TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/713 K. 2024/740

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1909

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 38
[ÖZET] Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesine göre, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalâa vermiş olan avukat kendisine teklif edilen işi ret etmek zorundadır. Bu fıkrada düzenlenen işin reddi zorunluluğu meslek kurallarıyla genişletilmiş, ayrı işlerde de olsa, avukatın aynı zaman dilimi içerisinde bir kişinin hem yararına hem de aleyhine avukatlık yapması yasaklanmıştır. Aksi düşünüş meslek etiğine ve avukatın bağımsızlığına aykırılık sonucunu doğurmaktadır.
(Av. Yas. m. 38/b  )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Davacısının İ.M., davalılardan birinin Z.A.İ. olduğu, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/488 esas sayılı dosyasında davacı vekili ve yine davacısının F.M., davalılardan birinin Z.A.İ. olduğu, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/488 esas sayılı dosyasında davacı vekili olmasına rağmen, bu kez davacısının Z.A.İ., davalısının şikâyetçi olduğu … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/564 esas sayılı dosyasında davacı vekilliğini üstlenerek Avukatlık Kanunu’nun 38.maddesini ihlal ettiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şikâyetçi ile aralarında vekalet ilişki olmaması nedeniyle şikâyetçinin şikâyet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkillerinin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/488 esas sayılı ve … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/380 esas sayılı dosyalarında davacı konumunda bulunan İ.M., ve F.M.’nin aynı dosyada davalı konumunda bulunan Z.A.İ. ile haricen anlaştıklarını, kendisine de bu konuda ekte sunulu 18.02.2020 tarihli tüm tarafların imzasını içeren muvafakatname verdiklerini, buna istinaden de … 2020/564 esas sayılı dosyasında davacı olarak Z.A.İ.’nin vekilliğini üstlendiğini, şikâyetçinin tarafların anlaşarak davayı sonuçlandırmasından rahatsız olmasından ötürü hakimin reddini talep ettiğini, kendisini asılsız olarak şikâyet ettiğini, tarafların muvafakatname vermiş olması nedeniyle ortada menfaat çatışması bulunmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 17.11.2021 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 38/b, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, ihbar eden önceki iddialarını tekrarla, şikâyetlinin cezalandırılmasını talep ettiği, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya kapsamında toplanan delillerden şikâyetli avukatın … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/488 esas sayılı dosyasında davacı İ.M.’nin vekili olduğu, aynı dosyada ise Z.A.İ davalı olduğu, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/380 esas sayılı dosyasında ise şikâyetli avukatın davacılar F.M.,  vekili olduğu, Z.A.K ise davalılar arasında bulunduğu, davalı konumunda bulunan Z.A.K… Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/564 esas sayılı dosyasında davacı olduğu ve şikâyetli avukat tarafından temsil edildiği anlaşılmaktadır.
Şikâyetli avukat tarafından şikâyetçi ile aralarında vekalet ilişkisinin bulunmadığı ve şikâyetçinin şikâyet ehliyetinin bulunmadığı iddia, edilmiş ise de anılan dosyalarda şikâyetçinin taraf olduğu görülmektedir. Ayrıca disiplin kovuşturmasının yapılıp, şikâyetlinin disiplin cezası ile cezalandırılması için şikâyetçinin şikâyet ehliyetinin bulunup bulunmadığının da önemi bulunmamaktadır. Zira bir avukat hakkında kanuna ve meslek kurallarına aykırı eylem nedeniyle re’sen disiplin soruşturması açılıp, devamında disiplin kovuşturması yapılması mümkündür. Bu nedenle şikâyetli avukatın şikâyet ehliyeti itirazına itibar edilmez.
Her ne kadar şikâyetli avukat tarafından sunulan 18.02.2020 tarihli belge ile İ.M., F.M. ve Z.A.İ. taraflardan muvafakatname imzalanmış olsa da dava dosyaları göz önüne alındığında taraflar arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmaktadır. Çatışan menfaatleri temsil yasağının sır saklama yükümlülüğü ile de doğrudan ilgisi bulunmaktadır. Avukatın menfaatleri çatışan her iki tarafı da temsil etmesi halinde birinin sırrını diğerinden gizlemesi güçleşecektir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 2. Maddesi, ‘Mesleki çalışmasında avukat, bağımsızlığım korur; bu bağımsızlığı zedeleyecek iş kabulünden kaçınır.’ Şeklinde düzenlenmiştir.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 38/b maddesi, ‘Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, Teklifi reddetmek zorunluğundadır.’ şeklinde düzenlenmiştir.
Şikâyetli avukatın eylemlerinin 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırılığı tespit edildiğinden kurulumuzca kınama disiplin cezası ile cezalandırılması yönünde kanaat oluşmuştur.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 25.06.2024 kayıt tarihli ve duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasını aynen tekrarla, tarafların bahse konu davaya ilişkin muvafakatinin olduğunu, ekte bu belgeyi sunduğunu, menfaat zıtlığının söz konusu olmadığını, şikâyetçinin müvekkili dahi olmadığını belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
İhbar edenin 30.07.2024 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, menfaat çatışmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu bu nedenle re’sen inceleme yapılabileceğini, eylemin sabit olduğunu, şikâyetlinin menfaati zıt taraflara vekillik ettiğini belirterek şikâyetlinin cezalandırılmasını talep etmiştir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın, dava dışı Z.A.İ.’nin hem lehine hem aleyhine işlemler yaparak Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı görülmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesinin olduğu gibi, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 36. maddesi; “Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz. Ortak büroda çalışan avukatlar da, yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdır.” hükmünü amirdir.
Avukatlık ilişkisinin temelinde güven duygusu vardır. Avukata güvenerek davasını veren veya danışmada bulunan kimse, bir şekilde onu karşısında görmemelidir.
Bern Kuralları madde 15, “Avukatlar menfaatleri zıt tarafa yardımda bulunamaz.”
Alman Avukatlık Kanunu madde 45, “Avukatın…hukuki meselede— karşı taraf ile istişare etmiş ise…diğer tarafın vekaletini alması yasaktır.”
Vod Kantonu Meslek Kuralları madde 24, “Aynı avukatlık bürosu menfaatleri zıt veya ilerde çatışabilecek tarafların davasını alamaz.”
Avrupa Birliği Meslek Kuralları madde 3.2.3, “Bir avukat yeni müvekkilin vekâletini üstlendiğinde eski müvekkilinin güvenini kaybetme ihtimali doğacaksa veya avukatın, eski müvekkillerinin işleri hakkında sahip olduğu bilgiler yeni müvekkile haksız bir avantaj sağlayacaksa, avukat yeni müvekkilin vekâletini üstlenmekten kaçınmalıdır.” denmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesine göre, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalâa vermiş olan avukat kendisine teklif edilen işi ret etmek zorundadır. Bu fıkrada düzenlenen işin reddi zorunluluğu meslek kurallarıyla genişletilmiş, ayrı işlerde de olsa, avukatın aynı zaman dilimi içerisinde bir kişinin hem yararına hem de aleyhine avukatlık yapması yasaklanmıştır. Aksi düşünüş meslek etiğine ve avukatın bağımsızlığına aykırılık sonucunu doğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 21.05.2024 gün ve 2021/161 Esas, 2024/23 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 27 Eylül 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!