İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA
NIN KONUSU
:
Mirasın Gerçek Reddi
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; babası K1 ve annesi K2’ın vefat ettiğini, geride bıraktığı beş mirasçısından birisi olduğunu, kendisinin engelli maaşı aldığını, çok borcu olduğunu, babası ve annesinden kalan mirasın kendisini sıkıntıya sokacağından sosyal ve ekonomik durumunu olumsuz etkileyeceğini bu nedenlerle murislerin bıraktığı mirası reddettiğine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
Mahkemece UYAP sisteminden çıkarılan nüfus kaydının incelenmesinde; Mersin ili, Mut ilçesi, A1 Mahallesi, nüfusuna kayıtlı K3 ve K4’den olma 01/07/1936 doğumlu N1 T.C kimlik numaralı K2’ın 01/04/2003 tarihinde vefat ettiği ve N2 T.C kimlik numaralı K1’ın 17/08/2012 tarihinde vefat ettiği davacı K5’ün murisler K1 ve K2’ın mirasçıları olduğu, davacı tarafından açılan davanın üç aylık yasal süresi içinde açılmadığı anlaşılmakla davanın reddine, yönelik karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davacı istinaf dilekçesinde özetle; davacı kendisinin Kıbrıs’ta olduğunu, bu nedenle süreyi kaçırdığını, engelli maaşı olduğunu sıkıntıya gireceğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, Mirasın Gerçek Reddi istemine ilişkindir.
Türk Medenî Kanunu’nun 605/1. maddesinde “Gerçek ret”, 605/2. maddesinde ise “Hükmen ret” düzenlenmiştir. TMK’nın 605/1. maddesi uyarınca miras ancak üç ay içinde reddolunabilir. (TMK m. 606) Bu dava hasımsız açılabilir. Görevli mahkeme ise sulh hukuk mahkemesidir.
Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır (TMK m. 609). Mirasçıların her birine tanınmış, tek taraflı olarak kullanılabilecek, bozucu yenilik doğuran bir haktır. Bu nedenle, ret beyanı hukuki sonuçlarını sulh hakimine ulaşmakla kendiliğinden meydana getirir ve mirasçı kural olarak bu andan itibaren artık beyanından geri dönemez. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
Hükmen ret ise süreye tâbi değildir. Hükmen ret istemli davada terekenin borcu, terekenin alacaklılarının kimliği konusunda açıklama yaptırılarak davanın alacaklılara yöneltilmesi, taraflara delil bildirme olanağı sağlanması, terekenin aktif ve pasifinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
(Bknz. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2017/8755 Esas, 2017/7476 Karar sayılı ilamı)
Ayrıca TMK’nun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur. Yine davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmedikleri, bilmelerinin de mümkün olmadığı durumlarda, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması gerekir.
(Bknz.
Yargıtay
14.
H
.
D
.’nin
2015/2932
Esas,
2016/372
Karar sayılı ilamı,
Yargıtay
14.
H
.D.’nin
2016/9064
Esas,
2018/3341
Karar sayılı ilamı,
Yargıtay
14.
H
.
D
.’nin
2016/9037
Esas,
2019/3118
Karar sayılı ilamı)
Yargıtay 14.H.D.nin 2016/10205 Es. 2018/4004 K.sayılı ilamı:
”
Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler.
Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır (TMK m. 609). Hükmi ret ise tereke alacaklısına karşı açılacak davada, miras bırakanın ölüm tarihindeki terekesinin borca batık olduğunun tespiti niteliğindedir.
Somut olayda, dava hasım gösterilmeden açılmıştır. Dava dilekçesinden talebin, mirasın gerçek reddi mi yoksa mirasın hükmen reddi mi olduğu anlaşılamamaktadır. Bu sebeple mahkemece, davacının dava dilekçesinin içeriği açıklattırılmalıdır. Talebin mirasın gerçek reddine ilişkin olduğunun anlaşılması halinde görevsizlik kararı verilmeli, talebin mirasın hükmen reddine ilişkin olduğunun anlaşılması halinde ise murisin Mudanya İcra Dairesi’nin 2010/1330 sayılı dosyasında borçlu olduğu bildirildiğinden, HMK 124/4. maddesi gereğince adı geçen icra dosyası alacaklısının davaya davalı olarak dahili sağlanmalı, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.” şeklindedir.
Somut olayda
; Davacı K5 dilekçesinde özetle; babası K1 ve annesi K2’ın vefat ettiğini, geride bıraktığı beş mirasçısından birisi olduğunu, kendisinin engelli maaşı aldığını, çok borcu olduğunu, babası ve annesinden kalan mirasın kendisini sıkıntıya sokacağından sosyal ve ekonomik durumunu olumsuz etkileyeceğinden murislerin bıraktığı mirası reddettiğine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş,ilk derece mahkemesince duruşma açılmadan yasal süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından istinafa taşınmıştır.
6100 Sayılı HMK’nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemece dosya üzerinden duruşma yapmadan talep edenin beyanı alınmadan red kararı verilmesi Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkına aykırıdır.
Borca batıklık iddiası varsa, hasım gösterilmemiş ve 3 aylık süre içerisinde açılmamış olsa dahi hükmen red olarak değerlendirilip gerekirse murisin alacaklıları yargılama sırasında davalı sıfatı ile davaya dahil edilmek, değer gösterilmek sureti ile Asliye Hukuk Mahkemesince yargılama yapılmalıdır.
İşbu dosyamızda da; mirasın reddi talebinde bulunan tarafından, 3 aylık süre geçtikten sonra, hasım gösterilmeden anne ve babasının mirasını reddettiğinin tespitine karar verilmesini mahkemeden talep etmiş, mahkemece davanın 3 aylık süreden ve tensiple HMK 320/1 maddesi uyarınca red kararı vermesi yasaya aykırıdır.
Bilindiği gibi; dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olan haller belirli uyuşmazlıklarda mümkündür.
Hal böyle olunca; öncelikle duruşma açılmalı, davacıya dava dilekçesi HMK 31-32 maddeleri uyarınca açıklattırılmalı, gerçek ret mi yoksa hükmen ret mi talep ettikleri tespit edilmeli, TMK’nun velayet, vesayet ve miras hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tüzüğün 38. ve 39. maddeleri uyarınca işlem yapılarak bu hususta açıkça beyanları alınmalı, davacıdan murisin alacaklılarının sorulması, bildirmesi halinde davaya dahil edilmesi, oluşacak sonuca göre davaya bakılması ya da talep hükmen red şeklinde ise görevsizlik (Asliye Hukuk Mah.) kararı verilmesi gerekirken dosya üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle; belirtilen yasal nedenler davacının dilekçesinde belirttiği hususlar incelenmeden aksine karar verilmesi usule aykırı olup kararın 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-a-4 ve 6. bentleri uyarınca kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Mut Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 03/09/2019 tarih, 2019/480 Esas, 2019/449 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-4 ve 6. bentleri uyarınca KABULÜNE,
2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-
İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf eden tarafındanyapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
6-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.01/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe