Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1952
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 153 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan, kamu davası açıldığı hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin kovuşturmasında, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle; kendisine atfedilen terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmediğini, bu soruşturmada kendisi hakkında devam eden ceza kovuşturmasının somut delillerden yoksun ve açıkça hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 22.11.2024 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 5, 34, 134, 153 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 1, 2, 3, 4, 9, 11 ve 15.maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/191 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 31.10.2023 gün ve 2023/209 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddeleri gereğince neticeten 1 Yıl 13 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olmakla kesinleşmediği,
Mahkemenin, “Bu kapsamda; sanığın Bank Asya’daki hesabını örgüt liderinin yukarıda ayrıntıları açıklanan talimatından önce pasif olarak kullandığı, örgüt liderinin Ocak 2014 tarihindeki talimatı üzerine 27.01.2014 tarihinde XAU (Vadesiz), 29.01.2014 tarihinde TL (Vadeli) hesap açılış işlemleri gerçekleştirdiği, yine örgüt liderinin üçüncü talimatı üzerine 2015 yılı Şubat ayında 2500 TL para yatırarak açıklama kısmına ‘SAFIMIZ BELLİ OLSUN VAKIFLA …’ yazarak ve mahkememizce alınan savunmasında demokratik bir duruş sergilemek istediğini beyan eden sanığın örgüte yardım kastıyla hareket ettiğinin sabit görüldüğü, yine soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çelişkili beyanlarda bulunduğunun görüldüğü, bu şekilde suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına mahkememizce itibar edilmeyerek üzerine atılı suçu işlediği kabul edilmiştir.
Neticeten sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme suçunu işlediği sabit görülmekle TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi gereğince, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş şekli, sanığın amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, örgüt üyesi olmayıp örgüte yardım eden konumunda bulunması nedeniyle 6352 sayılı Yasanın 85.maddesi ile değişik TCK’nın 220/7-2.maddesi gereğince cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, işlediği suçun 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle cezası 3713 sayılı Yasanın 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırılarak sanığın 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, geçmişteki sabıkasız hali, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindekilerindeki etkileri değerlendirildiğinde sanığın cezasından TCK 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun 26.12.2024 günlü yazısı ile şikâyetli avukat hakkında tedbir mahiyetinde işten yasaklama talebi hakkında karar verilebilme olasılığı bulunduğundan duruşma günü tayin edildiği, duruşma gününe ilişkin ihtaratlı tebligat yapıldığı,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; “…şikâyetli avukatın üzerine atılı ve mahkumiyetine dair kararda belirtilen suçun vasıf ve mahiyetinin Avukatlık Kanunu madde 5/l-a kapsamında bulunması ve mahkumiyetin kesinleşmesi halinde Avukatlık Kanunu madde 136/1 uyarınca meslekten çıkarılma cezasını gerektirmesi, … Barosu Yönetim Kurulu’nun disipline sevk kararındaki şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde153 uygulanması talebi de nazara alındığında tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararının Avukatlık Kanunu madde 153’de belirtilen şartları taşıdığı, tedbirin zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde olduğu kanaati ile mahkumiyet hükmünün kesinleşmesine veya tedbir kararının verilmesine esas olan hal ve şartların bulunmadığı veya sonradan kalktığı sabit olursa Disiplin Kurulu tarafından kaldırılıncaya kadar şikâyetli avukatın 1136 SAYILI Avukatlık Kanunu madde 153/1 uyarınca TEDBİR MAHİYETİNDE İSTEN YASAKLANMASINA” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetli vekilinin 28.05.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, verilen işten yasaklama kararının tedbir olduğunu, zorunlu bir kanuni netice olmadığını, bu nedenle, anayasal bir hak olan çalışma hakkının ve özgürlüğünün, tedbir, mahiyetinde bir kararla kaldırılamayacağını, dosyada müvekkilinin mesleki faaliyeti ile ilgili bir eylem veya suçlama bulunmadığını, tedbir kararı ile, müvekkilinin hükümlü olduğunun ya da en azından gelecekte, hükümlü olacağının ön kabulü ile alınmış bir karar niteliğinde olduğunu bunun da masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetli vekilinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukat hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan açılan ceza davası neticesinde … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31.10.2023 tarihli ve 2023/209 sayılı kararı ile 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmemekle birlikte, yargılamaya konu eylemin niteliği itibariyle Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasını gerektirir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesi uyarınca, hakkında ceza kovuşturması yapılan bir avukatın eyleminin 5. madde uyarınca avukatlığa engel hâl oluşturma olasılığı varsa ve mesleğin onuru ile bağdaşmayacak nitelikteyse disiplin kurullarınca tedbiren işten yasaklama kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede; şikâyetli avukat hakkında açılan ceza davası kapsamında işlenen suçun vasıf ve mahiyeti, örgüte finansal destek sağlanması, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket edilmesi, açıklama kısmına örgütsel aidiyet bildiren notların yazılması gibi unsurların bulunması nedeniyle meslek onurunu zedeleyecek, kamu güvenini sarsacak ve Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesi anlamında avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan bir nitelik taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Disiplin kurulu tarafından verilen tedbir mahiyetindeki işten yasaklama kararı, yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında, kanuni dayanağını açık biçimde 1136 sayılı Kanun’un 153. maddesinden almakta olup, verilen cezanın türü ve ağırlığı itibariyle geçici tedbirin zorunluluğu, gerekliliği ve ölçülülüğü ilkelerine uygunluk göstermektedir.
Bu itibarla, şikâyetli vekilinin işten yasaklama kararına yönelik itirazında ileri sürdüğü, “mesleki faaliyetle ilgili olmama”, “masumiyet karinesine aykırılık” ve “çalışma hakkı ihlali” iddialarının, kararın açıkça yasal dayanağa sahip olması ve tedbir niteliğinde oluşu karşısında yerinde olmadığı anlaşılmakla,
Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesinde düzenlenen şartların somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek, şikâyetli avukat hakkında verilen işten yasaklama kararının onanmasına, itirazın reddine karar verilmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin 18.04.2025 gün ve 2024/113 Esas sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe