Adana BAM, 1. HD., E. 2019/249 K. 2020/823 T. 10.9.2020

İlgili madde: TMK Madde 1023

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :

Tapu İptali Ve Tescil (Alım Hakkından Kaynaklanan)

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin görme engelli olduğunu, davalı K1’nin de görme engelli olduğunu ve bu nedenle aynı derneğe üye olmaları nedeniyle tanıştıklarını, müvekkilinin borcu nedeniyle maliki olduğu Adana ili, Seyhan ilçesi, A1 Mahallesi, 1442 ada 6 parselde bulunan zemin kat 1 nolu bağımsız bölüme ait tapu kaydı üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin bu borcunu ödemek için davalı K1’ye hem avukat olması hem de aynı derneğe üye olmaları nedeniyle güvendiğinden borcu nasıl ödeyebileceği yönünde yardımcı olmasını istediğini, davalı K1’nin de yardımcı olabilmesi için kendisine vekalet vermesi gerektiğini söylediğini ve müvekkilinin de ona vekalet vermeyi kabul ettiğini, ancak davalı K1’in güveni kötüye kullanarak müvekkilinden taşınmaz alım satımını da içeren Adana 11. Noterliğinden 15/04/2015 tarih ve 10499 yevmiye nolu vekaleti aldığını, bu vekaletnamede tanık olan kimselerinde davalı K1’in yanında çalışan kimseler oduğunu, alınan vekaletmname okunmadan müvekkiline imzalatıldığını, davalı K1’in müvekkilini kandırarak almış olduğu bu vekaletle müvekkilinden habersiz olarak dava konusu taşınmazı teminat göstererek ve taşınmaz üzerine 3.000.000 TL ipotek koydurarak kredi çektiğini, davalı K1’in bu vekaletle 09/06/2015 tarihinde müvekkiline ait evi üzerinde haciz ve ipotekle beraber davalı K3’ye devrettiğini, davalı K3’nin diğer davalı K1 ile işbirliği yaparak ve müvekkilini zarara uğratmak amacıyla bu işlemi yaptıklarını, davalı K3 ve diğer davalı K1’in ortak kurdukları şirketlerinin olduğunu, davalı K3’nin dava konusu taşınmazı üzerindeki ipotek ve haczi kaldırarak diğer davalı K2’na devrettiğini, davalı K2’nin müvekkilinin evden çıkması için açtığı Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/24 Esas sayılı dosyasından dava dilekçesi gelince devirlerden haberdar olduğunu, müvekkilinin bunun üzerine Adana C.Başsavcılığına giderek davalılardan şikayetçi olduğunu, açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talepleri olmadığı takdirde dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek tespit edilecek bu değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı K2 vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazın tapusunu davacıdan değil K3 isimli kişiden aldığını, şirketlerinin yaptırdığı çiftlik harcamalırı karşılığı müvekkiline borçlanan bu borca karşılık olarak önce ipatek verip sonra da ferağ veren şahıstan alacak karşılığı satın aldığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Adana 11. Noterliği tarafından düzenlenen 15/04/2015 tarih ve 10499 yevmiye nolu vekaletname uyarınca davacı tarafından davalı K1’in vekil tayin edildiği, davaya konu Adana ili, Seyhan ilçesi, A1 mahallesi, 1442 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1 nolu bağımsız bölüm davacı adına tapuya kayıtlı iken, davacıya vekaleten davalı K1 tarafından 10/06/2015 tarihinde ve 52.000 TL bedelle davalı K3’ye satıldığı, davalı K3’nin ise taşınmazı 29/05/2017 tarihinde ve 55.000 TL bedelle davalı K2’ye sattığı, taşınmazın halen davalı K2 adına tapuya kayıtlı olduğu, dinlenen tanıkların davacı ile davalı K1’in görme engelliler derneğinde tanıştıklarını, davacının avukat olan davalı K1’e 3. kişilere olan borcuna ilişkin takip ve dava işlerinin yürütülmesi amacıyla vekalet verdiğini bildiklerini, davacının taşınmaz satışı amacıyla davalı K1’e vekaletname vermediğini, davacıya herhangi bir taşınmaz bedelinin de ödenmediğini beyan ettikleri, davalılar K1 ve K3’nin dava dışı F1 Çiftlik Tarım Ltd. Şti’nin ortakları oldukları, diğer davalı K2’den kuracakları çiftlik için malzeme satın aldıkları, davalı K2’nin davalılar K1 ve K3’den olan alacağına mahsuben taşınmazın kendisine devredildiğini savunduğu, davalılar K1 ve K3 arasındaki beşeri ve ticari ilişkiler nazara alındığında; her iki davalılının çıkar ve işbirliği içerisinde oldukları, davalı K3’nin davalı K1’in vekalet görevini kötüye kullandığını bilmesi gereken kişilerden olduğu, diğer taraftan davacının görme engelli olduğu ve okur-yazar olmadığı, vekaletnamenin 6098 sayılı TBK’nın 15/3. maddesi ile Noterlik Kanunu’nun 73/1 ve 87. maddelerinde öngörülen geçerlilik şartlarına uygun olarak düzenlendiği, davalı K2’nin diğer davalılarla çıkar ve işbirliği içerisinde olduğuna dair somut delil bulunmadığı, davalı K2’nin TMK’nın 1023. maddesi uyarınca tapu siciline güvenerek taşınmazı edindiği, ayrıca savunmalarının dosya kapsamında mevcut belgelerle de uyumlu olduğu, taşınmaz bedelinin ise davacıya ödenmediği anlaşıldığından, davanın Tapu İptali ve Tescil talebi yönünden reddine, davanın tazminat talebi yönünden kabulüne yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili K5’ın görme engelli olduğunu, görme engelli olduğuna dair raporun taraflarınca dosyaya sunulduğunu, davalı K4’nin de avukat ve görme engelli olduğunu, müvekkili ve davalının aynı derneğe üye olmaları nedeniyle tanıştıklarını, müvekkilinin borcu nedeniyle maliki olduğu Adana İli, Seyhan İlçesi, A1 Mahallesi 1442 ada 6 parselde bulunan zemin kat 1 nolu bağımsız bölüme ait tapu kaydı üzerine haciz konulduğunu, bu borcunu ödemek için davalı K1’ye hem avukat olması hem de aynı derneğe üye olmaları nedeniyle güvendiğinden, borcu nasıl ödeyebileceği yönünde yardımcı olmasını istediğini, davalı K1’nin de yardımcı olabilmesi için kendisine vekaletname vermesi gerektiğini söylediğini ve müvekkilin de ona vekaletname vermeyi kabul ettiğini, ancak K1’nin güveni kötüye kullanarak müvekkilden taşınmaz alım satımını da içeren Adana 11. Noterliğinden 15.04.2015 tarih ve 10499 yevmiye nolu vekaletname aldığını, bu vekaletnamede tanık olan kimselerinde K1’nin yanında çalışan kimseler olduğunu, alınan vekaletname okunmadan müvekkiline imzalatıldığını, davalı K1’nin müvekkili kandırarak almış olduğu bu vekaletname ile müvekkilden habersiz olarak ve müvekkilin bilgisi dışında dava konusu taşınmazı teminat göstererek üzerine ipotek koydurduğunu, müvekkili kandırarak almış olduğu bu vekaletname ile 09.06.2015 tarihinde müvekkiline ait evi üzerindeki haciz ve ipotekle beraber davalı K3’ye devrettiğini, davalı K3’nün davalı K1 ile işbirliği yaparak ve müvekkili zarara uğratmak amacıyla bu işlemi yaptıklarını, davalı K3’nün bu vekaletnamenin ve taşınmazın müvekkilinden hile ile kandırılarak alındığını gayet iyi bildiğini, F1 Çiftlik Tarım Gıda Hayvancılık İnşaat Temizlik Mühendislik Emlakçılık Reklamcılık İth.İhr.Paz.San.ve Tic. Ltd.Şti. adında ortak bir şirket kurduklarını ve halen de ortaklıklarının devam ettiğini, buna ilişkin şirket kayıtlarının dosya içerisinde mevcut olduğunu, davalı K3 Yüzücünün de dava konusu taşınmazı üzerindeki ipotek ve haczi kaldırarak diğer davalı K2’na ait şirket olan F2 Veterinerlik lehine ipotek koydurduğunu, K3’nün daha sonra bu taşınmazı davalı K2’na devrettiğini, yapılan bu satışların müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, davalı K2’nun müvekkiline evden çıkması için dava açtığını ve Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/24 Esas sayılı dosyasından dava dilekçesini içerir tebligat gönderdiğini, müvekkilinin o tarihte satışlardan haberdar olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin Adana Cumhuriyet Başsavcılığına giderek davalılardan şikayetçi olduğunu, 2018/34050 soruşturma nolu dosya ile davalılar hakkında soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın halen devam ettiğini, mahkemece verilen kararda davalı K2’nun kötü niyetli olmadığını, TMK 1023.maddesi uyarınca tapu siciline güvenerek taşınmazı edindiği gerekçesi ile tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar verildiğini, bir kimsenin taşınmazı hiç görmeden almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davalıların yapmış oldukları bu usulsüz ve kanuna aykırı işlemleri nedeni ile davalılar hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, gerek mahkeme dosyasına gerekse soruşturma dosyasına, müvekkili ve müvekkilinin babası ile davalı K1 arasında geçen telefon görüşmelerini içerir CD’nin sunulduğunu, bu görüşmelerde davalının en kısa zamanda evi tekrar müvekkiline vereceğini açıkça söylediğini ileri sürerek verilen kararının kaldırılıp davanın kabulüne yönelik karar veri,lmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Taraflar arasındaki dava, Alım Hakkından Kaynaklanan Tapu İptal ve Tescil isteminden ibaret olup, dosyanın incelenmesinde; Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/655 Esas, 2019/693 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu neticesinde dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından istinaf incelemesi sırasında gönderilen 10/08/2020 tarihli dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiği ve istinaf talebinden feragat eden davacı vekilinin dosyada bulunan vekaleti incelendiğinde feragata yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK’nun 349/2. maddesi; “Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilir ise, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.” şeklindedir.

Buna göre; dosyaya baktığımızda istinaf eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmakla dosya dairemize gelerek 2020/249 Esas sırasına kaydı yapılmış ise de; davacı vekilince 10/08/2020 tarihinde istinaftan feragat edilmiş olmakla, istinaf talebinin
HMK 349/2. maddesi gereğince feragat nedeniyle REDDİNE karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
6100 Sayılı HMK’nun 349/2. maddesigereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle REDDİNE,

2-
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine,

3-
Davacının yaptığı istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 362/1-d maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.10/09/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!