TMK Madde 427 Kanun gereği kayyım atanması hâlleri

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 427, yönetim kayyımı atanmasını gerektiren beş ayrı kategoriyi sayar.

Resmi Metin

Kanun gereği

Madde 427- Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hâllerde bir yönetim kayyımı atar:

  1. 1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,
  2. 2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,
  3. 3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,
  4. 4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,
  5. 5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, yönetim kayyımı atanmasını gerektiren beş ayrı kategoriyi sayar. Birinci bent, kişinin uzun süreden beri bulunamaması ve oturduğu yerin de bilinememesini birlikte arar; gaiplik kurumu ile karıştırılmasın diye "gaip" sözcüğü tasarımdan çıkarılmıştır. İkinci bent, kısıtlama sebebi yeterli olmamakla beraber malvarlığını kendi başına yönetme veya temsilci atama gücünden yoksun kalan kişiyi kapsar. Üçüncü bent terekede mirasçılık haklarının belirsiz kalması ile ceninin yararlarının zorunlu kıldığı durumları içerir. Dördüncü bent, herhangi bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka bir yasal yoldan sağlanamamış olmasına dayanır; eski metnin yalnızca bazı tüzel kişileri sayan dar yapısı yerine bütün tüzel kişiliği kapsayan genel bir formül benimsenmiştir. Beşinci bent ise hayır işi veya kamu yararı amacı güden bir iş için halktan toplanan para ve yardımın yönetilme veya harcama yolunun bulunmaması hâline ilişkindir. Hüküm önceki 377 nci maddenin karşılığıdır; "idaresi kimseye ait olmayan mallar" ifadesi yerine kaynak Kanunun "zorunlu yönetimden yoksun mallar" ifadesi tercih edilmiştir.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 377. maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki madde yönetim kayyımlığının bir koşulu olarak “idaresi kimseye ait olmayan mallar”dan söz etmektedir. İsviçre Medeni Kanununun bu maddeyi karşılayan 393. maddesinde ise bunun yerine “zorunlu yönetimden yolsun mallar”dan söz edilmektedir. Bu deyim daha isabetli olduğundan yeni düzenlemede bu ifadeye yer verilmiştir.

Maddenin (1) numaralı bendinde, yürürlükteki hükmü aynen tekrarlanmakla beraber, gaiplik kurumu ile karıştırmayı önlemek üzere, “gaip” sözcüğü yerine “uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemez” ifadesine yer verilmiştir.

Maddenin (2) numaralı bendi “vekil” yerine maddenin amacına daha uygun olarak “temsilci” sözcüğü kullanılmak suretiyle yürürlükteki maddeden alınmıştır.

Maddenin (3) numaralı bendi kaynak Kanuna uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin (4) numaralı bendi bir kısım tüzel kişilerin sayılması yerine bütün tüzel kişileri kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır. Buna göre herhangi bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmışsa ve yönetimi başka bir yasal yolla sağlanamıyorsa yönetim kayyımı tayin edilebilecektir.

Maddenin (5) numaralı bendinde bir hayır işi veya genel yarar amacı için halktan toplanan para ve sair yardımın yönetilme veya harcama yolunun sağlanamaması halinde yönetim kayyımı atanması öngörülmüştür.

Bu konuda 2860 sayılı “Yardım Toplama Kanunu” mevcut olup, özel hükümler içermektedir. Özel hükmün bulunmadığı haller de düşünülerek (5) numaralı bent korunmuştur.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 427. maddesinin birinci fıkrasında, yürürlükteki Kanunun 377. maddesinin birinci fıkrasıyla paralelliği sağlamak amacıyla değişiklik yapılmıştır.

