T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACILAR:
1 -K1
2 -K2
DAVALI:
NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ – A1
KÜÇÜK:
K3
DAVANIN KONUSU :
Nüfus (Yaş Düzeltilmesi İstemli)
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı Nüfus Temsilcisi istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;
Kızları K3’in doğum tarihinin gerçekte 05/05/2013 olduğunu, nüfus dairesine geç gidildiğini ve bu nedenle nüfus kaydına 05/05/2015 olarak yanlış ve küçük yazıldığını, kızlarının doğum tarihinin 05/05/2013 olarak düzeltilmesine ve bu şekilde nüfusta tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı nüfus idare temsilcisi, duruşmada alınan beyanında; Kayden engel bir durumun olmadığını, doğum tarihi düzeltilir ise 05/05/2013 tarihinde annenin K4 ile resmi evli olduğunu baba engeli olduğunu, takdiri mahkemeye bıraktığını belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre değerlendirildiğinde; Mersin Şehir Hastanesinden, Mezitli İlçe Nüfus Müdürlüğünden ve Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinden alınan rapor ve belgelere göre, davacıların müşterek çocukları K3’in 05/05/2015 olan doğum tarihinin 16/03/2013 olarak düzeltilmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davalı Nüfus Temsilcisi dilekçesinde özetle;
Davalı temsilcisi, Yönetmeliğin 15. ve 23. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, düzeltme halinde çocuğun annenin önceki evliği içinde doğmuş olacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesi kapsamına giren nüfus kaydının düzeltilmesi yaş düzeltilmesine ilişkindir.
Davalı temsilcisi, yönetmeliğin 15. ve 23. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini düzeltme halinde çocuğun annenin önceki evliği içinde doğmuş olacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Bilindiği gibi; kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.02.1998, 2-87/77 sayılı kararı)
Soybağının reddi davası ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Soybağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra soybağının reddi davası ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, nüfus kaydının gerçek durumu yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirildiği söz konusudur. (8. Hukuk Dairesi Esas No:2017/13196 Karar No:2017/11228 ve HGK 30.01.2008 tarihli ve 2008/2-36-47 sayılı kararı)
Yine doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır.Doğum tarihinin düzeltilmesi durumunda çocuğun nesebi kendiliğinden değişmeyecektir. Ancak nesep sorunu olsa dahi bu hususa ilişkin olarak ilgililer her zaman dava açabilirler.
Benzer bir dosyada;”
Davacılar, dava dilekçesinde, kızları
K5
‘un 05/08/2013 olan doğum tarihinin 05/08/2010 olarak düzeltilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, doğum tarihinin düzeltilmesi istenen
K5
‘ın istem gibi doğum tarihinin düzeltilmesi durumunda, annesi
K7
‘in eski eşi, dava dışı
K6 ile evlilik birliği içerisinde doğmuş olacağı ve çocuğun baba hanesinin ve soybağının da değişmesi gerekeceği, oysa, davacıların böyle bir talepleri bulunmadığı, küçüğün müşterek çocukları olduğunu bildirdikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, doğum tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır.
Doğum tarihinin düzeltilmesi durumunda çocuğun nesebi kendiliğinden değişmeyecektir. Ancak nesep sorunu olsa dahi bu hususa ilişkin olarak ilgililer her zaman dava açabilirler.
Bu bağlamda mahkemece H A’ın tam teşekküllü bir hastaneye sevki ile yaşının tespiti konusunda sağlık kurulu raporu alınıp, davacılar tarafından gösterilecek ve mahkemece resen gerek duyulan tüm kanıtlar toplanıp, oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir
.
(8. Hukuk Dairesi, Tarih: 30.03.2017, Esas No:2017/1259 Karar No: 2017/4771)”
Nitekim 18. Hukuk Dairesi, Tarih: 25.02.2016, Esas No:2015/22743 Karar No: 2016/3190 sayılı, bir karşı oy içeren onama ilamı da aynı mahiyettedir.
Yukarıda gösterilen açıklamalar dikkate alındığında; anne ilk evliliğinde K4 ile evli olup çocuk ile anne arasında soybağı doğum ile kurulacağından çocuğun doğum tarihi düzeltildiğinde 2013 tarihinde K4’den evlilik içinde doğmuş olacağına ve kaydın evlilik içinde başka kocadan evlenme kesinleşmeden ilişkiden olmasına rağmen annenin beyanına göre 2015 doğumlu olarak 16.08.2016 tarihinde annenin kızlık hanesine tescil edildiği, K2’nin kocadan 1997 yılında evlenip 2013 yılında boşandığı, davacı K1 tarafından K3’in tanındığı ve babanın nüfus siciline kaydedildiği dosyada ki talebin gerçeğe aykırı beyanla baştan beri yanlış olan sicilin düzeltilmesi niteliğinde olduğundan, söz konusu talepler bakımından dava 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesi kapsamına giren nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmaması, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur. Evliliğin doğumdan önce gerçekleşmiş olması halinde; Türk Medeni Kanunu’nun babalık karinesini düzenleyen 285.maddesi gereğince evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu karine olarak kabul edilmiştir. Bu karine uyarınca, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuk ile o evlilikte koca arasında soybağı kurulacaktır. Babalık karinesinin çürütülmesi soybağının reddi ile mümkündür (TMK 286).
Bu ise soybağının reddi davası ile sağlanabilir (TMK 286). Bunun dışında çocuk ile baba arasında kurulan soybağının ortadan kaldırılması imkanı bulunmamaktadır. Bir diğer deyişle Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak kayıt düzeltme davası ile baba adının düzeltilerek soybağının reddi imkanı bulunmamaktadır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; soybağının reddi davası, babalık karinesinin kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağının ortadan kaldırılmasını sağlayan bir davadır. Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır.
Ancak nesep sorunu olsa dahi bu hususa ilişkin olarak ilgililer her zaman dava açabilirler.
Belirtilen nedenlerle davalı nüfus idare temsilcisinin Nüfus Kanunu’nun 15. ve 23. maddelerine aykırılığa ilişkin istinafının yerinde olmadığı, düzeltme durumunda, evlilik içinde doğumla önceki koca ile kendiliğinden kurulan soybağının çürütülmesinin babalık karinesinden faydalanmaya yönelik dava açılmadığı, ayrıca doğum tarihinin düzeltilmesi durumunda çocuğun nesebi kendiliğinden değişmeyecek olup, doğum resmi kurumda olmakla nesep sorunu olsa dahi bu hususa ilişkin olarak ilgililerin her zaman dava açabileceklerinden yeni yargıtay içtihatları da değişen mevzuata göre bu yönde olmakla mahkemece yazılı gerekçe ile doğum tarihinin tashihine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmakla davalı Nüfus Temsilcisinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Mersin 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10/12/2019 tarih ve 2019/8 Esas, 2019/68 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı nüfus temsilcisinin istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nın
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı Nüfus temsilcisi istinafa gelmiş olmakla harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-
Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 362/1-d maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.03/07/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe