Adana BAM, 1. HD., E. 2020/626 K. 2020/1318 T. 11.12.2020

İlgili madde: TMK Madde 747

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

TARSUS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

1- K1 – N1 A1

VEKİLİ:

Av. K2 – A2

DAVACI :

2- K3 – N2 A1

DAVALI :

1- K4 – A3

VEKİLLERİ:

Av. K5 – A4
Av. K6 –

DAVALI :

2- K7 – A3
VEKİLİ
:

Av. K5 – A4

DAVALI :

3- K8 – A5

VEKİLLERİ:

Av. K9 – A6
Av. K10 – A7

DAVALILAR :

4- K11 – N3 A8

5- K12 – N4 A9

6- K13 – A3

7- K14 -N5 A10

8- K15 -N6 A11

9- K16 -N7 A12

10- K17 -N8 A13

11- K18 -N9 A9

12- K19 -N10 A10

13- K20 – N11 A14

14- K21 – N12 A15

15- K22 – N13 A9

MÜTEVEFFALAR:

K23
– N14
K24 – N15
DAVA
NIN KONUSU
:

Geçit Hakkı Kurulması
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, dahili davalı K8 vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;

Tarsus ilçesi, A16 mevkiinde bulunan adlarına kayıtlı mülkiyet esasına göre kayıtlı olan ve fiilen de maliki oldukları 413 parsel sayılı taşınmaz ile davalılar adına kayıtlı 412, 415, 416, 417, 550 ve 551 parsel sayılı taşınmazlara komşu olduğunu, kendi taşınmazı ile anayol arasında davalıların taşınmazı olduğunu, ana yola çıkmak için davalıların taşınmazından başka yol olmadığını, bu nedenle davalılara ait taşınmazlar üzerinde, tazminat karşılığında zorunlu geçit hakkı kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalılardan
K4 ve K7 vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduu cevap dilekçesinde özetle, davanın kesin hüküm varlığı sebebiyle usulen reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davalı müvekkilnin kendi parselini A ve B olarak ikiye ayırması neticesinde parselin güney kısmında kalan B bölümünden iki davacının da lehine geçit hakkı tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılardan
K13 duruşmada alınan beyanında, davanın reddini talep etmiştir.

Dahili davalılardan K8 duruşmada alınan beyanında, evinin önünden geçmesini istemediğini, ancak, mahkeme o şekilde karar verirse bir diyeceğinin olmadığını, geçit hakkına ilişkin bilirkişi raporunda belirlenmiş olan parayı istemediğini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Dava, TMK’nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları ve krokiler dosyaya celp edilmiştir.

Bozma Öncesi Mahallinde 08/05/2015 günü keşif yapılmış, keşif sonrası fen bilirkişisi raporunda özetle,
6 ayrı bölgede diğer geçit hakkı alternatiflerini değerlendirerek buna ilişkin krokileri eklemiş, ziraat ve inşaat bilirkişileri raporunda özetle, tüm seçenekleri değerlendirerek bedel tespitlerini yapmıştır. Mahkememiz dosyası Mersin kadastro mahkemesinin 2015/5 esas sayılı dosyasında verilen karar sonrası oluşan tapu kayıtları ve bir kısım davalılar vekilinin 341 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinden davacıların bedelsiz geçmesine muvafakat ettiklerine yönelik beyanı dikkate alınarak alternatif seçenek yolun yeniden değerlendirilmesi için ekrapor tanzim etmek üzere bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bozma Öncesi Yargılama sırasında davacı tarafından eksik harcın tamamlandığı görülmüştür.

Bozma sonrası 27/04/2018 tarihinde yapılan keşif sonrası, bilirkişi heyeti raporunda özetle;

Alternatifin yol güzergah seçeneği olarak bilirkişi kurulunun 1 nolu alternatifinin en uygun yol seçeneği olduğu belirtilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve dosya içeriği göz önüne alındığında; dava geçit hakkının kurulması talebine ilişkindir.

Somut olaya gelince; davacıların maliki bulunduğu 413 parsel sayılı taşınmazın genel yol ile bağlantısının bulunmadığı dosyaya getirtilen pafta ile sabittir. Konusunda uzman bilirkişilerin katılımı ile taşınmaz başında keşif yapılmış, dosyaya sunulan bilirkişi kurulu raporu ile geçit hakkı kurulabilecek alternatif yollar belirlenmiştir.

Geçit hakkı saptanırken taraf yararlarının gözetilmesi gerekmektedir. Geçit hakkı özünü komşuluk hukukundan almaktadır. Bu bakımdan yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri de esas alınmalıdır.

Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir. Vekalet ücreti de yargılama giderlerinden olup davanın niteliği gereği dava kabul edilse dahi vekil ile temsil edilen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Mahkememiz dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2018/142 esas, 2018/166 karar sayılı dosyası ile kaldırıldığı, işbu kaldırma kararı doğrultusunda, 12/10/2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda 1. Alternatif olarak sarı renkte gösterilen krokide (A) harfi ile işaretli yerden 18,80 m2 Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada, 8(YENİ 9) nolu parsel aleyhine Mersin İli, tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada7 nolu parsel lehine, 8 (yeni 9)nolu parselden 18,80 m2 geçit hakkı TESİSİNE, geçit hakkı irtifakının tapuya tesciline,12/10/2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda 1. Alternatif olarak sarı renkte gösterilen krokide (A1) harfi ile işaretli yerden 2,78 m2 Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada, 2 nolu parsel aleyhine Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada7 nolu parsel lehine, 2 nolu parselden 2,78 m2 geçit hakkı TESİSİNE, geçit hakkı irtifakının tapuya tesciline, 12/10/2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda 1. Alternatif olarak sarı renkte gösterilen krokide (A2) harfi ile işaretli yerden 4,38 m2 Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada, 3 nolu parsel aleyhine Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada7 nolu parsel lehine, 3 nolu parselden 4,38 m2 geçit hakkı TESİSİNE, geçit hakkı irtifakının tapuya tesciline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. irtifakı tesisine yönelik hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran dahili davalı K8 vekili dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının yasaya uygun olmadığını, bilirkişi raporuna göre en uygun güzargahın 1 nolu seçenek olduğu halde mahkeme gerekli araştırmayı yapmadan kendisine ait 3 nolu seçenekte bilirtilen yerden geçit hakkı tesisininin yasal olmadığını, objektif kıstaslara göre fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine göre daha az masrafla, ağaç sökülmeden, tarafların faydasına olan diğer alternatiflerin incelenmediğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, mahkeme kararının yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Dava, TMK’nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.

Bu tür davalar bilindiği gibi arazi düzenlemesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel ya da bağlantı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyacı veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nispi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenilen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.

TMK’nun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir.

Geçit gerekçesinin nedeni taşınmazın niteliği ile bu gerekçesinin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davanın sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları bu yöndedir. (örneğin: Yrg. 14.H.D.nin 2014/14702 Es. 2015/10559 Karar, 2017/2188 Es. 2017/4844 Karar) Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.

Mahkemece ilk kararında toplanan deliller ve alınan fen bilirkişisi raporunda 1. seçenek en kısa ve en uygun güzergah olarak belirtilmekte ise de, 3. nolu seçenek bakımından davalıların bedelsiz tesis etmeyi kabul etmesi, bu güzergahın davacıların genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazın ihtiyacını gidermesi için kısa mesafe sayılması dikkate alınarak; davacıların 341 ada 7 parsel (413 parsel) sayılı taşınmazların kayıt maliki olduğu, Mersin İli, Tarsus İlçesi, A5 Mevkii 413 parsel sayılı taşınmaz lehine, 341 ada 4 nolu (415 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde, 29/03/2017 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 3 nolu C ve D harfi ile güzergah olarak gösterilen biçimde 3m² metre genişliğinde toplam 114.48m² kısımda geçit irtifakı tesisine yönelik hüküm kurulmuştur.

Dahili davalı K8 vekili 13/11/2017 tarihli dilekçe ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Dairenin 2018/142 esas, 2018/166 karar sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda alınan rapora göre, dava açıldıktan sonra bölgede 3402 Sayılı Kanun’un 22A uygulaması ile düzeltme kadastrosu yapıldığı ada ve parsel numaraları değiştiği 3 nolu alternatif yolun daha önceden 341 ada 4 ve 5 nolu parseller içerisinde kaldığı uygulama sonucunda 3 nolu 114 metrekarelik yolun tamamının 4 nolu parsel içerisinde kaldığı, 1 nolu alternatifin yolun 25.96 metrekare olmakla 341 ada 2, 3 ve 8 nolu parsellerden geçtiği, davacı parselinin genel yola bağlantısının olmadığı, geçit hakkının tarafların taleplerine göre değil objektif kıstaslara tespit edileceği, tespit edilecek yolun kesintisiz genel yola bağlanması, en ekonomik ve en kısa taraflara en az zarar verecek yolun, en uygun yolun tespiti gerekir. Mahkemece yapılan keşif, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre en uygun yolun 3 nolu alternatif olduğu kabul edilerek verilen geçit hakkının yukarıda belirtilen kıstaslara göre davacıların menfeatlerine uygun olduğu, bedel istenilmemesinin ya da dava dışı ödenmesinin tek başına en uygun yol olduğu sonucunun çıkarılamayacağı, objektif kriterlere göre tespit edilen 1 nolu güzergahın en uygun yol olduğu dosya içeriğinden anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-a/6 bendi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olmakla, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda keşif sonucunda alınan fen bilirkişi raporunda 1. Alternatif olarak hattan davacıya ve K3’ye ait Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada7 nolu parsel lehine, krokide sarı renkte gösterilen krokide (A) harfi ile işaretli yerden Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada, 8 (YENİ 9) nolu parsel aleyhine 8 (yeni 9) nolu parselden 18,80 m² yer üzerinde, aynı krokide (A1) harfi ile işaretli yerden 2,78 m² Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada, 2 nolu parsel aleyhine 2,78 m² kısım üzerinde aynı krokide (A2) harfi ile işaretli yerden 4,38 m2 Mersin İli, Tarsus İlçesi, A16 mevkii 341 ada, 3 nolu parsel aleyhine daimi geçit hakkı TESİSİNE karar verilmesinde karşı taraf yönünden en az zarar ve üzerinde en düşük maliyetle geçit hakkı kurulabileceği, geçit hakkı bedelinin bilirkişi raporuyla belirlendiği, mahkemece objektif esaslara uygun olarak, taşınmazların niteliği ,davalılar taşınmazının kullanım şekli ve miktarına göre bütünlüğünün bozulmayacağı komşuluk hukukuna uygun en az giderle genel yola çıkılabilecek alternatif yol olduğu anlaşılmakla 1 nolu alternatif üzerinde geçit hakkı tesisi dosya içeriğine uygun olmakla istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17/12/2019 tarih ve 2018/87 Esas, 2019/299 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, dahili davalı K8vekilinin istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca,ESASTAN REDDİNE,

2-
Dahili davalı K8’ın istinafı reddolunduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken
687,76 TL istinaf karar harcından peşin alınan
148,60
TL harcın mahsubu ile bakiye 539,16 TL harcın dahili davalı K8’tan alınarak Hazine’ye irat kaydına,

3-
İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK.nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-
Kararın yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.11/12/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!