TMK Madde 426 Kayyım atanmasını gerektiren hâl: Temsil

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 426, vesayet makamının temsil kayyımı atayacağı temel hâlleri ve atama usulünü düzenler.

Resmi Metin

Temsil

Madde 426- Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar:

  1. 1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,
  2. 2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,
  3. 3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, vesayet makamının temsil kayyımı atayacağı temel hâlleri ve atama usulünü düzenler. Atama hem ilgilinin isteği üzerine hem de re'sen yapılabilir; iki başlangıç yolu paralel biçimde tanınarak temsilin boşluksuz işlemesi temin edilir. Birinci bent, ergin bir kişinin hastalık, başka bir yerde bulunma veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini bizzat görememesi ile aynı zamanda kendi adına bir temsilci atayabilecek güçten yoksun olmasını çift koşullu biçimde öngörür. Bu yapı, kayyım atamasını kişinin iradi temsil yolunun fiilen kapanmış olması şartına bağlayarak vesayet düzeninin ikincil karakterini muhafaza eder. Hüküm önceki 376 ncı maddenin karşılığıdır; iki yenilik vardır: ayırım başlığına "yasal danışmanlık" terimi eklenmiş, kararı veren makam ise "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" olarak adlandırılmıştır. Birinci bentteki "gaip olmak" ifadesi gaiplik kurumu ile karışıklık yaratacağından "başka bir yerde bulunma" ifadesiyle değiştirilmiş; bu değişiklik, kişinin nerede olduğu bilinse bile ivedi işini görememesi durumunda kayyım atamasını mümkün kılar.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 376 ıncı maddesini karşılamaktadır. Bu madde ile başlayan birinci bölümün beşinci ayırımın başlığı içeriğine uygun olarak, “yasal danışmanlık” deyiminin de eklenmesi suretiyle “Kayyımlık Ve Yasal Danışmanlık” biçiminde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinde yer alan “sulh mahkemesi” deyimi yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır.

Maddede başka bir hüküm değişikliği yoktur. Sadece (1) numaralı bendindeki “gaip olmak” ifadesi gaiplik kurumu ile karıştırmaya elverişli olduğundan bunun yerine “başka bir yerde bulunma” ifadesine yer verilmiştir. Buna göre, kayyım atanması için kişinin mutlaka nerede olduğunun bilinmemesi gerekmeyip, nerede olduğu bilinmesine rağmen ivedi bir işini kendisi görebilecek durumda olmaması yeterli sayılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

İlgili Yargıtay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2486 K. 2018/1148 Bozma
Velayet Usul m.426/2

Velayetin değiştirilmesi davasında küçük ile velayet hakkı sahibi ebeveyn arasında menfaat çatışması bulunduğundan, TMK m.426/2 gereğince çocuğu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması için yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması zorunludur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayetin değiştirilmesi davasında küçük ile velayet sahibi ebeveyn arasında menfaat çatışması bulunduğunda TMK m.426/2 uyarınca çocuğa temsil kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Velayet kamu düzenine ilişkin olup çocuğun üstün yararı esastır; bu tür davalarda çocuk ile yasal temsilci arasında menfaat çatışması bulunduğundan vesayet makamına ihbarla temsil kayyımı atanmalıdır. Sonuç: Direnme kararının bu değişik gerekçeyle bozulmasına oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2069 K. 2018/1179 Direnme Bozuldu
Velayet Usul m.426/2

Velayetin değiştirilmesi davasında küçük ile boşanma kararıyla velayet kendisine bırakılan yasal temsilci davalı anne arasında TMK m.426/2 anlamında menfaat çatışması bulunmuyorsa, çocuğa temsil kayyımı atanması gerekmez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayetin değiştirilmesi davasında, davaya konu çocuğu temsil etmek üzere TMK m.426/2 uyarınca temsil kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği ve müşterek çocuk ile davalı anne arasında yatılı kişisel ilişki kurulmasının doğru olup olmadığı. Değerlendirme: HGK, ön sorun olarak küçük ile yasal temsilci davalı anne arasında TMK m.426/2'de öngörülen menfaat çatışması bulunmadığını, kayyım atanmasının gerekmediğini benimsemiş; idrak çağındaki çocuğun beyanına üstünlük tanınarak yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/829 K. 2022/1340 Ret

Organ eksikliği nedeniyle bir davada temsil edilemeyen tüzel kişiye, TMK m.426'daki temsil kayyımı atanacak haller kıyasen uygulanarak temsil kayyımı atanması mümkün olup, bu talep çekişmesiz yargı işidir ve tüzel kişiye husumet yöneltilmesini gerektirmez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Organ eksikliği nedeniyle tebligat yapılamayan kooperatife/şirkete, açılmış başka bir davada temsilin sağlanması için TMK m.426 temsil kayyımı atanması talebinde husumetin tüzel kişiye yöneltilmesinin gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Çoğunluk karar düzeltme istemini HUMK m.440 sebepleri bulunmadığından reddetmiş; karşı oy ise temsil kayyımı atanmasının çekişmesiz yargı işi olduğunu, husumet aranmaması gerektiğini savunmuştur. Sonuç: Karar düzeltme isteminin reddine, oy çokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/956 K. 2022/1538 Bozma
Usul

Organ eksikliği nedeniyle kendisine tebligat yapılamayan tüzel kişiyi davada temsil için, TMK m.426'da gerçek kişiler bakımından öngörülen temsil kayyımı atanması hükmü, organsız tüzel kişiye kıyasen uygulanabilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: TTK geçici 7. madde uyarınca re'sen terkin edilip ihya edilen, ancak tasfiye memuru atanmamış davalı limited şirkete usulüne uygun taraf teşkilinin nasıl sağlanacağı; ilanen tebligatın geçerli olup olmadığı. Değerlendirme: Hukuka aykırı terkin sonrası ihya kararı şirketin baştan beri hukuken var olduğunu tespit ettiğinden, var olduğu tespit edilen şirkete usulüne uygun tebligat yapılıp delilleri toplanmalıdır. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2017/444 K. 2017/1800 Bozma
Velayet Usul m.426/2

Velayet davasında çocuk ile velayet sorumluluğuna sahip ebeveyn arasında çıkar çatışması bulunduğunda, çocuğu davada temsil etmek üzere TMK m.426/2 gereğince vesayet makamına ihbarla kayyım atanması sağlanmalı ve kayyım yargılamaya dahil edilmelidir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayetin değiştirilmesi davasında, velayet sorumluluğuna sahip baba ile küçük çocuk arasında çıkar çatışması bulunması halinde çocuğun davada temsili sorunu. Değerlendirme: Çıkar çatışması nedeniyle çocuğu davada temsil etmek üzere TMK m.426/2 uyarınca kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulmalı, kayyım duruşmaya çağrılmalı; ayrıca idrak çağındaki çocukların görüşü alınmalıydı; eksik hasım ve eksik inceleme yapılmıştır. Sonuç: Hüküm her iki bent sebebiyle BOZULMUŞTUR.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/795 K. 2022/374 Bozma
Usul

Tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun bulunması (organ yokluğu) hâlinde, tüzel kişiyi temsilen TMK m.426 uyarınca temsil kayyımı atanması mümkündür.

Detaylı özeti gör

İki ortaklı limited şirketin TTK 636/3 uyarınca haklı sebeple fesih davasında, kural olarak husumet şirket tüzel kişiliğine yöneltilmeliyse de, iki ortaktan biri diğer ortağa karşı dava açtığında usul ekonomisi (HMK m.30, Anayasa m.141) gereği tüm ortaklar yer aldığından taraf teşkili sağlanmış sayılır. Karşı oyda, organ yokluğunda şirkete TMK m.426 gereğince temsil kayyımı atanabileceği tali olarak anılmıştır. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararı doğrultusunda oy çokluğuyla bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/1369 K. 2025/1594 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.426/2 uyarınca şirket ile onu temsil eden müdürler arasında menfaat çatışması bulunduğu iddiasıyla şirkete tedbiren temsil kayyımı atanması talebini inceledi.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali davasında, şirket ile onu temsil eden müdürler arasında menfaat çatışması bulunduğu gerekçesiyle şirkete tedbiren temsil kayyımı atanması talebinin reddine yöneliktir. İlk derece mahkemesi, limited şirketin kendi organları vasıtasıyla yönetilmesinin esas olduğunu belirterek talebi reddetmiştir. Adana BAM, davacının TTK m.1 atfıyla TMK m.426/2 kapsamında temsil kayyımı atanması yönündeki istinaf istemini inceleme konusu yapmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 15. Hukuk Dairesi E. 2025/107 K. 2025/174 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, küçük davalı ile menfaat çatışması halinde TMK m.426/2 uyarınca temsil kayyımı atanmasının davacıya yüklenemeyeceğini, yetkili vesayet makamına ihbarla resen kayyım atanıp taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiğini belirterek usulden red kararını kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ortaklığın giderilmesi davasında ilk derece mahkemesi, davacının adli yardım talebini reddedip eksik harç/masraf tamamlanmadığı ve küçük davalıya kayyım atanması için açılan dava bildirilmediği gerekçeleriyle davayı usulden reddetmiştir. Adana BAM, eksik harç ve masraf miktarının kalemleriyle açıkça gösterilmediğini, kayyım atama işinin davacıya yüklenemeyeceğini ve yetkili vesayet makamına ihbarla resen temsil kayyımı atanması gerektiğini belirterek ara kararları usule aykırı bulmuştur. Eksik inceleme nedeniyle istinaf başvurusunu HMK 353/1-a(6) uyarınca kabul edip kararı kaldırmış ve dosyayı yerel mahkemeye iade etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2021/60 K. 2021/2055 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Cezaevindeki ve kısıtlı babaya karşı velayetin kaldırılması davasında Adana BAM, baba ile küçük arasında menfaat çatışması bulunduğunu saptamış; TMK m.426/2 uyarınca çocuğu temsilen kayyım atanması için ihbar yapılmadan hüküm kurulmasını usule aykırı bulmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Boşanma sonrası müşterek çocuğun velayeti babaya verilmiş; davacı anne, cezaevinde ve kısıtlı olan babanın velayeti kullanamadığını ileri sürerek velayetin kaldırılmasını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Adana BAM, velayetin kaldırılması davasında davalı baba ile küçük çocuk arasında menfaat çatışması bulunduğunu saptamıştır. Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.4-9 ve TMK m.426/2 uyarınca çocuğu temsilen kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulmadan hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bularak istinaf başvurusunu usulden kabul etmiş ve kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2021/259 K. 2021/2038 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Üvey babanın kötü muamelesi iddialı velayetin kaldırılması davasında Adana BAM, anne ile küçük arasında menfaat çatışması bulunduğunu saptamış; TMK m.426/2 uyarınca çocuğu temsilen kayyım atanması için ihbar yapılmadan esas hakkında karar verilmesini usule aykırı buldu.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Babası ölen müşterek çocuğun velayeti annede iken, davacı teyze çocuğun üvey babasının kötü muamelesine ve cinsel saldırıya maruz kaldığını, annenin velayet görevlerini yerine getirmediğini ileri sürerek velayetin kaldırılmasını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek velayeti anneden kaldırmıştır. Adana BAM, velayetin kaldırılması davasında davalı anne ile küçük çocuk arasında menfaat çatışması bulunduğunu saptamıştır. Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.4-9 ve TMK m.426/2 uyarınca çocuğu temsilen kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulmadan esas hakkında karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak davalının istinaf başvurusunu usulden kabul etmiş ve kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2019/1938 K. 2020/1127 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Velayetin kaldırılması davasında yasal temsilci anne ile küçüklerin menfaati çatıştığından TMK 426/2 uyarınca çocuklara temsil kayyımı atanması zorunludur. Adana BAM bunu eksik taraf teşkili sayıp istinafı kabul ederek kararı kaldırdı.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı amca, vefat eden kardeşinin çocukları üzerindeki davalı annenin velayetinin kaldırılması ve kendisinin vasi atanması için dava açmış; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul edip annenin velayetini kaldırmıştır. Adana BAM, babanın ölümüyle velayetin tek başına anneye geçtiğini, velayetin kaldırılması davasında yasal temsilci anne ile çocukların menfaati çatıştığından TMK 426 uyarınca çocuklara temsil kayyımı atanması gerektiğini, bunun yapılmamasının eksik taraf teşkili oluşturduğunu belirleyerek istinafı kabul edip kararı kaldırmış ve dosyayı yerel mahkemeye iade etmiştir.

Diğer kararlar (1)
Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/2719 K. 2019/341 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, vasi ile kısıtlının aynı taşınmazda paydaş olması nedeniyle TMK 426/2 anlamında menfaat çatışması bulunduğunu, kısıtlıya temsil kayyımı atanması gerektiğini ve vasinin hakkı kendisine devrini isteyemeyeceğini saptayarak istinafı reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: TMK 405 uyarınca vesayet altına alınan kısıtlının eşinden intikal eden satış vaadi/trampa sözleşmesi hakkının, vasi olan oğluna belirlenecek bedelle devrine izin verilmesi talep edilmiş; ilk derece mahkemesi talebi kısıtlının menfaatine olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Adana BAM, vasi ile kısıtlının aynı taşınmazda paydaş olması nedeniyle aralarında menfaat çatışması bulunduğunu, vasinin kısıtlının hakkını doğrudan kendisine devrini isteyemeyeceğini belirtmiştir. Gerekçesi yetersiz olmakla birlikte sonucu itibarıyla red kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!