Adana BAM, 1. HD., E. 2021/1824 K. 2022/1505 T. 14.10.2022

İlgili madde: TMK Madde 609

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ANAMUR SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

03/09/2019

NUMARASI :

2019/532 Esas, 2019/651Karar

DAVACI:

K1- N1 – A1
DAVALI
:

HASIMSIZ

MİRASBIRAKAN:

K2 – N2

MÜTEVEFFA:

K3 – N3

DAVANIN KONUSU :

Mirasın Gerçek Reddi

DAVA TARİHİ :

25/12/2018

DAİRE KARAR TARİHİ :

14/10/2022

KARAR YAZIM TARİHİ :

14/10/2022
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;

Dayısı Halil İhsan Sögütoğlu’nun 28/08/2017’de vefat ettiğini, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinden gelen dava dilekçesi ile (02/10/2018) bu durumu öğrendiğini, dayısı ile 40 yıldır hiç görüşmediğini, murisinden kalan mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddetmek istediğini, belirterek murisin mirasını yasal süresi içerisinde reddettiğinin tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamından muris Halil İhsan Sögütoğlu’nun 28/08/2017 tarihinde vefat ettiği, davacının davasını 25/12/2018 tarihinde açtığı ve 3 aylık yasal süre geçtikten sonra davanın açıldığı anlaşıldığından davanın reddine, yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran davacı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, miras bırakanın öldüğünü taraflarına miras bırakana karşı açılmış olan bir dava dosyasından gelen tebligat ile öğrendiklerini, miras bırakan ile bir diyalogları bulunmamakta olup ölümünü yukarıda değindikleri davadan gönderilen tebligat ile öğrendiklerini, bu tebligat ile akabinde hemen mirasın reddi davası açtıklarını,
TMK Madde 606- Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar denilmekle birlikte kanun mirasçı olduklarını daha sonradan öğrendiklerinde dava açılabileceği hükmünü ortaya koymuştur.

Yerel mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, açıkladıkları nedenlerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile Anamur Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Taraflar arasındaki dava, TMK 605/1. madde gereğince mirasın gerçek reddi talebine ilişkindir.

Somut olayda;

Davacı, muris dayısı Halil İhsan Söğütoğlu’nun 28/08/2017 tarihinde vefat ettiğini, uzun yıllardır dayısı ile görüşmediğini, dayısının vefat ettiğini İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/141 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinden ve ekindeki veraset ilamından öğrendiğini, tebliğin ise 02/10/2018 tarihinde yapıldığını belirterek mirası kayıtsız şartsız reddettiğinin tespitini istemiştir.

Mahkemece, 3 aylık yasal sürede açılmayan davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler.

Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. TMK 606. maddesine göre; “miras 3 ay içerisinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar.” Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.

Somut olayda, yasal mirasçı tarafından ölümden itibaren üç ay içinde talepte bulunulmamış ise de, davacı, dayısının ölümünü İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/141 Esas sayılı dava dosyasında dava dilekçesinin ve ekindeki veraset ilamının tarafına tebliği ile öğrendiğini beyan etmiştir. Mahkemece davacıya murisin ölümünü daha sonra öğrenme durumu hakkında delillerini sunması için imkan verilip; gösterdiği taktirde delillerin toplanması, tanıklarının dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
(Bknz. Yargıtay 14.H.D.
2016/18525
Es.
2020/8101
Karar.)

Bu nedenle davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

Bu nedenlerle istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 bendi uyarınca, kabul edilerek kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Anamur Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 03/09/2019 tarih ve 2019/532 Esas, 2019/651 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvurusunun
, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,

2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,

3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılanistinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,

6-
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/10/2022

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!