Adana BAM, 1. HD., E. 2018/1407 K. 2019/7 T. 7.1.2019

İlgili madde: TMK Madde 67

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

DAVANIN KONUSU :

Dernek (Genel Kurul Kararlarının İptali İstemli)

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;

Adana’da faaliyet gösteren Adana Şehit Aileleri Malülleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin 13/06/2017 tarih ve 196 sayılı yönetim kurulu kararı gereği üyelikten çıkarıldığına dair dernek başkanı K1’un 17/08/2017 tarihli yazısından öğrendiğini, yapılan işlemin dernekler kanununa aykırı olduğunu, hukuk yollarının tamamlanması adına kararın tekrar gözden geçirilmesi için dilekçe verdiğini, hukuka aykırı olarak yapılan bu işlemin 5253 Sayılı Dernekler Kanununun ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili maddelerinin tespit edilerek mahkeme marifeti ile tekrar dernek üyeliğine kaydının yapılmasını ve her türlü masraf ve giderlerin haksız fiil de bulunan dernek uhdesine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı Dernek Temsilcisi ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının konumuna uygun davranmadığını ve sürekli uygunsuz davranışlarda bulunduğunu, dernek tüzüğüne uygun olarak alınan karrın yönetim kurulu kararı ve tüm üyelerin samimiyetle bu kararı imzaladığını, yapılacak yargılama ile ve dinlenecek tanıkları sonucunda alınan kararın doğru olduğunun tespit edileceğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Dosyada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 73. maddesinde, kayıtlı üyelerden oluşan dernek genel kurulunun derneğin en yetkili karar organı olduğu; 83. maddesinde ise, sadece genel kurul kararlarının iptalinin istenebileceği, diğer organlarının kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağını, somut olayda; davalı derneğin yönetim kurulu üyesi olan davacının, Adana Şehit Aileleri Malülleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin 13/06/2017 tarih ve 196 sayılı yönetim kurulu kararının iptalini istediğini; davacının davalı derneğin genel kuruluna bu hususta itirazda bulunmadan, başka bir anlatımla iç denetim yollarını tüketmeden doğrudan bu davayı açtığı, davalı derneğin tüzüğünün 9. maddesinin son fıkrasında üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma konusunda son karar mercinin dernek genel kurulu olduğunun düzenlendiği, ayrıca dernek tüzüğünde yönetim kurulu kararının kesin olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 10/10/2017 tarih ve 2017/3995-12603 E.K. sayılı kararı), davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ VE DEĞERLENDİRME:

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle;

Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ihracına ilişkin 14.04.2018 tarihli genel kurulunda karar alındığını, genel kurula başvuruda bulunduğunu davalının yazısı ile reddine karar verildiğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ilişkin kararın usule aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Dava, davacının üyesi olduğu dernekten ihracına dair kararın iptali istemine ilişkidir.

Davacı dava dilekçesinde özetle; Adana’da faaliyet gösteren Adana Şehit Aileleri Malülleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin 13/06/2017 tarih ve 196 sayılı yönetim kurulu kararı gereği üyelikten çıkarıldığına dair dernek başkanı K1’un 17/08/2017 tarihli yazısından öğrendiğini, yapılan işlemin dernekler kanununa aykırı olduğunu, hukuk yollarının tamamlanması adına kararın tekrar gözden geçirilmesi için dilekçe verdiğini, hukuka aykırı olarak yapılan bu işlemin 5253 Sayılı Dernekler Kanununun ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili maddelerinin tespit edilerek mahkeme marifeti ile tekrar dernek üyeliğine kaydının yapılmasını talep etmiştir.

Davalı Dernek Temsilcisi, davacının konumuna uygun davranmadığını ve sürekli uygunsuz davranışlarda bulunduğunu, dernek tüzüğüne uygun olarak alınan karrın yönetim kurulu kararı ve tüm üyelerin samimiyetle bu kararı imzaladığını, yapılacak yargılama ile ve dinlenecek tanıkları sonucunda alınan kararın doğru olduğunun tespit edileceğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme davanın reddine karar vermiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 67. maddesi gereğince; tüzükte üyelerin çıkarılma sebepleri gösterilebilir. Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarma kararına bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez. Ancak dernek tüzüğünde çıkarılmaya (ihraca) dair bir hüküm bulunmaması halinde ise, çıkarılma ancak haklı bir nedene dayandırılarak yapılabilir. Bu halde çıkarılan üye çıkarılma kararının iptali için mahkemeye baş vurabilecektir. 68. madde ise dernek üyelerinin eşit haklara sahip oldukları, derneğin üyeleri arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep, aile, zümre ve sınıf farkı gözetemeyeceği, eşitliği bozan veya bazı üyelere bu sebeplerle ayrıcalık tanıyan uygulamalar yapamayacağı düzenlenmiştir.

Yine üyelikten ihraca ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında “Tüzükte ihraç sebebi olarak gösterilmeyen hallerde, verilen ihraç kararının, hakkın kötüye kullanıldığından dolayı iptali için dava açılabilir” (Y.20.9.1950 günlü ve 4/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) denilmektedir.

Bir üyenin dernek üyeliğinden çıkarılması konusunda karar verilirken, öncelikle çıkarılma sebeplerinin tüzükte düzenlenip düzenlenmediğinin göz önünde bulundurulması gerekecektir. Eğer çıkarma kararı, tüzükte çıkarma sebebi olarak düzenlenen bir haklı sebebe dayanıyorsa; çıkarılan üye, bu tüzüğü kabul ederek derneğe üye olduğu için, çıkarma sebebinin haklı sebep olup olmadığına dair itiraz hakkı yoktur. Ancak tüzükte çıkarma sebebi düzenlenmemiş ise, ihraç edilen üye ihraç sebebinin haksız olduğunu ileri sürerek bu kararın kaldırılması için dava açabilir.

Yine TMK’nin 67.maddesi kapsamında dernek tüzüğünde ihraç sebeplerinin düzenlenmemesi sebebi ile ihraç edilen üyenin ihraç sebebinin haksız olduğunu ileri sürerek bu kararın kaldırılması için dava açabilir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas no: 2018/1777 Karar no: 2018/15345)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 73. maddesinde, kayıtlı üyelerden oluşan dernek genel kurulunun derneğin en yetkili karar organı olduğu; 83. maddesinde ise, sadece genel kurul kararlarının iptalinin istenebileceği, diğer organlarının kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Somut olayda, davalı derneğin asıl üyesi olan davacının, dernek üyelik kaydının silinmesine dair 13.06.2017 tarihli dernek yönetim kurulu kararının iptalini istediği; davacının davalı derneğin genel kuruluna bu hususta itirazda bulunmadan yani iç denetim yollarını tüketmeden doğrudan bu davayı açtığı ve davalı derneğin tüzüğünde de yönetim kurulu kararının kesin olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, davacı vekilinin belirttiği 14.04.2018 tarihli toplantı tutanağında davacının ismi yazılarak ihracına ilişkin karar olmadığı anlaşıldığından, dava şartı gerçekleşmeyen davanın usulden reddine karar verilmesi (T.C. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Esas no: 2017/3995 Karar no: 2017/12603) yasaya ve dernek tüzüğüne uygun olmakla davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23/05/2018 tarih ve 2017/1307 Esas, 2018/586 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacının istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nın
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-
Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 44,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye irat kaydına,

3-
Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-
Kararın, yerel Mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 362/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.07/01/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!