TMK Madde 16 Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 16, ayırt etme gücüne sahip küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetini düzenlemektedir.

Resmi Metin

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar

Madde 16- (1) Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.

(2) Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, ayırt etme gücüne sahip küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetini düzenlemektedir. Bu kişiler, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Ancak karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada yasal temsilcinin rızası gerekli değildir. İkinci fıkra, bu kişilerin haksız fiillerinden sorumlu olduklarını hükme bağlamıştır.

Madde, sınırlı ehliyetsizlik kavramının temelini oluşturmaktadır. Ayırt etme gücüne sahip olan ancak ergin olmayan veya kısıtlı bulunan kişiler, borç doğuran işlemlerde yasal temsilcinin rızasına ihtiyaç duyarlar; buna karşılık karşılıksız kazanma ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar bu kuralın istisnasını oluşturur. 4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, kenar başlığın terim birliğini sağlamak üzere değiştirildiği belirtilmiştir.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 16. maddesini karşılamaktadır.

Maddede ayırt etme gücüne sahip oldukları halde küçük ya da kısıtlı olan kişilerin fiil ehliyetleri düzenlenmektedir. Kenar başlık terim birliğini sağlamak üzere “Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar” şeklinde değiştirilmiştir. Maddede kullanılan “kanuni mümessil” deyimi yerine daha güzel bir ifade tarzı olan ve dilimize yerleşmiş bulunan “yasal temsilci” deyimi kullanılmıştır, “İvazsız iktisap” yerine “karşılıksız kazanma”, “münhasıran şahsa merbut haklar” yerine de “kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar” deyimleri kullanılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/67 K. 2021/1672 Bozma

TMK m.16 uyarınca ayırt etme gücüne sahip (mümeyyiz) küçük, yasal temsilcisinin rızası olmadan kendi işlemiyle borç altına giremez; mümeyyiz küçükte asıl olan ehliyetsizliktir ve rıza ile ehliyet noksanının giderildiğini ispat yükü bunu iddia eden tarafa aittir.

Detaylı özeti gör

Alacaklı banka, reşit olmadan (12.04.1999, 18 yaş altı) kredi sözleşmesi imzalayan asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattı. Borçlular icra mahkemesinde sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek takibin iptalini istedi. HGK, asıl borçlunun reşit olmaması nedeniyle borcun doğmadığı iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğunu, İİK m.62/1 uyarınca yedi gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerektiğini, icra mahkemesine yapılamayacağını belirtti. Sonuç: Direnme kararı bozuldu.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/728 K. 2020/814 Kısmen Kabul

Adana BAM, kambiyo takibinde borçlu K2'nin bono tanzim tarihinde vesayet altında (kısıtlı) olduğunu saptamış; TMK 16 uyarınca yasal temsilci rızası olmadıkça kısıtlının kambiyo senedi düzenleyemeyeceği ve avalist olamayacağından K2 yönünden takibi iptal etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İki borçlu, kambiyo senetlerine özgü takibe karşı senedin yıllar önce boş imzalanıp verildiğini, zamanaşımına uğradığını ve borçlu K2'nin kısıtlı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş, ilk derece davayı tümden reddetmiştir. Adana BAM, bononun tanzim tarihinde K2'nin vesayet altında (kısıtlı) olduğunu saptamış; fiil ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle K2 yönünden ilk derece kararını re'sen kaldırıp şikayeti kabul ederek takibi iptal etmiş, istinaf sebebi bildirmeyen K1 yönünden ise başvuruyu reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!