İlgili Yazılarımız

İlgili Yargıtay Kararları

İlgili Yargıtay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2772 K. 2020/937 Direnme Bozuldu
Velayet Usul

TMK m.427'de düzenlenen yönetim kayyımlığında yetkili vesayet makamı, kayyım atanan kişinin dava sonrası yerleşim yeri değişse dahi, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya payın bulunduğu yer mahkemesidir ve yetkisizlik kararı verilemez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: 3561 sayılı Kanun gereği atanan yönetim kayyımının pay devri için yetki/izin istemli davada, kayyımlık altına alınanın dava sonrası yerleşim yeri değişikliği nedeniyle TMK m.411, 430 ve 431 uyarınca yetkisizlik kararı verilip verilemeyeceği. Değerlendirme: Kayyım, malvarlığının yönetildiği yer vesayet makamınca atanan yönetim kayyımıdır (TMK m.430/2); dava tarihinden sonra yerleşim yeri değişse de yetkisizlik kararı verilemez; mahkemece işin esası incelenmelidir. Sonuç: Direnme kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2017/3860 K. 2020/3384 Bozma
Usul

TMK m.426 uyarınca temsil kayyımı olarak atanan kişi, m.427'de tanımlanan yönetim kayyımı sayılamaz; bu kayyımın gaiplik nedeniyle Hazine adına tescil davası açmaya sıfatı bulunmadığından dava taraf sıfatı yokluğundan reddedilmelidir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Gaiplik nedeniyle Hazine adına tescil davasında, taşınmaz için atanan kayyımın TMK m.426 temsil kayyımı mı yoksa m.427 yönetim kayyımı mı olduğu ve buna bağlı olarak davacının dava açma sıfatının bulunup bulunmadığı. Değerlendirme: Davacı, sulh hukuk mahkemesince TMK m.426 uyarınca temsil kayyımı olarak atanmışken, mahkemece yanılgıyla m.427'deki yönetim kayyımı sayılıp işin esasına girilmesi isabetsiz olup, taraf sıfatı yokluğundan davanın reddi gerekirdi. Sonuç: Hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2019/4608 K. 2020/5514 Bozma
Mülkiyet Usul m.427/1

Tapu kaydından kim olduğu anlaşılamayan, meçhul sayılan maliklerin mallarının idaresi için, kanun gereği TMK m.427/1 uyarınca kayyım (yönetim kayyımı) tayin edilebilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Maliki belirsiz taşınmazlara TMK m.427/1 gereği kayyım atandıktan sonra açılan gaiplik (TMK m.588) ile tapu iptali ve tescil davasında asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulup kurulmadığı. Değerlendirme: Birleştirilen Asliye Hukuk dava dosyası eldeki dosyaya gönderilmediğinden o dosya yönünden hüküm kurulmamış, HMK m.297 uyarınca asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken eksik karar verilmiştir. Sonuç: Hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2020/1916 K. 2020/4703 Onama
Usul

Tapu iptali ve tescil davası kayıt malikine yöneltilmeli; kayıt maliki belirlenemiyorsa TMK m.427 uyarınca kayyım atanıp dava kayyıma yöneltilmelidir, zira taraf teşkili kamu düzeninden olup hâkimce her aşamada resen denetlenir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.17'ye dayalı gaiplik ile tapu iptali ve tescil davasının hasımsız (kayıt maliki/kayyım temsili sağlanmadan) görülüp görülemeyeceği ve esastan mı yoksa usulden mi reddedileceği. Değerlendirme: Çoğunluk, bozmaya uyularak verilen esastan ret hükmünü usul ve yasaya uygun bulmuştur; karşı oy ise kayıt maliki belirlenemediğinde TMK m.427 gereği kayyım atanıp davanın kayyıma yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, taraf teşkilinin kamu düzeninden olduğunu savunmuştur. Sonuç: Hükmün ONANMASINA oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2019/678 K. 2020/5291 Bozma

TMK m.427 uyarınca gaip taşınmaz malikine kanun gereği kayyım (en büyük mal memuru) atanır ve kayyım, malvarlığını koruma yetkisi kapsamında taşınmazı işgal edenlere karşı ecrimisil davası açabilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Gaip malik adına TMK 427 gereği atanan kayyım (Defterdar) eliyle, taşınmazı işgal eden davalılardan ecrimisil istenmesi; ecrimisil döneminin ve zamanaşımının tespiti. Değerlendirme: Davalıların ıslahla zamanaşımı defi karşısında dava tarihinden geriye 5 yıllık dönem esas alınmalı, takvim yılı yerine dönemsel (yıllık) hesap ve buna göre faiz işletilmelidir; temyiz aşamasında ilk kez ileri sürülen savunma dikkate alınamaz. Sonuç: Tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm bozulmuştur.

Diğer kararlar (4)
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2021/2289 K. 2021/4529 Bozma
Usul Mülkiyet

Tapu iptal ve tescil davalarında kayıt malikinin kim olduğu belirlenemiyorsa, TMK m.427 ve 3561 sayılı Kanun uyarınca taşınmaza kayyım atanması ve davanın kayyıma yöneltilmesi zorunludur.

Detaylı özeti gör

Vakıflar Kanunu m.17'ye dayalı tapu iptali ve tescil davasında, kayıt maliki belirlenemediğinde TMK m.427 ve 3561 sayılı Kanun uyarınca taşınmaza kayyım atanıp davanın kayyıma yöneltilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Taraf teşkili kamu düzenindendir ve hâkimce her aşamada resen denetlenir; bozmaya uymak usulü kazanılmış hak doğursa da kamu düzeni istisnasıdır. Sonuç: Kayıt malikleri kayyımla temsil edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan esasa girilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1921 K. 2019/1000 Bozma
Usul

TMK m.427 uyarınca, bir kimsenin uzun süredir bulunamaması, oturduğu yerin bilinememesi veya ortada olmayıp sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının yönetilmesi amacıyla vesayet makamınca yönetim kayyımı atanabilir.

Detaylı özeti gör

Ortaklığın giderilmesi davasında kimliği/adresi saptanamayan tapu maliklerini temsil için 3561 sayılı Kanun ve TMK m.427 uyarınca Defterdarın kayyım atanması istenmiştir. Yerel mahkeme, basit yargılamaya tabi işte HMK m.320 ile dosya üzerinden davayı kabul etmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme direnmiştir. HGK, dosyadaki delillerin yetersiz olduğunu, 3561 sayılı Kanun koşullarının araştırılmadığını ve hukuki dinlenilme hakkı gereği duruşma açılması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2021/779 K. 2021/2231 Onama

TMK m.427 uyarınca atanan yönetim kayyımı, temsil kayyımından (m.426) farklı olup malvarlığının yönetimiyle görevlidir; bir kişi yalnız temsil kayyımı olarak atanmışsa yönetim kayyımına özgü yetkilerle dava açma sıfatına sahip değildir.

Detaylı özeti gör

Gaiplik nedeniyle hazine adına tescil davasında davacı vekili, TMK m.426 uyarınca temsil kayyımı olarak atanmıştır. Mahkeme onu yanlışlıkla TMK m.427'deki yönetim kayyımı sayıp işin esasına girmiştir. Daire, temsil kayyımının bu davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuş; uyma sonrası dava sıfat yokluğundan reddedilmiştir. Sonuç: Sıfat yokluğuyla ret hükmü onanmıştır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/15914 K. 2020/1092 Bozma
Mülkiyet Usul

Tapu iptal-tescil davasında kayıt maliki belirlenemiyorsa, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması için TMK m.427 uyarınca kayyım atanması ve davanın kayyım huzuru ile görülmesi gereklidir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.17'ye dayalı mahlulen/metruken tapu iptali ve tescil davasının hasımsız (Hazine gösterilmeden) görülüp görülemeyeceği. Değerlendirme: Çoğunluk, vakıf hukuku ilkeleri ışığında aslı vakıf taşınmazda Hazinenin hasım gösterilmesi gerekmediği, mahkemenin işin esasına girmesi gerektiği görüşündedir; karşı oy ise kayıt maliki belirsizse TMK m.427 uyarınca kayyım atanıp davanın kayyım huzuru ile görülmesi gerektiğini savunmuştur. Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK m.428 gereğince oyçokluğuyla BOZULMASINA.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/289 K. 2025/941 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Limited şirkete kayyım atanması talebinde BAM, TMK 426-427 çerçevesinde davalı şirkette m.427/4 anlamında organ boşluğu bulunmadığını saptayarak kayyım atama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istinafı esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Çoğunluk pay sahibi davacılar, şirket müdürleri ile bir tahliye icra takibindeki alacaklının ilişkili taraf olduğunu, menfaat çatışması bulunduğunu ileri sürerek TMK m.426/2 uyarınca limited şirkete temsil kayyımı atanmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesi hukuki yarar yokluğundan davayı usulden reddetmiştir. Adana BAM, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığını ve yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum olmadığını, TMK m.426 ve 427'deki kayyım atama koşullarının oluşmadığını tespit etmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/2340 K. 2025/40 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, şirketin seçilmiş organlarıyla idaresinin asıl olduğunu, TMK m.427/4 uyarınca tüzel kişiye kayyım atanması için aranan organ boşluğunun somut olayda bulunmadığını ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini belirterek yönetim kayyımı atanması tedbirinin reddini onamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalı ticari şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması ve şirket malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebinin ilk derece mahkemesince reddine ilişkin ara karara karşı istinafa başvurmuştur. Adana BAM, şirketin seçilmiş organları eliyle idaresinin asıl olduğunu, somut olayda organ boşluğu bulunmadığını ve HMK m.390/3 anlamında yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini belirterek tedbir taleplerinin reddini usul ve yasaya uygun bulmuştur. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/2382 K. 2025/39 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Limited şirkete denetim kayyımı atanması talebinde BAM, TMK 427/4'teki organ boşluğu bulunmadığını, müdürün temsil yetkisinin kaldırılması için TTK 630/2 anlamında haklı nedene ilişkin yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini belirterek istinafı reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, limited şirketin feshi/tasfiyesi davasında davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı istinafa başvurmuştur. Adana BAM, şirkette organ boşluğu bulunmadığını, müdürün temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması için TTK m.630/2 anlamında haklı nedene ilişkin yeterli delil olmadığını ve HMK m.390/3 kapsamında yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini belirtmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/2304 K. 2025/22 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.427/4 uyarınca tüzel kişiye kayyım atanmasının organ yokluğu koşuluna bağlı olduğunu, somut olayda limited şirkette organ boşluğu bulunmadığını saptayarak kayyım niteliğindeki ihtiyati tedbir talebinin reddini yerinde bulmuş ve istinafı esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Limited şirkette genel kurul kararının iptali, özel denetçi atanması ve müdürün azli istemli davada, davacı şirkete kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı istinafa başvurmuştur. Adana BAM, TTK'nın TMK'nın ayrılmaz parçası olduğunu, TMK 427/4 uyarınca tüzel kişiye kayyım atanmasının organ yokluğu koşuluna bağlı olduğunu belirtmiş; somut olayda şirkette organ boşluğu bulunmadığını ve müdürün yetkilerinin sınırlandırılmasını gerektirir durumun HMK 390/3 kapsamında yaklaşık olarak ispatlanamadığını tespit etmiştir. Daire, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararını usul ve yasaya uygun bularak davacı vekilinin istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1111 K. 2022/1737 İstinaf Kabulü / Kaldırma

TMK m.427/4, tüzel kişinin organsız kalıp yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde kayyım atanmasını öngörür. Adana BAM, şirkete tereke dosyasından zaten kayyım atandığından koşulların oluşmadığını belirterek davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tek pay sahibinin ölümüyle organsız kalan limited/anonim şirkete yönetim kayyımı atanması istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kabul edip kayyım atamıştır. Adana BAM, şirkete daha önce tereke dosyasından kayyım atandığı ve bunun ticaret sicilinde ilan edildiğini, atanan kayyımın genel kurulu toplantıya çağırma dahil yönetim yetkilerini haiz olduğunu saptayarak yeniden kayyım atanmasında hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunu kabul edip ilk derece kararını kaldırmış ve davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2021/1186 K. 2021/1084 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Gaip mirasçının taşınmaz payı için TMK 427/1 uyarınca kayyım atanmasında, 3561 sayılı Kanun gereği mahallin en büyük mal memuru (Defterdar) kayyım olur. Adana BAM İl Müdürünün atanması yönündeki istinafı esastan reddetti.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmazda hissedar olup mirasçıları bulunamayan gaip K4 adına kayyım atanması davasında ilk derece mahkemesi Adana Defterdarını kayyım atamıştır. Kayyım adayı Çevre ve Şehircilik İl Müdürü, kayyımlık yetkisinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Adana BAM, 3561 sayılı Kanun uyarınca mahallin en büyük mal memurunun (illerde Defterdar) kayyım olacağını, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Emlak'ın Bakanlık değiştirmesinin İl Müdürünün kayyım atanmasını gerektirmediğini belirterek başvuruyu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2020/1846 K. 2020/1002 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, bulunamayan kişinin malları için TMK m.427 uyarınca yönetim kayyımı atanmasında, malikin sağ mirasçısı bulunup bulunmadığının kayyım koşullarını belirlediğini; somut olayda mirasçılık ilişkisinin eksik araştırıldığını saptayarak kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: DSİ Genel Müdürlüğü, kamulaştırma davasındaki tapu maliki için 3561 sayılı Kanun ve TMK 427 uyarınca yönetim kayyımı atanmasını istemiş, ilk derece mahkemesi malikin sağ mirasçısı bulunduğu gerekçesiyle TMK 427 koşulları oluşmadığından davayı reddetmişti. Adana BAM, davanın açılışında yargı harcının yatırılmadığını, ayrıca mirasçılık ilişkisinin yeterince araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini tespit etti. Davacının istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırdı ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdi.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2020/1461 K. 2020/973 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kim ve nerede olduğu bilinmeyen hissedarların payı için TMK 427/1 gereğince kayyım atanmış; Adana BAM, 3561 sayılı Kanun uyarınca mahallin en büyük mal memuru olan Defterdarın atanmasını usule uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hazine, taşınmazda hissedar olup kim ve nerede oldukları bilinmeyen kişiler için 3561 sayılı Kanun uyarınca kayyım atanması istemiş; ilk derece mahkemesi Adana Defterdarını TMK m.427/1 gereğince kayyım atamıştır. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü, kayyımlık yetkisinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Adana BAM, 3561 sayılı Kanun ve yönetmelik gereği mahallin en büyük mal memurunun (illerde Defterdar) kayyım atanması gerektiğini, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi düzenlemelerinin bunu değiştirmediğini saptayarak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2019/1739 K. 2019/1065 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, maliki bulunamayan taşınmazda paydaşa Defterdarın TMK m.427/1 uyarınca kayyım atanması hükmünü esastan değil, eksik harç, asli müdahale dilekçesinin tebliğ edilmemesi ve duruşma açılmadan karar verilerek dinlenilme hakkının ihlali gibi usul eksiklikleri nedeniyle kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: 3561 sayılı Kanun uyarınca maliki bulunamayan taşınmazlar için açılan kayyım atanması davasında ilk derece mahkemesi duruşma açmaksızın Adana Defterdarını TMK m.427/1 uyarınca kayyım atamıştır. Adana BAM, davacı Hazine ve asli müdahil Defterdarlığın başvurma ve maktu peşin yargı harçlarını yatırmadığını, asli müdahale dilekçesinin taraflara tebliğ edilmediğini ve davacı İl Müdürlüğünün davası hakkında karar verilmediğini saptamıştır. Ayrıca vesayet işinin niteliği gereği duruşma açılarak hukuki dinlenilme hakkı tanınması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesini usule aykırı bulmuş, istinafı kabul edip kararı HMK 353/1-a-4,6 uyarınca kaldırarak dosyayı iade etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2019/1729 K. 2019/1063 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İlk derece, maliki bulunamayan taşınmazda Hazine adına Adana Defterdarını TMK 427/1 gereğince kayyım atamıştı. Adana BAM kararı esastan değil; yargı harcının yatırılmaması, asli müdahale dilekçesinin tebliğ edilmemesi ve duruşma açılmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle kaldırıp dosyayı iade etti.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, 3561 sayılı Kanun uyarınca maliki bulunamayan taşınmaza Adana Defterdarını kayyım olarak atamıştı. Adana BAM, davacı ve asli müdahil tarafça başvurma ve peşin maktu yargı harcının yatırılmadığını, asli müdahale dilekçesinin taraflara tebliğ edilmediğini ve çekişmesiz yargı işi olmasına rağmen duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu saptadı. Bu eksiklikler nedeniyle istinaf başvurusunu kabul edip ilk derece kararını kaldırarak dosyayı yeniden görülmek üzere mahkemesine iade etti.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!