Üçüncü kişinin edimini üstlenen (taahhüt eden), asıl borçlunun borcunu ödememesi hâlinde üstlenilen fiilin gerçekleşmemesinden doğan zarardan sorumlu olur; taahhüt edenin tazminat borcu asıl borç olarak kendiliğinden doğar.
Detaylı özeti gör
Davacı, kendisine ait 290 keçiyi davalının akrabası olan dava dışı kişiye 11.05.2013 tarihli sözleşmeyle satmış; alıcının borcunu ödeyememesi üzerine borç yeniden yapılandırılmış ve 14.02.2015 tarihli sözleşmeyle davalı, asıl borçlu ödemezse taşınmazında yapılacak inşaattan 165.000 TL değerinde bir bağımsız bölümü vermeyi taahhüt etmiştir. Borç yine ödenmeyince davacının başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmış; davalı, taşınmaz devrinin resmi şekilde yapılmadığını ve alacak-borç ilişkisinde borçlu sıfatı bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, önceki bozma ilamına uyarak davanın kabulüne karar vermiş, davalı vekili bu kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hükmün bozma ilamındaki esaslara uygun verildiğini ve bozma kapsamı dışında kesinleşen kısımların yeniden incelenemeyeceğini belirterek davalının temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararın onanmasına hükmetmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe