Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/816
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. 43) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında “Kendisine ait olmayan adresi büro adresi olarak bildirmek, adres değişikliklerini usulüne uygun, zamanında ve doğru olarak bildirmemek, baro levhasına kayıtlı olmadığı halde mahkemeye sunulan dilekçelerdeki başlıklı kâğıtlarda ve web sitesinde ismine yer vermek” iddiası üzerine … Barosu Yönetim Kurulu’nun 29.06.2011 günlü ve 2011/253 sayılı kararı ile başlatılan kovuşturmada, eylem sabit görülmediğinden disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli Avukat A.H.U. savunmalarında özetle; şikâyetçinin Avukat D.K.’ın müvekkili olması sebebiyle tanıştıklarını, ancak geçmişten gelen ortak arkadaşları olduğunu, avukat olmadığı dönemde avukat olarak hiçbir işlem altına imza atmadığını, hiçbir iş için kendisini avukat olarak göstererek iş almadığını, avukatlık yapmadığı dönemde herhangi bir yerde de çalışmadığını, iddia edildiği gibi antetli kâğıtlarda ve web sitesinde ismi yer almakta ise bundan haberdar olmadığını, … Barosuna gerçek dışı adres verdiği iddiasının da asılsız oluğunu, başvuru belgelerinin Baro’da bulunduğunu, verdiği adres ve telefon numaralarının geçerli olduğunu, şikâyetçiye iddia edildiği gibi bir borcunun da olmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetçi tarafından, Avukat D.K. ve Avukat A.H.U. hakkında şikâyette bulunulduğu, … Barosu Disiplin Kurulu’nun 01.12.2011 günlü ve 2011/189 Esas, 2011/302 Karar sayılı kararı ile Avukat D.K. hakkında “Uyarma Cezası Verilmesine”, Avukat A.H.U. hakkında “Karar Verilmesine Yer Olmadığına” karar verildiği,
Şikâyetçi A.E.’nun ve Şikâyetli Avukat D.K.’ın itirazı üzerine, Kurulumuzun 09.11.2012 günlü ve 2012/411 Esas, 2012/601 Karar sayılı kararı ile “Şikâyetli Avukat A.H.U.’un … Baro levhasına kayıt tarihinden sonra kendisine ait olmayan adresi büro adresi olarak bildirdiği, adres değişikliğini usulüne uygun, zamanında doğru olarak bildirmediği, yasal süresinde büro edinmediği ve diğer şikâyetli avukatın da bu durumu bildiği halde şikâyetli avukatın ismine antetli kâğıdında yer verdiği, web sitesinde gösterdiğine ilişkin eylemler ile ilgili olarak disiplin kovuşturması açılmış bulunduğuna göre, sadece Avukat A.H.U.’un … Barosuna kayıt olmasından önceki bölüme itibar edilerek karar verilmesinde hukuksal isabet bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu kovuşturmanın konusu oluşturan şikâyet tarihinden sonraya ait eylemleri kovuşturma konusu dışında bulunduğu için, Avukat A.H.U.’un, şikâyet tarihine kadar, … Barosuna kayıt tarihi ile şikâyet tarihi arasında, Baroya bildirdiği adreslerin gerçek adresi olup olmadığı, kayıt talebinde bulunurken bildirdiği işyeri adresi ile baro levhasındaki işyeri adresinin aynı ve gerçek olup olmadığı, farklılık varsa nedeni, bu süre içerisinde diğer şikâyetli avukat veya başka avukat yanında çalışmış ise bu dururumun araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere eksik inceleme nedeni ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle kararın oybirliği ile bozulmasına karar verildiği,
Bozma sonrası Baro Disiplin Kurulu tarafından 19.07.2013 günlü duruşmada “Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.03.2013 günlü “Olur”u ile şikâyetlilerden Avukat D.K. hakkında kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle dosyanın tefrik edilmesine, kovuşturmanın Avukat D.K. yönünden 2013/29 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine” karar verildiği,
Kurulumuzun bozma kararı uyarınca, … Barosu Başkanlığından, Avukat A.H.U.’un … Barosu’na kayıt tarihi ile 04.02.2011 tarihi arasında, Baro’ya bildirdiği adreslerin gerçek adresi olup olmadığının, kayıt talebinde bulunurken bildirdiği işyeri adresi ile Baro Levhasındaki işyeri adresinin aynı ve gerçek adresi olup olmadığının, farklılık varsa nedeninin, bu süre içerisinde Avukat D.K.’ın veya başka bir avukat yanında çalışıp çalışmadığının bildirilmesi talep edildiği, verilen cevapta; “Avukat A.H.U.’un 27.09.2000 tarihinde Baro Levhasına yazıldığı, 03.01.2001 günlü ruhsatname ile avukatlık mesleğine başladığı, 28.10.2004 tarihinde … Barosu’na nakil gittiği, 13.10.2010 tarihinde … Barosu Levhasına yeniden yazıldığı ve halen kaydının devam ettiği, 01.10.2010 tarihinde bildirmiş olduğu ikametgâh adresinin ‘… Cad. 155/13 …’ olarak görüldüğü, başkaca adres bildirmediği, … Barosu Levhasına yeniden yazıldıktan sonra hangi Avukat yanında çalışıp çalışmadığı hakkında sicil dosyasında herhangi bir bilginin bulunmadığının” bildirildiği,
Baro Disiplin Kurulu tarafından, “Tüm dosya kapsamına göre, şikâyetli avukatın Baro Levhasına kayıt tarihi ile şikâyet tarihi arasında Baro’ya tebligat adresi olarak herhangi bir bildirimde bulunmadığı ve bu hususta bir araştırma yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetli Avukatın … Barosuna verdiği 02.05.2011 tarihli savunma dilekçesinde kullandığı ifadelerle ilgili olarak, şikâyetçinin … Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu suç duyurusu üzerine … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/555 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı,
Şikâyetçi tarafından, Şikâyetli Avukat A.H.U. hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına “dolandırıcılık” iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğu, konu ile ilgili olarak … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/501 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, Mahkeme tarafından 29.04.2014 günlü ve 2014/502 Karar sayılı karar ile şikâyetli avukat sanık hakkında, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verildiği,
Dosya içerisinde Şikâyetli Avukatın sicil dosyası örneğinin, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/501 Esas sayılı dosyasının gerekçeli kararının ve bir takım duruşma tutanağı örneklerinin, … Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/555 Esas sayılı dosyasının duruşma tutanağı örneğinin yer aldığı,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, hakkında verilmiş herhangi bir disiplin cezası olmadığı görülmüştür.
Şikâyetçi vekili Avukat A.E. 17.03.2015 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Baro Disiplin Kurulu’nun avukatlık mesleğine olan güveni sarsacak derece mantığa ve hukuka aykırı şekilde karar verdiğini, avukat kurtarma amacıyla dosyada tefrik kararı verildiğini, tefrik kararının anlamsız ve yasaya aykırı olduğunu, şikâyetli avukatın baro levhasına kayıt tarihi ile şikâyet tarihi arasında Baro’ya tebligat adresi olarak herhangi bir bildirimde bulunmadığı ve bu hususta bir araştırma yapılmasının mümkün olmaması gerekçesinin nedeni anlayamadıklarını, açıklanan nedenlerle yasaya aykırı kararın iptaline/kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyetçi A.E. ise, 01.04.2015 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Disiplin Kurulu’nun şikâyet tarihinden sonra açılan ceza davalarının sonucunu bekleyerek kovuşturmayı zamanaşımı riski ile karşı karşıya bıraktığını, Kurul kararının bazı konuları örtmeye çalışırken çelişkiler içerdiğini, … Barosu Yönetim Kurulu’nun 2011/127 Esas, 2011/253 Karar sayılı kararında şikâyetli avukatın adres bilgilerine ilişkin durumun madde madde ve açıkça yazılı olduğunu, buna rağmen Disiplin Kurulu’nun yeni kararında şikâyetli avukatın hukuksuz eylemlerinin örtülmeye çalışıldığını, şikâyetli avukatın … Barosuna kaydolduktan sonra 3 ay içinde büro da edinmediğini, 2007 – Ekim 2010 tarihleri arasında … Hukuk Bürosunun yürüttüğü hukuki işlerin ne kadarını şikâyetli avukatın “ruhsatsız” olarak yaptığının merak konusun olduğunu, ruhsatsız avukat olarak çalışmanın suç olup olmadığını, şikâyetli avukat vekilinin beyanlarında da belirttiği gibi “… Barosu Levhasına tekrar kaydolmak için başvurduğunda eski adresini bildirdiğini beyan ederek” ibaresi dikkate alındığında eski çalıştığı yerin resmi – gayri resmi neresidir çalışıyorsa bunun Baro’da kaydının olması gerektiğini, Avukatlık Kanunu’nun 43. maddesinin her avukat için geçerli olması gerektiğini, Yasa’dan bazı avukatların muaf tutulmasının mümkün olmadığını, sonuç olarak … Barosu Yönetim Kurulu’nun 2011/253 Karar sayılı kararı dikkate alınarak şikâyetli avukat hakkında gerekli cezanın verilmesini, Disiplin Kurulu kararının bozulmasını talep etmiştir.
Avukatlık Yasası 43/1,
“
Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde baro bölgesinde bir büro kurmak zorundadır.” 43/3, “Bürosunu veya konutunu değiştiren avukat yenilerinin adreslerini bir hafta içinde baroya bildirmek zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Dosya kapsamına ve şahsi sicil dosyasına göre Şikâyetli avukatın 13.10.2010 tarihi itibarıyla şahsi sicil dosyasında sadece konut adresi olarak bildirdiği “… Mah. … Cad. 155/13” adresinin bulunduğu, çalıştığı büro adreslerinin bildirilmediği buna karşın 01.03.2011 tarihi itibarıyla alınan … Barosu çıktısında … Cad. … Sokak No 11/15 …” adresinde olduğunun bildirildiği ve bu adreste yapılan araştırmada tanınmadığının bildirildiği, aynı tarihli çıktıda “… Sokak 43/9” da faaliyet gösteren … Hukuk Bürosu çalışanlarından biri olarak gösterildiği, dava dilekçesi ve Web sitelerinde isminin bulunduğu tartışmasızdır.
Avukat Baro Levhasına kayıttan sonra 3 ay içinde büro adresini Baroya bildirmek zorunda olduğu gibi sigortalı avukat olarak çalışıyor ise bunu da bildirmek zorundadır. Bu zorunluluk adres değişiklikleri için de geçerlidir. Oysa Şikâyetli avukatın şahsi sicil dosyasında bildirimde bulunduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmamakta, sair bildirilen adresler de gerçeği yansıtmamaktadır.
Bu nedenlerle eylem Avukatlık Yasası 43. maddeye açık aykırılık olduğundan Şikâyetçi A.E. ve Şikâyetçi A.E. vekili avukat A.E.’un itirazlarının kabulü ile disiplin cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi A.E. ve Şikâyetçi A.E. vekili avukat A.E.’un itirazlarının kabulü ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 14.11.2014 günlü ve 2014/105 Esas, 2014/200 Karar sayılı kararının
KALDILARAK,
Şikâyetli avukat A.H.U.’un “
Kınama Cezası İle Cezalandırılmasına”,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde … İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere, Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe