Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1997
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 38/2, TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.11.2017 günlü “Olur”u ile; “Müştekinin adına boşanma davası açmak amacıyla … 18. Noterliğince düzenlenen 22.03.2017 tarihli ve 12803 yevmiye sayılı vekâletname ile vekilliğini üstlenip vekâlet ücreti ve masraflara mahsuben de muhtelif tarihlerde olmak üzere 2.806,00 Türk lirası aldığı halde gereğine tevessül etmediği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, yüklenen suçtan mahkûmiyet kararı verilmesinin eksik inceleme olduğunu, şikâyetçi tarafından tarafına yönelik asılsız şikâyet yapılmak suretiyle yargı makamlarının kullanılması suretiyle menfaat sağlanmaya çalışıldığı açık olduğunu, yerel mahkeme dosyası içerisindeki yasal delillerin savunmalarını doğrular nitelikte olduğunu beyan ederek hakkında ceza verilmemesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 15.03.2018 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 38/2 ve 41. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi İhmal Suretiyle Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/445 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 31.10.2019 gün ve 2019/753 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/2. maddesi gereğince neticeten 3 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz onanarak 25.03.2024 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Her ne kadar sanık müşteki ile 4.000-5.000 TL civarı bir paraya anlaştıklarını, müştekinin paranın tamamını göndermemesi sebebiyle davayı açmadığını, ilerleyen zaman zarfında da disiplin cezası aldığı için avukatlık yapamadığını bu sebeple davayı açamadığını, müştekinin parasını da geri ödeyemediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş ise de … Barosu Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevapta sanığın vekalet tarihi olan 22.03.2017 ila şikâyet tarihi olan 01.08.2017 tarihleri arasında herhangi bir yasaklılığının bulunmadığı, avukatlık görevini yapmasına engel bir halin bulunmadığı, her ne kadar sanık müşteki ile 4.000 TL-5.000 TL’ye anlaştıklarını beyan etmiş ise de 2850 TL’yi sanığın hesabına gönderen müştekinin bu meblağı göndermemesini gerektirir bir sebebin bulunmaması, sanığın vekalet ücretiyle ilgili net bir miktar söyleyememesi dikkate alınarak sanığın savunmasına itibar edilmemiş, sanığın vekalet parasını da tahsil etmesine ve müştekiden vekaletname almasına rağmen boşanma davasını açmayarak müştekinin mağduriyetine neden olduğu anlaşılarak sanığın eylemi sabit kabul edilmiş, sanığın üzerine atılı Görevi İhmal suçundan sübut bulan eylemi nedeniyle TCK’nın 61. Maddesi uyarınca suçun işleniş şekli sanığın amaç ve saiki dikkate alınarak eylemine uyan TCK’nın 257/2 maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiş, tekerrüre esas sabıkası bulunan ve savunması hakkında çıkartılan yakalama emriyle alınan sanık hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmamış, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın tekerrüre esas sabıkasının olası gözetilerek sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezası TCK’nın 50.maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmemiş, sanığın tekerrüre esas sabıkası nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK’nın 51, CMK’nın 231/5 maddesi uygulanmamış, sanığın avukatlık görevinin vermiş olduğu hak ve yetkiyi kötüye kullanarak işlemesi nedeniyle sanık hakkında infazdan sonra başlamak üzere avukatlık görevini üstlenmekten 3 ay süreyle yasaklılık kararı verilmiş, sanığın adli sicilinde yer alan tekerrüre esas sabıkası nedeniyle TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosyanın incelenmesinde; Yargı kararlarında karar düzeltme başvurularının kesinleşen kararlar nedeniyle ceza yargısında hukuki ve usulü yerinin bulunmadığı, bu nedenle kesinleşen ve sonucu beklenen karar ile elde edilen somut delillerin 1136 sayılı Yasa’nın 140/3 maddesi itibarıyla değerlendirildiğinde şikâyetliye yüklenen fiilin 1136 sayılı Yasa’nın 34 ve 134 maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4 maddeleri uyarınca ayrıca disiplin açısından değerlendirilerek şikâyetliye isnat olunan fiilin somut olayın oluş biçimi, mesleğin düzen ve gelenekleri ile meslek kuralları ve mesleğin itibarını korumak, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkelerinin göz önünde tutulması gerektiğine ilişkin hususlar değerlendirildiğinde şikâyetli avukat hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tesis edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (01.08.2017), Avukatlık Kanunu’nun 136/3.maddesi gereğince 12.12.2014 kesinleşme tarihli süreli işten çıkarma cezasının olduğu,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.09.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetli avukat hakkında verilen kararın kaldırılarak Avukatlık Kanunu’nun 135/4. maddesinde yer alan cezalardan uygun görüleceklerin tatbikine karar verilmesinin kamu adına istendiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
… Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukat, şikâyetçinin vekili sıfatıyla boşanma davası açmak üzere, şikâyetçiden vekalet ücreti tahsil etmesine rağmen işin gereğini yerine getirmeyerek, mesleğinde özensiz davranmıştır.
Şikâyetli hakkında disiplin incelemesine konu eylem bakımından görülen ceza yargılamasında yapılan detaylı inceleme gereğince de eylemin işlediği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Dosya kapsamında yalnızca aleyhe itiraz bulunmakla, uyuşmazlık şikâyetli avukatın eyleminin para cezasından daha ağır bir cezayı gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır.
Şikâyetli avukatın eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesine aykırılık teşkil etmekle yine Avukatlık Kanunu’nun 136.maddesi gereğince kınama cezasını gerektirmektedir. Ancak, şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinin incelenmesinden, eylem tarihi itibariyle (01.08.2017), 12.12.2014 kesinleşme tarihli 3 ay süre ile işten çıkarma cezasının olduğu görülmektedir. Bahse konu tekerrüre esas kararın, Bakanlık Olur’u ile 12.12.2014 tarihinde kesinleştiği ve bu karara karşı açılmış ve sonuçlanmış bir iptal kararının bulunmadığı görülmekle, 12.12.2014 kesinleşme tarihli süreli işten çıkarma cezasının tekerrüre esas olduğu değerlendirilmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 136/3.maddesi, “Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.” hükmünü amirdir.
Bu durumda, şikâyetli avukatın işten çıkarıldığı dönemden (12.12.2014) sonra, beş yıllık dönem içerisinde (01.08.2017), dosya kapsamında sabit olan ve altıncı kısmına giren eylemi nedeniyle meslekten çıkarılmasına karar vermek gerekecektir. Yine Avukatlık Kanunu’nun 154.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, … Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu kararının düzeltilerek onanmasına, şikâyetli avukatın meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılarak tedbiren işten yasaklanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-… Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“4.558,87 TL Para Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 31.05.2024 gün ve 2018/1 Esas, 2024/6 Karar sayılı kararının meslekten çıkarma cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Şikâyetli avukatın
MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Avukatlık Kanunu’nun 154/2.maddesi gereğince, Şikâyetlinin
TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASINA,
gereği için kararın bir örneğinin Baro Başkanlığı’na gönderilmesine,
3-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
4-Kurulumuz kararının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe