TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/798 K. 2024/826

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1914

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 171
[ÖZET] Her ne kadar şikâyetli avukat, kendisine tebliğ edilen Mahkeme kararını hem taraflara bildirmediği hem de kararı temyiz etmediği gerekçesiyle Baro Disiplin Kurulunca cezalandırılmışsa da dosyada yer alan bilgi ve belgelerden şikâyetli avukatın adli yardım kapsamında Baro tarafından görevlendirildiği, sonrasında şikayetçi tarafından dosyaya başka bir vekilin dahil edildiği, şikâyetlinin artık davada herhangi bir sorumluluğu olmadığını düşünerek hareket ettiği, şikâyetliye görevli olmadığı ve takip etmediği dava nedeniyle sorumluluk yüklenemeyeceği yine incelemeye konu eylem bakımından hakkında beraat kararı verildiği hususları da birlikte değerlendirilerek, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikâyetli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134, 171,  TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.04.2018 günlü “Olur”u ile; “Davalı müşteki vekili sıfatıyla, … Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi sıfatıyla) 2015/572 esasına kayden takip ettiği boşanma, velâyet ve nafaka davası sonunda, davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesinin yapıldığı … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 15.09.2017 tarih ve 2017/481 esas 2017/1494 sayı ile istinaf talebinin kısmen reddine dair kararını 28.09.2017 tarihinde tebliğ aldığı hâlde, yasal süresi içinde temyiz etmediği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukatın sözlü savunması, “Ben, şikâyetçinin adli yardım kapsamında boşanma davasına vekil olarak girdim ve görevimi gereği gibi yerine getirdim. Şikâyetçi, bir gün benim büroma gelerek, avukatlığını yapmamı istemediğini bu durumu baroya bildirdiğini söyledi. Baronun yazılı bir bildirimi olmadan vekillikten çekilemeyeceğimi kendisine bildirdim. Şikâyetçinin boşanma davası bittikten sonra istinaf aşamasında başka bir avukat tuttuğunu ve dosyayı istinaf ettiğini … BAM dan bana duruşma günü geldiğinde öğrendim. Bana mahkemenin gerekçeli kararı tebliğ olmadı, şikâyetçi gerekçeli karan yeni tutmuş olduğu avukat ile istinaf yoluna gitmiştir. Şikâyetçi …’daki istinaf duruşmasına bizzat kendi katılmıştır. Aradan bir süre sonra istinaf kararı tarafıma tebliğ edildi. Bunun üzerine ben şikâyetçiyi birçok kez aramama rağmen ulaşamadım, kendisini aramaktaki amacım kararın geldiğini haber vermektir. Şikâyetçi 3 kez duruşmaya kendisi katılmıştır. İstinaf Mahkemesince verilen karardan haberdardır. Şikâyetçi İstinaf Mahkemesinin duruşmasında karan öğrendiğini, mahkemenin kendisine kararın 15 gün sonra geleceğinin söylendiğini, hakkımda açılan ceza dosyasında alınan beyanında açıkça belirtmiştir. Fakat buna rağmen benim yanıma iki ay sonra geldiğini de belirtmiştir. Şikâyetçi yerel mahkeme kararının istinaf aşamasında başka avukat görevlendirmiş, istinaf aşamasında bizzat duruşmalara katılmış olup, istinaf kararını yeni vekili aracılığıyla takip etmesi gerekirken sorumluluğu benim üzerime atmak istemektedir. Şikâyetçi benim hakkımda paralarını çıtır çıtır yiyeceğim şeklinde konuşmalar yapmaktadır, kötü niyetlidir. Benim hakkındaki şikâyetlerini kabul etmiyorum, görevimi layıkıyla yerine getirdim, hakkımda ceza verilmesine yer olmamasına karar verilmesini talep ederim.” şeklindedir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 17.05.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/133 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 12.07.2019 gün ve 2019/199 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde 25.03.2024 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Her ne kadar sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemli kamu davası açılmış ise de sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/572 Esas, 2016/498 Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde ise sanığın anılan davanın davalısı olan katılanın adli yardım talebi üzerine … barosu tarafından atandığı, davalının vekaletname çıkarması üzerine aralarında vekalet ilişkisi kurulduğu, avukat sanığın davayı takip ettiği netice olarak Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından karar verildiği, katılanın davalı olduğu davada avukat sanığın işlemlerinden memnun olmaması sebebiyle farklı bir avukat tuttuğu ve dava dosyasını istinaf ettiği, bu hususu da avukat sanığa bildirmediği, kendisinin özel vekaletnameli avukat tarafından davanın takip edilmesi sebebiyle azledildiğini değerlendiren avukat sanığın ise istinaf sürecinde olan davayı takip etmediği sabit olan olayda sanığın suç işlemeye kastıyla hareket ettiğine dair mahkememizde vicdani kanaat oluşmadığından aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, şikâyetçinin önceki iddialarını tekrarla, şikâyetlinin cezalandırılmasını talep ettiği, Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosya kapsamında yapılan inceleme ve yukarıda belirtilen kanun hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme sonucu, şikâyetli avukatın adli yardım ile görevlendirildiği, şikâyetçinin istinaf aşamasında başka vekil görevlendirdiği, gerekçeli kararın şikâyetlinin yeni tutmuş olduğu vekile tebliğ edildiği, istinaf duruşma gününün ve istinaf ilamının sehven de olsa şikâyetli avukata tebliğ edildiği, 28.09.2017 tarihinde istinaf ilamını tebliğ alan şikâyetli avukatın bu durumu şikâyetçiye bildirdiğine dair bir delil ibraz edemediği, her ne kadar şikâyetçinin başka vekil görevlendirmiş ise de adli yardımdan görevlendirilen şikâyetli avukatın bu durumu baroya bildirmediği, çekilme yetkisi bulunmayan şikâyetli avukatın yeni vekil görevlendirilmiş olsa dahi görevinin sona ereceği hakkında yasada bir hüküm bulunmaması, her ne kadar şikâyetli avukat hakkında, kastının, yokluğu sebebiyle beraat hükmü kurulmuş olsa da, bu durumun disiplin cezasına engel teşkil etmediği kanaatine varılarak şikâyetli avukat hakkında avukatlık kanunun 134 ve avukatlık meslek kuralları 3 ve 4. maddelerine aykırılık teşkil eden eylemi sebebiyle, Avukatlık Kanunu’nun Altıncı Kısmında belirtilen Hak ve Ödevler kısmına aykırılık teşkil eden iş bu eylemin Kanunun 135/2 Maddesinde belirtilen Kınama cezasını gerektirmesi, şikâyetli avukatın daha önce disiplin cezası bulunmaması ayrıca eylemin meslek kuralı ihlali olması lehine değerlendirilerek bir alt ceza olan UYARMA CEZASI ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 03.07.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasını tekrarla ne şikâyetçinin ne de vekilinin kendisini durumdan haber ettiğini, eğer haberi olsaydı gerekli işlemleri yapacağını, şikâyetçinin kötü niyetli olduğunu belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar şikâyetli avukat, kendisine tebliğ edilen Mahkeme kararını hem taraflara bildirmediği hem de kararı temyiz etmediği gerekçesiyle Baro Disiplin Kurulunca cezalandırılmışsa da dosyada yer alan bilgi ve belgelerden şikâyetli avukatın adli yardım kapsamında Baro tarafından görevlendirildiği, sonrasında şikayetçi tarafından dosyaya başka bir vekilin dahil edildiği, şikâyetlinin artık davada herhangi bir sorumluluğu olmadığını düşünerek hareket ettiği, şikâyetliye görevli olmadığı ve takip etmediği dava nedeniyle sorumluluk yüklenemeyeceği yine incelemeye konu eylem bakımından hakkında beraat kararı verildiği hususları da birlikte değerlendirilerek, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikâyetli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 13.05.2024 gün ve 2023/6 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli avukat hakkında
DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 02 Kasım 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!