Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/219
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
*Muvafakatnamenin ve tevkilin koşulları
(Av. K. m. 26, 34, 56/5) [KARAR METNİ] Şikayetli avukatlardan A. A. tarafından yetki belgesi niteliğinde muvafakatname düzenleyerek yanında o tarihlerde staj yapmakta olan diğer Şikâyetli Avukat İ. E.’ye vererek, Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/151 Esas sayılı dosyasına sunulduğu ve Avukat İ. E. tarafından bu muvafakatnameye dayanılarak davanın takip edildiği ve dava dosyasında işlem yapıldığı, iddiaları ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülmeyerek her iki şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukatlar savunmalarında özetle, Stajyer avukatın adliyedeki işlerin düzenlenmesi için muvafakatname düzenlendiğini, bunun Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/151 Esas sayılı davasına sunulduğu, ancak Yasa ve Yönetmelik dışına çıkılarak herhangi bir işlem yapılmadığı, Avukat İ. E.’nin ailevi borcu nedeniyle ailesi adına hukuk mücadelesi verdiğini, şikâyetin haksız olduğunu bildirmişlerdir.
Baro Disiplin Kurulu kararına şikâyetçi tarafından yapılan itirazda, şikâyetlilerin disiplin kovuşturmasına konu eylemde bulunarak disiplin suçu işlediklerinin sübuta ermiş olmasına rağmen, Baro Disiplin Kurulunun verdiği kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, Şikâyetli Avukatlardan A. A.’nın, 26.05.2006 tarih ve 07462 sayılı vekâletname ile kendisine verilmiş yetkileri Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/151 Esas sayılı dosya da kullanılmak üzere, o sırada stajyeri olan diğer Şikayetli İ. E.’ye “Yetki belgesi” gibi düzenlenmiş muvafakatname adı altında bir belge düzenleyerek verdiği, İ. E. tarafından Mardin Cumhuriyet Savcılığına verilen 05.12.2006 kayıt tarihli dilekçenin “İzahı” başlıklı bölümünün ilk paragrafında: “ Şikâyetçinin bahis ettiği derdest 2006/151 Esas sayılı dosyasını, yanında stajımı tamamladığım Av. A. A.’nın yetki belgesi ve muvafakatnamesi ile takip etmekteyim.” ifadesinin yer almış olduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Yasasının 26.maddesine göre “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler.” ve aynı Yasanın 56/5.maddesine göre de, “Avukatlar veya avukatlık ortaklığı başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekâletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekaletname yerine geçen yetki belgesi verebilir. Bu yetki belgesi vekâletname hükmündedir.”
Şikayetli Avukat A. A.’nın Yasaya aykırı olarak “muvafakatname” adı altında bir belgeyi düzenleyerek imzalamak suretiyle o tarihte yanında stajyer avukat olarak stajını yapmakta olan diğer Şikâyetli Avukat İ. E.’ye Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/151 Esas sayılı davasına sunmak ve takip edilmesi amacı ile verdiği, diğer şikâyetli Avukat İ. E. tarafından bu belgenin Adli Mercilerde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Zaten bu husus her iki şikâyetli avukat tarafından da dosya içindeki dilekçelerinde kabul edilmektedir.
Şikâyetli avukatlar, Avukatlık Yasasının 34, 26 ve 56/5.maddelerine aykırı davranmakla eylemleri disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulunun her iki şikâyetli avukat hakkında” Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına” ilişkin kararında hukuki isabet görülmemiş ve kararın kaldırılarak yeniden incelemeyi gerektirir bir husus bulunmadığından her iki şikâyetli avukatın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, şikâyetçinin itirazının kabulü ile, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’nun her şikâyetli avukat hakkındaki “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin kararının KALDIRILMASINA, yeniden incelemeyi gerektirir bir husus bulunmadığından, Şikâyetli Avukatlar A.A ve İ.E.’nin ayrı ayrı KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe