Adana BAM, 1. HD., E. 2018/1126 K. 2018/1154 T. 6.11.2018

İlgili madde: TMK Madde 87

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :

Dernek (Derneğin Kendiliğinden Sona Erdiğinin Tespiti)

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı kurum vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;

F1 Partinin 24.11.2010 tarihinde son olağan kongresini yaparak Adana Kozan İlçe Teşkilatına K1’nun başkan olarak atadığının tespit edildiğini, bu tarihten itibaren olağan kongrelerini yapmadıkları kayıtlardan anlaşılmadığını, yapılması gereken olağan genel kurul toplantılarını bugüne kadar yapmadıkları anlaşıldığından adı geçen parti ilçe teşkilatlarının tüzüğünde belirtilen sürelerde 2 defa üst üste kongresini yapmaması sebebi ile kendiliğinden dağılmış sayıldığının tespitinin talep zorunluluğunun doğduğunu, 2820 Sayılı Siyasi Partilar Kanununun 7. Maddesinde siyasi partilerin teşkilatları sayıldığını, aynı kanununun 19, 20 ve 21. Maddelerinde il ve ilçe teşkilatlarının oluşumu ve seçim usullerinin açıklandığını, anılan kanununun 14/6, 19/3 ve 20/7. Maddelerinde siyasi partilerin her kademedeki kongrelerini en fazla 3 yılda bir yapmak zorunda olduğu hüküm altına alındığını belirterek olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması, her ilgili Sulh Hakiminden Derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitini isteyebilir, siyasi partiler hakkında da uygulanabileceğini, bu nedenle davalı F1 Parti Kozan İlçe Teşkilatının 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 87/5. Maddesi gereğince hukuki varlığının resen sona erme halinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı
F2 P arti vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;

Davaya öncelikle görev yönünden itiraz ederek Anayasa Mahkemesinde görülmesini gerektiğini, ayrıca F2 Partiye ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre davanın reddi gerektiği, ilçe kongresinin yapılması için hazırlıkların yapıldığını makul süre verilerek kongrenin yapılması yada davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Dava dilekçesi, gelen belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davanın F1 Parti Kozan İlçe Teşkilatının olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılmaması nedeniyle 2820 sayılı yasanın 121. Maddesinin atfı ile 4721 sayılı yasanın 87/5 maddesi uyarınca söz konusu ilçe teşkilatının kendiliğinden sona erdiğinin tespitinin istendiği, somut olaya benzer mahiyetteki Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinde derneğin faaliyetten alıkonulmasına ilişkin yapılan yargılamanın temyiz incelemesinde Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2016/1787 Esas, 2016/3537 Karar sayılı ilamında kısaca dernekler ile ilgili olan davada derneğin merkezinin bulunduğu yerden başkaca bir şubesinin bulunduğu yer ile ilgili olarak görülen davada yetkili mahkemenin derneğin merkezinin bulunduğu yer olduğu hususunun anlaşılması gerektiği, bu kapsamda Siyasi Partiler Kanunu’nun 31. Maddesine göre “Siyasi partilerin merkez teşkilatı Ankara il merkezinde; il ve ilçe teşkilatları, ilgili il ve ilçe merkezlerinde; belde teşkilatları, il ve ilçe merkezleri hariç olmak üzere, belediye teşkilatı olan yerlerde;yan kuruluşları ve yurtdışı temsilcilikleri ise tüzüklerinde belirtilen yerlerde bulunur.” hükmü karşısında derneklere atıf yapan 2820 sayılı yasanın 121. Maddesi ve TMK’nun 87/5 uyarınca derneğe ilişkin hükümler siyasi partiler hakkında uygulanacak olup F1 Parti Kozan İlçe Teşkilatının kendiliğinden sona erdiğine dair yapılan yargılamanın Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2016/1787 Esas 2016/3537 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2018/2935-4588 E-K ve yine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2018/2550-4465 E-K. Sayılı ilamları göz önüne alınarak kesin yetki kuralının olması ve her siyasi partinin merkezinin Siyasi Partiler Kanununun 31. Maddesi uyarınca Ankara olmasının yasal bir düzenleme olması karşısında mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN:

İstinaf yoluna davacı kurum 14.09.2018 tarihinde başvurmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ VE DEĞERLENDİRME:

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle;

Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, partinin Kozan’da ilçe teşkilatı olduğundan, HMK 6 ve 14. Maddelerine göre ilçe teşkilatının şube olarak kabul edildiğinde görevli ve yetkili mahkemenin Kozan Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Dava, TMK 87/5 maddesi uyarınca derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine ilişkindir.

Dosya içeriğinden, F2 Parti Kozanİlçe Teşkilatı’nın en son olağan genel kurulunu 01/04/2006 tarihinde yaptığı anlaşılmıştır.

İlçe Teşkilatı iki defa üst üste Olağan Genel Kurul Toplantısı yapmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Anayasanın “Siyasi Partilerin uyacakları esaslar” başlığını taşıyan 69. Maddesi” Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partilerin mal edinmeleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda verdiği kararlar kesindir. Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.” hükmünü amirdir.
03/10/2011 tarih ve 4709 sayılı Kanun’un 25.maddesiyle, 69.maddeye eklenen fıkra ile “Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin Devlet yardımından kısmen veya tamemen yoksun bırakılmasına karar verebilir” hükmü getirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin “görev ve yetkileri” başlığını taşıyan Anayasa’nın 148.maddesinin son fıkrası gereğince Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Mahkemesinin görev ve yetkileri” başlığının taşıyan 3. Maddesinde mahkemenin siyasi partilere ilişkin görev ve yetkileri şu şekilde belirtilmiştir:
“… d) Siyasi partilerin kapatılmasına ve devlet yardımından yoksun bırakılmasına ilişkin davalar ile ihtar başvuruları ve dağılma durumunun tespiti istemlerini karara bağlamak,

e) Siyasi partilerin mal edinmeleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun denetimi yapmak veya yaptırmak,

g) Anayasa’da kendisine verilen diğer görevleri yerine getirmek,”

Yukarıda yer verilen Anayasa hükümleri ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanununa göre siyasi partiler bakımından Anayasa Mahkemesine verilen görev; siyasi partilerin kapatılmalarına ve Devlet yardımına kısmen veya tamamen yoksun bırakılmalarına, mali denetimlerini yapmak veya yaptırmakla ve dağılma durumunun tespit etmek ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının re’sen yazı ile ihtar başvurusunda bulunulması halinde ilgili siyasi partiye ihtar kararı vermekten ibarettir. Anayasa ve 6216 sayılı Kanun, siyasi partilerin her kademedeki kongrelerinin yargısal denetimi ile ilgili Anayasa Mahkemesine bir görev vermemiştir. Anayasa Mahkemesinin görevini ancak Anayasa tayin eder. (Anayasa m.148/son) Anayasa dışındaki normlarla Anayasa Mahkemesine görev verilmesi mümkün değildir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121.maddesi gereğince Türk Medeni Kanunu ile Dernekler Kanunu’nun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri siyasi partiler hakkında da uygulanır. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 36.maddesinde ise kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 87.maddesinde derneklerin kendiliğinden sona erme halleri düzenlenmiş olup, bu durumların varlığı halinde ilgililerin sulh hukuk hakiminden derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitini isteyeceği öngörülmüştür.

Dava konusu dosyada F2 Parti Kozan İlçe Teşkilatı’nın en son olağan genel kurulunu 01/04/2006 tarihinde yaptığı anlaşılmıştır.

Dava; 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 29/1, 118. maddeleri yollamasıyla 4721 sayılı TMK nun 87/5. Maddesine dayanılarak, kongre yapılmaması nedeniyle parti ilçe teşkilatının kendiliğinden sona erdiğinin, tespitiistemine ilişkindir.

Dosya kapsamı mevcut delil durumu ve istinaf sebepleri dikkate alındığında;

F2 Parti Kozan İlçe Teşkilatının iki defa üst üste Olağan Genel Kurul Toplantısı yapmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/11/2016 tarih ve 1596 sayılı yazısı gereğince Adana Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bu nedenle, tüm yasal düzenlemeler karşısında siyasi parti ilçe teşkilatının kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespiti görevinin de Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kabul edilerek mahkemece toplanan delilere göre ,Mahkemece , 2820 sayılı yasanın 121. Maddesi ve TMK’nun 87/5 uyarınca derneğe ilişkin hükümler siyasi partiler hakkında uygulanacak olup F2 Parti Kozan İlçe Teşkilatının kendiliğinden sona erdiğine dair yargılamanın partinin genel merkezi olan Ankara Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğundan yetkisizlik kararı vermiştir.

Ayrıca Anayasa Mahkemesinin Esas Sayısı: 2017/8 (Değişik İşler) Karar Sayısı: 2017/7 sayılı kararı taraf ehliyetine ilişkin olup, dava konusu uyuşmazlığa emsal teşkil etmemektedir.

Mahkemenin gerekçesinde de belirttiği; Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 07/06/2018 tarih ve 2018/2550 Esas 2018/4465 Karar sayılı ilamında ve benzer Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 18/06/2018 tarih ve 2018/2935 Esas 2018/4588 Karar sayılı ilamında ” Somut olayda; Siyasi Partiler Kanununun 31. maddesine göre “Siyasi partilerin merkez teşkilatı Ankara il merkezinde; il ve ilçe teşkilatları, ilgili il ve ilçe merkezlerinde; belde teşkilatları, il ve ilçe merkezleri hariç olmak üzere, belediye teşkilatı olan yerlerde; yan kuruluşları ve yurtdışı temsilcilikleri ise tüzüklerinde belirtilen yerlerde bulunur.” hükmü karşısında derneklere atıf yapan 2820 sayılı Kanunun 121. maddesi ve TMK’nın 87/5. maddesi uyarınca derneğe ilişkin hükümler siyasi partiler hakkında uygulanacak olup F3 Partisi (F4 Partisi) Derepazarı İlçe Teşkilatının kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmektedir. Bu halde uyuşmazlığın Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. ” denilmiştir.

Yine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2016/1787 Esas 2016/3537 Karar sayılı ilamında “özel hukuk alanında derneğin faaliyetten alıkonulması istemiyle açtığı davada kesin yetki kuralı gözetilerek derneğin merkezinin bulunduğu Konya Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğundan “bahisle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya içeriği belirtilen yasa hükümleri ve içtihatlara göre mahkemece, 2820 sayılı yasanın 121. Maddesi ve TMK’nun 87/5 uyarınca derneğe ilişkin hükümler siyasi partiler hakkında uygulanacak olup F2 Parti Kozan İlçe Teşkilatının kendiliğinden sona erdiğine dair yapılan yargılamanın belirtilen yasa ve içtihatlara görekesin yetki kuralının olması ve her siyasi partinin merkezinin Siyasi Partiler Kanununun 31. Maddesi uyarınca Ankara olması nedeniyle verilen yetkisizlik kararının açıklanan ve benimsenen tüm bu nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Kozan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04/07/2018 tarih ve 2017/704 Esas, 2018/802 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı kurum vekilinin istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nın
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

3-
Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-
Kararın, yerel Mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 353/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.06/11/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!