T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
DAVANIN KONUSU :
Mirasın Gerçek Reddi
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; velayeti altında bulunan çocuklarının dedesi (kayınbabası) olan muris K1’ın 21/12/2018 tarihinde vefat ettiğini, küçüklerin babası K2’ın Adana 5.Sulh H.Mah.nin 2018/1423 Es. Sayılı dosyası ile mirası reddettiğini, velayeti altında bulunan çocukların murisi K1’ın mirasını kayıtsız şartsız olarak reddettiğini, bu nedenle mirasın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
TMK’nın 612 maddesinde yer alan “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir” hükmüne göre miras reddedilmiş olmakla tasfiyeye tabi tutulacağından dosyadaki verasete esas nüfus kaydının incelenmesinde davacıların en yakın mirasçı olmadığından murisin en yakın mirasçıları olan eşi K4, çocukları K5, K3 ve K2 bulunduğundan sadece mirasçı K2 tarafından miras reddedilmiş olup, diğer en yakın mirasçılarının tamamı tarafından miras reddedildiğine ilişkin dosyada mahkeme kararı bulunmadığından davacılara her ne kadar miras hakkı geçse de mirasın reddi hakkı geçmeyeceğinden davanın reddine, yönelik karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davacı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, çünkü Medeni Kanun’un 608. maddesinde
“Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin mirasbırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse: bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye baslar.” belirtildiğini, Yasal düzenleme karşısında yerel mahkeme kararının yasaya açıkça aykırı olduğunu, kaldı ki muris K1’ın mirasçılarından sadece K3 mirası ret etmemiş diğer mirasçıları mirası ret ettiğini, yerel mahkeme kararında murisin mirasçılarının tamamım mirası ret etmemesi nedeniyle mirası ret hakkının olmadığı gerekçesi ile talepleri ret edilmiş olup MK m. 608 göre çocuklarının ret hakkı olduğu halde haksız ve yasal olmayan gerekçe ile taleplerinin ret edildiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak çocukları K8, K7 ve K6’ın muris K1’ın mirasını ret taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, Mirasın Gerçek Reddiistemine ilişkindir.
Davacı, çocuklarının murisi K1’ın mirasını kayıtsız şartsız olarak reddettiğini, mirasın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, istinaf yoluna davacı başvurmuştur.
Somut olayda; küçükler K8, K7 ve K6’e velayeten K9 dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle muris K1’dan gelen mirası kayıtsız ve şartsız olarak ret ettiklerini, rettin tespitine karar verilmesi talebinde bulunduğu, mahkemece yapılan yargılamada ise davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı tarafından istinafa taşındığı görülmüştür.
4721 s.TMK. Madde 606
–
Miras, üç ay içinde reddolunabilir.
Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
Madde 608
–
Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer.
Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin mirasbırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez.
Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse; bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.
Madde 609
–
Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Sulh hakimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder.
Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.
Tutanağın ve kütüğün nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.
Madde 611
–
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.
Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.
Madde 612
–
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan ve dosyada mevcut Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1423-1461 E-K sayılı ilamı ile K2’ın muris K1’dan gelecek mirası 3 aylık yasal süresi içerisinde kayıtsız ve şartsız olarak ret ettiği, yine Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1401-1628 E-K sayılı ilamı ile de mirasçılardan K5 ve K4’ın yasal süre içerisinde muris K1’dan gelen mirası kayıtsız ve şartsız olarak ret ettiklerinin tespitine karar verildiği, dosyada veraset ilamı bulunmasa da
(ibraz edilmesi sağlanmalı) aile nüfus kayıt tablosunun incelenmesinde muris K1’ın 21/12/2018 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları olarak eşi K4, çocukları K2, K5 ve K3’ün kaldığı, murisin en yakın mirasçılarından K3 dışındaki diğer mirasçıların mirası ret etmiş oldukları anlaşılmıştır.
Mahkemece, murisin en yakın mirasçılarından sadece K2’nin mirası ret ettiği, diğer mirasçıların mirası ret ettiğine ilişkin dosyada mahkeme kararı bulunmadığı, davacıların miras hakkı geçse de mirasın reddi hakkı geçmeyeceğinden davanın reddine karar verildiği, TMK hükümlerine göre murisin en yakın mirasçılarının tamamı mirası ret etmesi halinde terekenin iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiği, dosya kapsamı itibariyle en yakın mirasçılardan K3’ün mirası ret ettiğine dair dosyada bir karar bulunmadığı, yine TMK hükümlerine göre mirasçı mirası ret ettiği takdirde kendisi murisin ölüm tarihinde sağ değilmiş gibi mirasın alt soylarına geçeceği hususlarının düzenlendiği, buna göre mahkemece muris K1’ın en yakın mirasçılarından K3’ün de yasal 3 aylık süre içerisinde mirası ret edip etmediğinin araştırılması, mirası ret etmiş ise de terekenin iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi, mirası 3 aylık süre içerisinde ret etmemiş ise de davacıların babaları tarafından miras ret edilmesi ile kendilerine geçecek mirası ret etme haklarının bulunduğu hususları göz önüne alınarak davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
Bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 bendi uyarınca, kabul edilerek kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 08/01/2019 tarih ve 2019/21 Esas, 2019/30 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvurusunun, esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın,
6100 Sayılı HMK’nun
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,
2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-
İstinaf eden tarafındanyatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde iadesine,
5-
İstinaf eden tarafındanyapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
6-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 353/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.18/02/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe