Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/225
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. K. m. 1, 34; TBB Meslek Kuralları 3, 4) [KARAR METNİ] Şikayetli avukat hakkında, onay ve vekâletname vermedikleri halde Samsun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/105 D. İş dosyasında delil tespiti, Samsun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/344 Esasında tazminat ve Samsun İdare Mahkemesi’nin 2006/3132 Esasında iptal davası açtığı ve bu nedenle Avukatlık Yasasının 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesine aykırı davrandığı iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli avukat, 1989 yılından beri şikâyetçilerin vekili olduğunu ve birçok davalarına girdiğini, oğlu A. F. G.’nin Samsun 2.Noterliği’nin 28.11.1988 gün ve 42278 yevmiye no.lu “Adi ortalık sözleşmesi” ile şikâyetçilerle ortak olduğunu, ortaklığa ait petrol istasyonu mülkiyetinin Canik Belediyesi’ne intikali ve Canik Belediyesi tarafından A. A.Ş.’ye satılması üzerine Samsun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/105 Esas sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, Samsun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/344 Esasında kayıtlı tazminat davası açtığın ve her şeyden önemli olarak Samsun İdare Mahkemesi’nin 2006/3132 Esasında idari işlemin iptali için dava açtığını, tüm işlemleri yaparken şikâyetçilerin haberdar olduğunu, yaptığı işlemlerden onlarında maddi ve hukuki yararları bulunmasına karşın haricen A. A.Ş. ile anlaştıklarından kendi yaptığı işlemlerden haberdar olmadıklarını bildirdiklerini, Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/209 Esasında yaptığı işlemlerden ötürü ücreti vekâlet davası açtığını ve davanın derdest olduğunu bildirmiş suçsuz olduğunu savunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından, uyuşmazlığın konusu petrol istasyonu işletmecisinin Samsun Ticaret ve Sanayi Odasınının14052 Sicil no.sunda kayıtlı B. Petrol 3 S. A.-H. B. Kolektif Şirketi ile ilgili olduğu, işletmenin bu unvanla Samsun Vergi Müdürlüğü’nün 1470024439 Vergi Sicil no.sunda kayıtlı olduğu, Şikâyetlinin oğlu A. F. G.’nin Samsun 2. Noterliği’nin 28.11.1988 gün ve 42278 yevmiye no.lu “Adi ortalık sözleşmesi ile işletmeye ortak olduğu,
Şikayetli avukatın Çarşamba Noterliği’nin 08.Haziran 2001 yevmiye no.lu vekâletnamesi ile Şikâyetçilerden Sebahatin Arslan’ın şahsını temsilen vekil edildiği, Samsun 2.Noterliği’nin 05.09.1994 tarih ve 25376 Yevmiye No.lu vekâletnamesi ile de B. Kolektif Şirketi Ş. B.-H. B. unvanlı şirketi temsilen Ş. B. ve H. B. tarafından vekil edildiği,
Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/105 D. İş dosyası davacılarının B. 3 Petrol şirketi ortakları olduğunun bildirilmesine karşın S. A.’nın şahsi, H. B.’nin “Başocak Kolektif Şirketini” temsilen verdikleri vekâletnamelerin eklendiği ve keza diğer dava dosyaları ve ihtarnamelerde de aynı hususun varit olduğu,
Samsun 4. Noterliği’nin 22.01.2004 tarih ve 22758 Yevmiye No.lu vekâletnamesi ile Belde 3 S. A.ve H. B. Kollektif Şirketini temsilen H. B. ve S. A.tarafından Samsun Barosuna kayıtlı Avukat S. E. ve H. Ç.’nin vekil tayin edildikleri görülmektedir.
Şikâyetli avukatın dosyada mevcut vekâletnameler karşısında usulüne uygun olarak tanzim edilmiş B. 3 S. A.ve H. B. Kollektif Şirketini temsilen tanzim edilmiş vekâletname olmadığı halde, bir başka vesile ile almış olduğu vekâletnameleri kullanarak davalar açtığı, ihtar keşide ettiği tartışmasızdır.
Avukatlık her şeyden önce bir kamu hizmetidir ve “avukat, kamunun avukatlık mesleğine güveni”nin sarsılmamasını sağlayacak biçimde çalışmak zorundadır. İlgisiz vekâletnamelerin kullanılarak tespit ve dava açılmasının avukatlık mesleğine olan güveni sarsacağı da açıktır.
Yapılan bu işlemlerden şikâyetçilerin hukuki yararı bulunduğu düşünülse dahi, ilgisiz vekâletnamelerin kullanılarak dava açılması kamunun avukatlık mesleğine olan inancı ile bağdaşmaz. Davalılardan birinin şikâyetlinin oğlu olması da bu eyleme meşruiyet kazandırmaz. Avukat kişisel çıkarları da olsa “hukuka uygunluk” ölçüsüne bağlı kalmak zorundadır.
Bu nedenle eylem, Avukatlık Yasasının 1 ve 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3 ve 4. maddelerine aykırı olmakla disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulunca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, Şikâyetli Avukat V.G’nin itirazının reddine, Samsun Barosu Disiplin Kurulu’nun kınama cezası verilmesine ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe