TMK Madde 21 Yasal yerleşim yeri

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 21, bağımlı kişilerin yerleşim yerinin belirlenmesini düzenlemektedir.

Resmi Metin

Yasal yerleşim yeri

Madde 21- (1) Velâyet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. Diğer hâllerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır.

(2) Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, bağımlı kişilerin yerleşim yerinin belirlenmesini düzenlemektedir. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeri esas alınır. Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri ise vesayet makamının bulunduğu yerdir.

Bu düzenleme, bağımlı kişilerin yerleşim yerini kendi iradelerine değil yasal temsilcilerinin veya vesayet makamının konumuna bağlamaktadır. Bağımlı kişilerin kendi başlarına yerleşim yeri edinmeleri söz konusu değildir. Bu kural, velayet ve vesayet kurumlarının koruyucu işleviyle tutarlı olup bağımlı kişilerin hukuki ilişkilerinde tutarlılık ve belirlilik sağlamaktadır.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 21. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı velayet ve vesayet altında bulunan kişilerin yerleşim yerlerini ifade etmek üzere “Yasal yerleşim yeri” şeklinde kaleme alınmıştır. Maddede ana ve babanın birlikte velayet hakkına sahip olduğu durumlarda velayet altındaki küçüğün yerleşim yerinin ana ve babanın yerleşim yeri olduğu hükme bağlanmıştır. Ana ve babanın ortak bir yerleşim yerinin bulunmadığı, eşlerin ayrı yaşadığı, boşanma halinde henüz velayet hakkına sahip olmayan ana veya babanın söz konusu olduğu durumlarda çocuğun yerleşim yeri, çocuk kendisine bırakılan ana veya babanın yerleşim yeri olacaktır. Buradaki “çocuğun kendisine bırakıldığı” deyimi, fiilen çocuğu yanında alıkoyan ana veya babayı değil, bırakılmanın bir hakka dayanmasını ifade etmek üzere kullanılmıştır. Bir başka ifadeyle buradaki alıkoymak, fiili durumu değil “hukuka uygun bırakılmayı”, ifade eder.

Ana ve baba velayet hakkına sahip değiller ve çocuk bunlardan birinin korumasına bırakılmış da değilse, maddede çocuğun oturma yerini onun yerleşim yeri olarak kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında vesayet alandaki kişilerin yerleşim yeri vesayet makamının bulunduğu yer olarak düzenlenmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/7735 K. 2006/15584 Bozma
m.21/2

TMK m.21/2 uyarınca, hakkında verilen kısıtlama kararı kesinleşen kısıtlının yasal yerleşim yeri, vesayet makamının bulunduğu yerdir. Bu yerleşim yeri, yetkili vesayet makamının izni olmadıkça değiştirilemez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca kısıtlanan ve vasi atanan hükümlü hakkında vasi tayini davasında, kısıtlının yasal yerleşim yerinin neresi sayılacağı. Değerlendirme: Önceki kısıtlama kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı; kesinleşmişse kısıtlının yerleşim yerinin vesayet makamının bulunduğu yer olduğu (TMK m.21/2) kabul edilmeli, yerleşim yerinin vesayet makamı izni olmadan değiştirilemeyeceği (TMK m.412/1, 462/14) ve şartla tahliye tarihi gözetilmelidir. Sonuç: Bu yönler araştırılmadan hüküm kurulması doğru görülmediğinden karar BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2005/19832 K. 2006/4479 Bozma
m.21/1

TMK m.21/1 uyarınca velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının yerleşim yeridir. Bu nedenle vesayet işlerinde yetki, çocuğun bu yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait olup, aksi kanıtlanmadıkça mahkeme esasa girmeden yetkisizlik kararı vermelidir.

Detaylı özeti gör

Vesayet işlerinde yetki, küçüğün yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ise TMK m.21/1 uyarınca ana ve babasının yerleşim yeridir. Somut olayda küçükler Haymana nüfusuna kayıtlı olup yerleşim yerinin Polatlı olduğu kanıtlanmamıştır. Bu nedenle mahkemenin esasa girmesi yerine yetkisizlik kararı vermesi gerekirdi. Sonuç: Hüküm bu sebeple bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!