TMK Madde 19 Yerleşim yeri: Tanım

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 19, yerleşim yerinin tanımını ortaya koymaktadır.

Resmi Metin

Tanım

Madde 19- (1) Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.

(2) Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.

(3) Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, yerleşim yerinin tanımını ortaya koymaktadır. Bir kimsenin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Yerleşim yeri kavramı iki unsurdan oluşmaktadır: fiili oturma ve sürekli kalma niyeti. Her iki unsurun birlikte bulunması gerekmekte olup yalnızca fiili oturma veya yalnızca niyet tek başına yerleşim yeri oluşturmaya yeterli değildir.

Madde ayrıca bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamayacağını hükme bağlamaktadır. Bu kural, yerleşim yerinin tekliği ilkesini ifade etmekte ve kişinin hukuki ilişkilerinde belirlilik sağlamaktadır. Yerleşim yeri, tebligat adresi, icra takibi, yetkili mahkeme ve seçmen kütüğü gibi birçok hukuki sonucun bağlandığı temel kavram olması nedeniyle kişiler hukuku içinde ayrı bir öneme sahiptir.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 19. maddesini karşılamaktadır.

Maddede ve konu başlığında kullanılan “İkametgah” terimi yerine günümüz diline de uygun olarak “Yerleşim yeri” terimi kullanılmıştır. Aynı şekilde maddedeki “ticari ve sınai müesseseler” deyimi yerine “ticari ve sınai kuruluşlar” deyimi kullanılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/1628 K. 2015/894 Direnme Bozuldu

Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ve kişinin aynı anda birden çok yerleşim yeri olamaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, bir Türk vatandaşı hakkında Alman mahkemesince verilen vesayet (vasi tayini/kısıtlama) kararının tanınması ve tenfizinin Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girip girmediği noktasında toplanmaktadır. Hukuk Genel Kurulu, vesayet konusunun münhasır yetkide olmadığını; MÖHUK m.54/58, kamu düzeni ve AİHS m.6 ile La Haye Sözleşmesi temelinde yabancı kararın tanınabileceğini benimseyerek, aksi yöndeki yerel mahkeme direnme kararını bozmuştur. TMK m.19 bu kararın asıl dayanağı değildir; yalnızca, vesayet yetkisine ilişkin TMK m.411/412'deki yerleşim yerinin değişebilir nitelikte olduğunu (dolayısıyla bu yetkinin mutlak/münhasır olmadığını) göstermek için arka-plan açıklamasında yerleşim yeri kavramını tanımlamak üzere anılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/1154 K. 2013/360 Direnme Bozuldu

Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ve bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz (TMK m.19).

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, babasından hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlanan davacının, boşandığı eşiyle fiilen (eylemli olarak) birlikte yaşadığı gerekçesiyle Kurumca aylığının kesilmesi üzerine açtığı, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Asıl eksen, 5510 sayılı Kanun m.56/2 kapsamında "boşanılan eşle eylemli birlikte yaşama" olgusunun yeterince araştırılıp araştırılmadığıdır; bu olgu kesin biçimde saptanmış değil, eksik araştırma nedeniyle tartışmalıdır. Yerel mahkeme davanın kabulüne karar vermiş; Özel Daire, yerleşim yeri ve eylemli birlikte yaşama olgusunun eksik incelendiği gerekçesiyle bozmuş; Hukuk Genel Kurulu da bu bozmayı benimseyerek direnme kararını bozmuştur. TMK m.19, bu kararda merkezi ilke değil; mahkemenin yapması gereken yerleşim yeri/ikametgah araştırmasının dayandığı mevzuat resitalinde (TMK m.6 ve m.20 ile birlikte) yerleşim yeri tanımını sağlayan çerçeve hüküm olarak verbatim anılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/1152 K. 2013/284 Direnme Bozuldu

Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ve bir kimsenin aynı anda birden çok yerleşim yeri olamaz (TMK m.19).

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle Kurumca kesilmesi ve yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların geri alınmasına (istirdat) ilişkin işleme karşı açılan davadır (yasal dayanak 5510 sayılı Kanun m.56/2). Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire'nin bozma kararına uyulması gerekirken direnilmesini usul ve yasaya aykırı bularak direnme kararını bozmuştur; bozmanın esas dayanağı, 'boşanılan eşle eylemli (fiilen) birlikte yaşama' olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin Emniyet/Jandarma araştırması, muhtar ve aza tanıklığı ile adres/yerleşim yeri kayıtları üzerinden eksiksiz araştırılmaması, yani eksik araştırmadır. Kararda, boşanmanın muvazaalı olup olmadığı değil yalnızca fiilen birlikte yaşama olgusu ölçüt alınmıştır. TMK m.19 bu kararda merkezi ratio değildir; yerleşim yeri/adresin nasıl belirleneceğine dair yapılması gereken araştırmayı çerçevelemek için TMK m.2, m.6 ve m.20 ile birlikte mevzuat resitalinde anılmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2018/1261 K. 2018/1313 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, yetkili mahkemenin belirlenmesinde TMK m.19 uyarınca yerleşim yerinin tespitinin gerektiğini esas alarak; nüfus kaydının düzeltilmesi davasında kesin yetkinin resen gözetileceği çerçevesinde uyuşmazlığı incelemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, mirasçılık belgesi davası sırasında saptanan, gerçekte var olmayan isimsiz bir nüfus kaydının iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, nüfus kaydı düzeltme davalarında yetkili mahkemenin davacının yerleşim yeri mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Davacı vekili, iptali istenen kaydın kendisine ait olmadığını ve yetkili yerin kayıt yeri olduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2018/1042 K. 2018/1069 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.19 uyarınca yerleşim yerinin kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olduğunu, m.20 gereği yenisi edinilmedikçe değişmeyeceğini esas alarak; yurt dışında oturan davacılar için yetkide mutad meskenin araştırılması gerektiğini değerlendirmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yurt dışında yaşayan davacılar, nüfustaki doğum tarihi ve yerlerinin düzeltilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi, nüfusa kayıtlı oldukları Savur'un karine olarak yerleşim yeri sayılacağını ve yetkili mahkemenin orası olduğunu belirterek davayı yetkisizlikten reddetmiştir. Davacılar, Savur ile bağlarının kalmadığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Adana BAM, yerleşim yerinin tespiti yönünden dosyayı incelemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!