
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/10/2022

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!