Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1878
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134, 171 TBB Mes. Kur. m. 3, 4, 41 ve 46.) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.03.2021 günlü “Olur”u ile; “… 2. Çocuk Mahkemesinin 22019/6 esas sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuk Ş.Ö.’ye … Barosu Başkanlığınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150.maddesi uyarınca müdafi tayin edildiği, aynı Kanunun 188/1.maddesi gereğince de zorunlu müdafiliğin kabul edildiği hallerde müdafin oturumlara katılma zorunluluğu bulunduğu ve durulma gününden haberdar olduğu halde, bahse konu davanın 10.09.2019, 05.12.2019, 05.03.2020 ve 28.09.2020 tarihli duruşmalarına mazeret bildirmeksizin katılmayarak müdafilik görevini gereği gibi yerine getirmediği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle; … 2. Çocuk Mahkemesinin 2019/6 esas sayılı dosyada SSÇ’ye tüm yargılama süresi boyunca ulaşamadığını, mahkemece SSÇ’nin ifadesinin alınmasının bile bir buçuk yıl sürdüğünü, 2, 3 ve 4 nolu celselere katılmadığı bildirilmiş olup mahkeme duruşma salonuna gittiğinde başka duruşmaları olduğu bu sebeple sırasının geldiğinde bildirilmesi için telefon numarasını yazdırmak istemesine rağmen talebinin kabul edilmediğini ve sırası geldiğinde dosyanın yokluğunda alındığını, 10.09.2019 tarihli 2. celsede dosyanın esası bakımından bir ilerleme olmadığını SSÇ’nin ifadesi için talimat yazılan mahkemece bildirilen adrese yeniden talimat yazılmasına karar verildiğini, 05.12.2019 tarihli 3. celsede ise yazılan yazıların cevabının beklendiğini, aynı gün … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/758 esas sayılı dosyası, … 4.İş Mahkemesi 2019/327 sayılı dosyası ve … 2. İş Mahkemesi 2016/537 esas sayılı dosyası duruşmalarının olduğunu, 05.03.2020 tarihindeki ve 29.05.2020 tarihindeki 4. ve 5. celselerin ise COVID-19 pandemisinin en yoğun olduğu döneme denk geldiğini, sağlık nedenleriyle katılmadığını, katıldığı celselerde SSÇ’nin ifadesinin alınmamış olduğunu, SSÇ’nin mağduriyetine sebep olacak bir durumun olmadığını, daha sonrada talimat sonucu alman ifadede ise talimat mahkemesince müdafi tayin edilmiş olduğunu, yine kamunun zararının yada kişilerin mağduriyetine yol açacak bir husus oluşmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 11.03.2022 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, 171, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 41 ve 46. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/40 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 02.03.2023 gün ve 2023/101 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden günü 10.03.2023 kesinleştiği,
Mahkemenin; “Sanığın … Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yaptığı, … 2. Çocuk Mahkemesinin 2019/6 Esas sayılı dosyasında yargılanan SSÇ Ş.Ö. müdafisi olarak görevlendirildiği, sanığın 10.09.2019, 05.12.201, 05.03.2020 ve 28.09.2020 tarihli duruşmalara katılmadığı, ancak SSÇ’nin savunmasının yakalama kararı ile alındığı, 29.05.2020 tarihli celsenin Covid-19 salgını sebebiyle dosya üzerinden yapıldığı, 10.09.2019-05.12.2019-05.03.2020-28.09.2020 tarihlerinde yapılan celselerde ilk 2 celsede talimat cevabi beklendiği, sonraki celselerde yakalama infazının beklendiği, SSÇ aleyhine sonuç doğuracak bir işlem ve eksiklik bulunmadığı, sanık avukatın yokluğunda son celse karar da verilebileceği, sanığın bu eyleminin ancak idari bir soruşturma konusu olabileceği, ceza hukuku anlamında sonuç doğurmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatleri mahkememize hasıl olmakla, usul ve kanuna uygun aşağıdaki hükme varılmıştır.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı da birlikte değerlendirildiğinde; … 2 Çocuk mahkemesi 2019/6 esas sayılı dosyada SSÇ müdafi olarak tayin olunan şikâyetlinin duruşma günlerinden haberdar olduğu halde 10.9.2019, 5.12.2019, 5.3.2020, 28.9.2020 tarihli duruşmalara mazeretsiz katılmadığı, bu hususun gerek … 2. Çocuk Mahkemesi 2019/6 esas sayı ve 10.9.2019, 5.12.2019, 5.3.2020, 28.9.2020 tarihli duruşma zabıtları ve şikâyetli hakkında açılan ve CMK madde 223/2-a uyarınca tesis edilen … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/40 esas, 2023/101 sayı ve 02.03.2023 tarihli beraat kararı ve gerekçesinde eylemin idari soruşturmaya konu olabileceği şeklindeki gerekçe ile de sabit olduğu ve Kurulumuzun Avukatlık Kanunu madde 140/3 uyarınca CMK madde 223/2-a gerekçesi ile beraat kararı ile bağlı olmadığı da nazara alınarak gerçekleşen kovuşturma konusu eylemin Avukatlık Kanunu madde 34’te tanzim olunan görevin kutsallığına yakışır şekilde, özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirme, unvanın gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranma ve aynı doğrultudaki, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 3’te tanzim olunan mesleki çalışmanın, mesleğe olan inancı ve güveni sağlayacak biçimde sadakatle ifası, Türkiye Barolar Birliği madde 41’de tanzim olunan görevin özenle ifası, görevin savsaklanarak veya kötüye kullanılarak ifa edilemeyeceği ilkelerine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla kovuşturma konusu eylem sebebiyle şikâyetlinin sicili de şikâyetli lehine değerlendirilmek suretiyle şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu madde 34, 134, 135/1, 140/3 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 3 ve 41 uyarınca takdiren UYARMA CEZASI ile cezalandırılmasına…” gerekçesiyle oyçokluğuyla karar verildiği,
Karşı oy yazısının, “Şikâyetlinin katılmadığı celselerde talimat cevabı beklenmiş ve yargılanan şikâyetli müvekkili SSÇ’nin hak kaybına sebep olacak bir işlem veya karar tesis edilmemiştir. Bu husus kesinleşen … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/40 esas, 2023/101 sayı ve 02.03.2023 tarihli beraat kararı ile de sabittir. Her ne kadar kamu davasında belirtilen hukuki nitelendirmede söz konusu eylemin idari bir soruşturmaya konu edilebileceği belirtilmiş ise de bu anlamda şikâyetli avukatın idari sorumluluğunun veya disiplin sorumluğunun doğurmaya matuf bir eylem tespit edilememiş olmakla şikâyetli hakkında CVYO karar verilmesi gerektiği kanaati ile çoğunluk görüşüne muhalifim.” şeklinde olduğu,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 13.06.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmalarını aynen tekrarla, eylemde kusuru bulunmadığını, ayrıca incelemenin zamanaşımına uğradığını, hakkında beraat kararı verildiği hususu da dikkate alındığında verilen cezanın masumiyet karinesinin ihlali olacağını belirterek kararın bozulmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamı ile şikâyetli avukatın, şikâyetçinin yargılandığı ceza mahkemesinde zorunlu müdafi olarak görevlendirildiği, zorunlu müdafiliğin kabul edildiği durumlarda müdafinin tüm oturumlara katılma zorunluluğu bulunduğu halde mazeretsiz olarak 10.09.2019, 05.12.201, 05.03.2020 ve 28.09.2020 tarihli duruşmalarına katılmadığı sabittir.
Şikâyetlinin eylemi, aynı zamanda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerinde tanımı yapılan özen, meslek güveni, meslek itibarı ilkelerine ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasına aracı olma kuralına aykırılık oluşturmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 136.maddesi ise avukatların hak ve ödevleriyle ilgili altıncı kısımda yer alan esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama cezası verileceğini hükme bağlamıştır. Şikâyetlinin eylemi Kanunun altıncı kısmında yer alan 34. maddeye aykırılık oluşturduğundan verilecek cezanın kınama cezası olması gerekmektedir. Ancak şikâyetli aleyhine itiraz bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, şikâyetli avukatın itirazının reddi ile aleyhe itiraz bulunmadığından, Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 19.01.2024 gün ve 2022/34 Esas, 2024/6 Karar sayılı kararının, aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe