TMK Madde 20 Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 20, yerleşim yerinin değiştirilmesini ve oturma yeri kavramını düzenlemektedir.

Resmi Metin

Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri

Madde 20- (1) Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır.

(2) Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye'de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, yerleşim yerinin değiştirilmesini ve oturma yeri kavramını düzenlemektedir. Birinci fıkraya göre bir yerde yerleşmek niyetiyle oturan kimse orada yeni bir yerleşim yeri edinir. Bu düzenleme, yerleşim yerinin değiştirilmesini yeni bir yerde yerleşme niyetiyle fiili oturmaya bağlamakta olup eski yerleşim yeri yeni yerleşim yerinin edinilmesiyle kendiliğinden sona ermektedir.

İkinci fıkra, önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı kanıtlanamayan kimsenin oturduğu yerin yerleşim yeri sayılacağını düzenlemektedir. Bu hüküm, yerleşim yerinin belirsiz kaldığı hâllerde oturma yerinin yerleşim yeri yerine geçmesini sağlayarak hukuki güvenliği ve hak arama imkânını koruma altına almaktadır.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 20. maddesini karşılamaktadır.

Madde 1984 tarihli Öntasarının 20. maddesinden alınmıştır. Maddeye göre henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin halen yerleşmek niyeti olmaksızın geçici olarak oturduğu yer, yani “halen oturduğu yer” onun yerleşim yeri sayılacaktır. Bu hüküm herkesin mutlaka bir yerleşim yeri edinmesi zorunluluğunun bir sonucudur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/4034 K. 2024/7902 Onama

Anne adının değiştirilerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesi uyuşmazlığında TMK m.20, kararın dayandığı esaslı kural olmaksızın, uygulanacak yasal çerçeve hükümleri arasında topluca anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, ergin (reşit) iken evlat edinilen davacı kadının, evlat edinme nedeniyle nüfus kaydındaki anne adının kendisini büyüten evlat edinenin adıyla değiştirilerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, TMK m.314/4'ün yalnızca eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına evlat edinenlerin adlarının yazılmasını öngördüğü, ergin kişilerin evlat edinilmesinde böyle bir kayıt imkânı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, temyize konu kararın iddia ve savunmalara, delillere, uygulanacak hukuk kurallarına, dava şartlarına ve gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek HMK m.370/1 uyarınca kararı oy birliğiyle onamıştır. TMK m.20, ilgili hukuk bölümünde 4721 sayılı Kanun'un 1, 2, 33 ve 314. maddeleriyle birlikte uygulanacak yasal çerçeve hükümleri arasında topluca anılmış olup kararın bağımsız ve esaslı dayanağını oluşturmamaktadır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!