T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
İSKENDERUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
30/12/2019
NUMARASI :
2019/333 Esas, 2019/756Karar
DAVACI:
K1
– -N1 – A1
VEKİLİ:
Av. K2 – [N2] UETS
DAVALI:
K3
–
-N3 – A2
VEKİLİ:
Av. K4 – A3
MÜTEVEFFA:
K5 – -N4
DAVANIN KONUSU :
Mirasın Hükmen Reddi
DAVA TARİHİ :
25/06/2019
DAİRE KARAR TARİHİ :
23/10/2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
23/10/2020
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;
Muris K5’in 20/01/2016 tarihinde vefat etmiş olduğunu, muristen kalan hiçbir malvarlığı bulunmadığını, murisin İskenderun 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/63749 sayılı dosyası ile borçlu olduğunu, başkaca bir borcu bulunup bulunmadığını bilmediğini, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığını, bu nedenle murisin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;
Miras bırakan K5’in 20/01/2016 tarihinde vefat ettiğini, vefatının akabinde müteveffa miras bırakanın terekesinin tüm aktif ve pasifleri ile mirasçılarına geçtiğini, müvekkilinin alacaklı olduğundan müteveffanın sağ olduğu dönemde İskenderun İcra Müdürlüğü’nün 2016/63749 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, mirasçılarının mirası reddetmemeleri nedeniyle takibin mirasçılarına sirayet ettiğini, miras bırakanın ölümü tarihindeki borçlarının, alacakları ve tüm hakları dahil olmak üzere mal varlığından fazla olmasının mirasın hükmen reddi şartı olduğunu, söz konusu olayda miras bırakan öldüğünde mirasın borca batık olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
Somut olayda; K5’in malvarlığı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, tapu müdürlüğü nezdinde yapılan araştırma neticesinde; borcunu karşılayacak herhangi bir menkul ve gayrimenkulünün bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, Hatay İli, Arsuz İlçesi, Avcılarsuyu Mahallesi nüfusuna kayıtlı 01/07/1933 doğumlu K6 ve K7’tan olma N4 TC Kimlik Numaralı
”
K5
“in ölümü tarihi olan 20/01/2016 tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli olduğu ve resmen de tespit edildiğinden 4721 sayılı TMK 605/2 maddesi gereğinceterekesinin borca batık olduğu ve mirasının davacı K1 tarafından hükmen reddedildiğinin TESPİTİNE, yönelik karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olup bozulması gerektiğini, Mirasbırakan K5’in vefatının akabinde, müteveffa mirasbırakanın terekesi tüm aktif ve pasifleri ile mirasçılarına geçtiğini, müvekkili alacaklı olduğundan, müteveffa sağ iken hakkında İskenderun İcra Müdürlüğü’nün 2016/ 63749 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, nitekim mirasbırakanın ölümü ile işbu icra takibi, mirasbırakanın pasifinde yer aldığından dolayı reddi miras yapmayan mirasçılarına sirayet ettiğini, mirası reddetmeyen mirasçılardan birisi de davacı K1 olup, söz konusu icra takibi tarafına yöneltilerek icra usul işlemlerine devam edildiğini, akabinde borcun ifasına yönelik işlemler neticesinde davacının maaşına haciz konulmuş ve maaş haczi kesintisi gerçekleştirilmiş, davacı bu durumdan dolayı kötüniyetli olarak mirasın hükmen reddi davası açtığını, TMK madde 605’de mirasın reddine ilişkin düzenlemede bulunduğunu, mirasın hükmen reddinin söz konusu olabilmesi için belli şartların gerçekleşmiş olması gerektiğini, davacının kanundan kaynaklanan 3 aylık sürede mirası reddetmemesi, mirasın zımnen kabulü anlamına geldiğini, bu sebeple, davacının şuanda kötüniyetli olarak işbu mirasın hükmen reddi davasını açmış olmasının amacı icra dosya alacaklarını ve icra usul işlemlerini sekteye uğrattığını, müteveffa öleli 3 yılı aşkın bir zaman olmasına rağmen, davacının bu tarihte mirasın hükmen reddi için dava açması iyiniyeti ortadan kaldırarak davacının kötüniyetli olduğuna dair delil teşkil ettiğini,
Bu sebeple davacının işbu kanunda düzenlenen süre içerisinde mirası reddetmemesi, bu şartın da sağlanmadığını göstermekte olduğunu, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Kararı hukuka ve yasalara aykırı olduğundan yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkemenin hükmünün kaldırılarak davanın
REDDİNE karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise kararın kaldırılarak yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, TMK. 605/2. maddesi uyarınca açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
TMK’nun 605/1 maddesinde gerçek ret, 605/2 maddesinde ise hükmen ret düzenlenmiştir.
Mirasın gerçek reddine ilişkin dava, Türk Medeni Kanununun 606/2. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içerisinde, hasım gösterilmeden ve mirasın reddi için herhangi bir sebep ileri sürülmeden Sulh Hukuk Mahkemesine açılmalıdır.
Mirasın hükmen reddi ise süreye tabi olmayı p murisin terekesinin borca batıklığının mirasçılar tarafından ileri sürülmesi halinde, murisin tespit edilebilen alacaklıları hasım gösterilmek sureti ile malvarlığı hakkına ilişkin olduğundan HMK’nun 2/1 maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gereken davalardandır.
Uygulamada gerçek red mi, hükmen red mi olduğu karıştırılan bu tür davalarda görevli mahkeme belirlenirken, terekenin borca batıklığının ileri sürülüp sürülmediği hususuna dikkat etmek gerekecektir.
Borca batıklık iddiası varsa, hasım gösterilmemiş ve 3 aylık süre içerisinde açılmamış olsa dahi hükmen red olarak değerlendirilip gerekirse murisin alacaklıları yargılama sırasında davalı sıfatı ile davaya dahil edilmek, değer gösterilmek sureti ile Asliye Hukuk Mahkemesince yargılama yapılmalıdır.
Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.
(Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2016/7818 Esas, 2017/9582 Karar sayılı ilamı)
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
(Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2015/18343 Esas, 2017/2890 Karar nolu ilamı)
Yine mahkemece davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılması, maktu harçtan davalı tarafın değil davacı tarafın sorumlu tutulması ve davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir.
(Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin
2017/427
2016/7818 Esas,
2017/9145
Karar sayılı ilamı)
Somut olayda; davacının murisi K5’in ölümü nedeniyle geriye bırakmış olduğu borcu ödeyecek mal varlığı olmadığından bahisle murisin terekesinin borca batık olduğunun tespitini talep ettiği, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda talebin kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinafa taşındığı görülmüştür.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de; eksik inceleme ve davanın esasını etkileyecek nitelikteki deliller yeterince araştırılmadan karar verildiği, İskenderun 1.İcra Müdürlüğünün 2006/3078 Es. (yenileme ile 2016/6075 Es.) dosyası ile muris K5’ın K8 ya borçlu olduğu, yine 1.İcra Müdürlüğünün 2005/1462 Es. Sayılı dosyası ile muris K5’ın K9 adlı kişiye borçlu olduğu, bu takiplerin halen açık olup olmadığı, alacaklıların alacağını tahsil edip etmediğinin araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca;
Öncelikle muris K5’in borçlu olduğu İskenderun 1.İcra Müdürlüğünün 2006/3078 Es. (yenileme ile 2016/6075 Es.) sayılı dosyası ile İskenderun 1.İcra Müdürlüğünün 2005/1462 Es. Sayılı dosyalarının halen açık olup olmadığı, alacaklıların alacağını tahsil edip etmediğinin araştırılması, halen açık olması halinde alacaklıların davaya dahil edilmesi, terekenin borca batık olup olmadığı tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu nedenlerle istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-4 ve 6 bentleri uyarınca, kabul edilerek kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30/12/2019 tarih ve 2019/333 Esas, 2019/756 Karar sayılı kararına karşı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-4 ve 6. bentleri uyarınca KABULÜNE,
2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-
İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılanistinaf peşin karar harçlarının talepleri halinde kendilerine iadesine,
5-
İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
6-
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe