Adana BAM, 1. HD., E. 2020/219 K. 2020/762 T. 8.7.2020

İlgili madde: TMK Madde 683

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI
:

TOKİ

VEKİLLERİ:

Av. K1
Av. K2

DAVALI:

K3

DAVANIN KONUSU :

Elatmanın Önlenmesi (Elatmanın Önlenmesi Ve Tazminat Ve Ecrimisil)

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından inşaa edilerek satışları gerçekleştirilen Adana ili Kozan ilçesi X1 Projesi kapsamındaki FG-4A Blok 2 numaralı konut 06.10.2008 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile K3’a satıldığını, ancak davalı K3’un satış sözleşmesi hükümlerine uymadığından yani ödemesi gereken konut taksit tutarlarını ödemediğinden kedisine konut satışlarına idare adına aracılık eden F1 Bankası Kozan Şubesi aracılığı ile ihtarname keşide edildiğini, ancak söz konusu ihtarnamelere rağmen konut taksit tutarlarının ödenmemesi üzerine bu kez 2. İhtarnamenin keşide edilerek satış sözleşmesinin feshedildiğini ve konutun boşaltılarak anahtarının 15 gün içerisinde aracı Banka Şubesi’ne teslim edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, buna rağmen davalı tarafından konutun tesliminin yapılmadığını, mahkemece iş bu davayı açma zaruretinin doğduğunu, açıklanan nedenlerden ötürü açılan davanın kabulüne, davalı tarafından işgal edilen taşınmaza vaki el atmanın önlenmesine (taşınmazın tahliyesine) masraf ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;

Toki’ye birikmiş olan borcunun bir miktarını Kozan F1 Bankası’na ödediğini, ödeme yaptığı bu dekontların Mahkemeye sunduğunu ve dilekçe ekinde bir kısım dekontların mahkemeye sunulduğu anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Davacı idare vekili, davalının Adana ili Kozan İlçesi X1 Projesi kapsamındaki FG -4A Blok, 2 numaralı konutu müvekkili kurumdan 2008 tarihinde konutu aldığını, ödemesi gereken taksitleri zamanında ödemediğini belirterek davalının davaya konu edilen konuttan tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, her ne kadar davalı tarafça söz konusu taksitleri ödediğini, davacı idareye karı bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de dosya kapsamında yer alan banka cevapları da dikkate alındığında ödenmeyen taksitlerin bulunduğu, usulüne uygun ihtarlara rağmen davalının taksitlerinin tamamını ödemediği, sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 9.1 maddesinde “sözleşmenin feshine değinildiği, burada alıcının sözleşmeden ve yasalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmezse ve idarenin yazılı ihtarına rağmen ihtar tarihinden itibaren 20 gün içerisinde yerine getirmezse veya 20 gün içerisinde yerine getirse bile bir takvim yılında iki kez tekrar ederse idare iş bu sözleşmeyi feshedebilir” şeklinde maddenin olduğu, davacı idare tarafından davalıya iki kez ihtar çekildiği, ancak sözleşmeye aykırı olacak şekilde ödemelerinin eksiksiz olarak yapmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile; davaya konu Adana ili Kozan İlçesi X1 Projesi kapsamındaki FG -4A Blok, 2 numaralı konuttaki elatmanın önlenmesine, konutun tahliyesine, yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran davalıistinaf dilekçesinde özetle; dava devam ederken tarafınca ödemeler yapılmış olup, karar duruşmasından önce de borcunun tamamını ödediğini, yerel mahkemece tarafına verilen süre içinde ödeme yapmasına rağmen 20.11.2019 tarihli kararla davanın kabulüne ve halen oturduğu “A1” adresindeki evinden tahliye edilmesine yönelik verilen kararın usule ve esasa aykırı olup ortadan kaldırılması gerektiğini,
Davanın süresinde açılmadığını, davacı TOKİ tarafından borcunu ödemesi sebebiyle tarafına 2 ihtar yapıldığından sebeple iş bu davanın açıldığını, yapılan ihtarlar 12.05.2017 ve 16.10.2017 tarihli ihtarlar olup bu ihtarnamelere dayanarak açılacak davanın sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren en geç 1 ay içerisinde açılması gerekirken; 21.02.2018 tarihinde açıldığını, bu sebeple dava süresinde açılmadığından reddi gerektiğini,
Tüketicinin temerrüdü şartlarının oluşmadığını, Taksitle Satış Hakkında Yönetmeliğin 4. Bölümünün 9.maddesinde tüketicinin temerrütünün hangi şartlarda olacağının hüküm altına alındığını, somut olayda bu şartların oluşmadığını, davacı taraf üzerine düşen edimleri yerine getirmediği gibi tarafına çektiği ihtarnamelerde kanunda belirtilen şartlara uyulmadığını, ihtarname çekildiği tarihte ödemede geciktiği taksitlerin tutarı toplam borcun onda birini oluşturmadığını,
Ara kararla tarafına verilen süre içerisinde ödeme yapmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, dosyanın 3. celsesinde kurulan ara kararla borcunu ödemesi için tarafına süre verilmiş, 4.celsede hakim değişikliği sebebiyle dosya incelemeye alınmış, 5.celsede yaptığı ödemelerin dekontlarını sunması için süre verilmiş ve 6.celsede ise dosyanın işlemden kaldırıldığını, dosya davacı tarafından yeniledikten sonra 7. celsede dosya borcunun tamamını ödediğini ve dekontları mahkemeye sunmak istediğini beyan etmesin rağmen; duruşmaya götürdüğü dekontlar hakim tarafından incelenmeden aleyhinde karar verildiğini, 5. celsede ara kararla kurulan hüküm gereği sunması gereken dekontlar; 6.celsede davacı tarafın mazeretsiz katılmadığı dosyanın işlemden kaldırılması sebebiyle dosyaya sunulamamış ancak 7.celsede sunulmak istenmesine rağmen hakim tarafından kabul edilmediğini,
Duruşmadan önce 20.000 TL’nin üzerinde ödeme yapmasına (asıl borcun faizi ile birlikte) ve hiç bir borcu kalmamasına rağmen sunmak istediği dekontların kabul edilmemesi sebebiyle davalı olduğu davanın kabulüne yönelik karar verilmesinin usule, yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğundan yerel mahkeme kararın ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Taraflar arasındaki dava, elatmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkindir.

Davacı vekili,müvekkili idare tarafından inşa edilerek satışı gerçekleştirilen dava konusu konutla ilgili olarak davalının ödeme yapmaması nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini belirtip konutta davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece,davanın kabulüne yönelik karar verilmiş, İstinaf yoluna davalı başvurmuştur.

Yargıtay kararlarında da belirtildiği şekilde; elatmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkına dayanan ve kaynağını TMK’nın 683. maddesinden alan bir dava türüdür. Müdahalenin men’i davasında amaç, mülkiyet hakkına olan saldırının veya müdahalenin ortadan kaldırılmasıdır. Böylelikle malına haksız olarak müdahalede bulunulan malik, içinde bulunduğu durumdan kurtulmuş olur. Bahsi geçen müdahale maddi olabileceği gibi farklı şekillerde de ortaya çıkabilmektedir.

El atmanın önlenmesi davası açabilmek için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu dava bir eda davası olup taşınmaza haklı bir sebep olmadan kişi el atmış ya da tecavüz etmiş olmalıdır. Davacı olan mutlaka malın maliki ya da zilyeti konumunda olmalıdır.

Müdahalenin men’i davası hukukumuzda geniş bir yere sahiptir. Haksız el atmanın önüne geçebilmek için değişik sebeplerle el atmanın önlenmesi davası açmak mümkündür. Bunlardan bazılarını; malikin, malik olduğu taşınmaza karşı yapılan el atmanın önlenmesi için açılan dava, malikin sahip olduğu malı haksız olarak elinde bulunduran ya da ona saldıran kişiye karşı açılan el atmanın önlenmesi davası, malikin maliki olduğu şeyin doğal ürünlerine karşı yapılmış olan el atmanın önlenmesine karşı açılan dava, malikin karşılaşabileceği sınır tecavüzlerine karşı açabileceği el atmanın önlenmesi davası, malikin arazi kayması nedeniyle vaki el atmalara karşı açabileceği dava, malikin zilyetliğe saldırı olması nedeniyle açabileceği dava ve malikin geçit hakkı sebebiyle el atmalara karşı açabileceği dava, şekilde sıralayabiliriz. Davaların isimleri farklı olsa da hepsinin açılmasının ortak nedeni haksız el atmanın ve tecavüzün ortadan kaldırılmasıdır ve böylece malikin mülkiyet hakkının muhafaza edilmesidir.

Somut olayda; davacı idare vekili, davalının Adana ili Kozan İlçesi X1 Projesi kapsamındaki FG -4A Blok, 2 numaralı konutu müvekkili kurumdan 2008 tarihinde konutu aldığını, ödemesi gereken taksitleri zamanında ödemediğini belirterek davalının davaya konu edilen konuttan tahliyesine karar verilmesini talep ettiği, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, verile kararın davalı tarafından istinafa taşındığı görülmüştür.

Dava konusu Adana ili Kozan ilçesi X1 Projesi kapsamında FG-4A Blok, zemin 2 nolu bağımsız bölüm konut davacı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına kayıtlı iken taşınmazın 06/10/2008 tarihli taraflar arasında (davacı adına Türkiye F1 Bankası Kozan şb.) düzenlenen Adana-Kozan Alt Gelir Grubu 377 Konut projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile vadeli olarak satışının yapıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.1 maddesinde; sözleşmeden veya yasalardan doğun yükümlülüklerini yerine getirmezse ve idarenin yazılı ihtarına rağmen ihtar tarihinden itibaren 20 gün içerisinde yerine getirmezse veya 20 gün içerisinde yerine getirse dahi aynı takvim yılı içerisinde iki kez tekrar ederse idarenin sözleşmeyi hiçbir ihtara gerek kalmaksızın feshedebileceği hususunun düzenlendiği, davacı idare tarafından davalıya Kozan 2. Noterliğinin 12/05/2017 tarih ve 3854 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek 39 adet ödenmemiş taksit bulunduğu ve sözleşmenin 9. Maddesine dayanılarak sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, ihtarnamenin muhatabına 15/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamenin gerekleri yerine getirilmediğinden davacı idare tarafından ikinci kez Kozan 2. Noterliğinin 16/10/2017 tarih ve 8184 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek toplam 44 adet ödenmemiş taksit miktarının bulunduğu, 20 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ödenmediği taktirde sözleşmenin ihtara gerek kalmaksızın feshedileceğinin, konutun stoka çekilerek satışa sunulacağının, konutun anahtarının 02/11/2017 tarihine kadar bankaya teslim edilmesi gerektiğinin bildirildiği, tebligatın 19/10/2017 tarihinde muhtara yapıldığı, davalı tarafından yine borcun ödenmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamına göre taraflar arasında imzalanan Toplu Konut Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesi 9.1 maddesinde belirlenen sözleşmenin feshi koşulların gerçekleştiği, davacının taşınmazın maliki olup, davalının taşınmaz üzerinde hukuken korunmaya değer üstün bir hakkının bulunmadığı, davalının ödemiş olduğu taksitlerin tarafına iade edilmediği, zararının karşılanmasına yönelik talep hususunda usulüne uygun açılmış bir karşı dava bulunmadığı anlaşılmakla davalının taşınmaza müdahalesinin haksız olduğunun kabulü ile müdahalenin önlenmesine dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Mahkemece verilen karar, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğindeki hükümler dikkate alındığında doğrudur. Davalı satış vaadi sözleşmesi satın aldığı evin taksitlerini zamanında ödemediği, iki kez ihtarname çekildiği, buna rağmen borçların ödenmemesi üzerine işbu davanın açıldığı, davanın sonuçlanma aşamasında davlanın bir kısım taksitleri ödemiş ise süresinde ödenmemiş olması nedeniyle davacı tarafından sözleşmenin fesh edildiği, sözleşme uyarınca feshin doğru olduğu, Bu nedenle davalının istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususlar yerinde değildir.

Dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20/11/2019 tarih ve 2018/80 Esas, 2019/782 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nın
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalının istinafı reddolunduğundan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 683,10 TL istinaf karar harcından peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye irat kaydına,
3

İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK’nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.08/07/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!