TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/420 K. 2024/453

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1867

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 48
[ÖZET] Avukatın kendisine iş sağlaması ile ilgili hükümlerin, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğine iş temini konusunda, meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileşmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikesine karşı korumak için getirilen düzenlemelerden olduğu açıktır. Avukat iş peşinde koşmaz, iş onun peşinden koşar.
(Av. Yas. m. 48 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçiye kendisine iş getirmesi karşılığında yüzde üzerinden tazminat teklif ederek Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesine açıkça aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, atılı suçlamaları kabul etmediğini, şikâyetçinin belirli zamanlarda yanlarına gelerek “size arkadaşlarımı yönlendirdim, bana para vereceksin” diye baskı yaptığını, kendisinin de bunun mümkün olmadığını söylediğini, bunun üzerine şikâyetçinin kendisini baroya şikâyet ettiğini öğrendiğini, şikâyetçinin şikâyetten vazgeçme dilekçesi vermesine rağmen Baro Yönetim Kurulu’nun dosya için muhakkik atadığını, soruşturma içerisinde şikâyetçinin yeni bir iddiada bulunarak kendileri ile komisyon karşılığında anlaştığını iddia ettiğini, şikâyetçinin beyanlarının ilk aşamadan beri çelişkili ve tutarız olduğunu, şikâyetçinin tek amacının kendilerinden para koparmak olduğunu, yönetim kurulunun sevk gerekçesinin müşterek vekaletname alınma olduğunu, bu durumun herhangi bir suç teşkil etmediğini, beraber çalıştığı avukatlarla müşterek vekaletname almasının doğal olduğunu, azilname riski varken ve anılan diğer avukatlarla birlikte çalışıyorken tek kişi adına vekaletname alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu  beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 15.02.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Tanıkların ifadelerinin alındığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Kurulumuzca duruşmalı olarak yapılan tahkikat neticesinde; dosyadaki iddia, muhakkike verilen yeminli şikâyetçi beyanı, 11 Aralık 2023 tarihli … 2. Noterliğinden gelen müzekkere yanıtı ve duruşmada alınan tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere, şikâyetli avukatın çoğunlukla birbirini takip eden günlerde iddia olunduğu gibi anılan diğer avukatlar olan …isimli avukatlarla müştereken çok sayıda vekaletnameler almış olması, bu şekilde şikâyetli avukatı vekil tayin eden bir çok şahıs arasından tanık olarak dinlenen şikâyetli avukatı tanımaz ve bilmezken pasajda dükkanı olan A. isimli şahsın sevki ile aynı konu için şikâyetli avukata aynı içerikte vekaletname vermesi, özellikle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru konusunda insanlara bilgi verme şekliyle, sonrasında kabul eden şahıslara noterde şikâyetli avukat ve anılan diğer avukatlara müşterek vekalet çıkartılması sırasında iştirak edip ne yapması gerektiğini söylemesi şeklindeki yöntem dikkate alındığında tanık Z.’nin bahsetmiş olduğu ‘Pasajda dükkanı olan A.’ isimli şahıs ile doğrudan ifade ettiği şikâyetçinin aynı kişiler olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde çıkarılan vekaletnamelerin dosya içeriğinde müzekkere yanıtı ile sabit olduğu üzere sadece bir noterden dahi en az yüz vekaletname olduğu dikkate alındığında, A.’nın Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru için fazlaca kişiyi şikâyetli avukata vekalet vermesi konusunda aracılık ettiği, hiçbir menfaati olmadan bir kimsenin aynı avukat veyahut avukatlara bu denli fazla sayıda kişiyi, bizzat noterdeki iş ve işlemlerinde de yardımcı olmak suretiyle sevk etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumun şikâyetli avukatın iddia edilen usulle çevrede Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru müracaatlarını çok kişili vekaletnamenin sağladığı güvenden de yararlanmak suretiyle kendisinin yaptığı konusunda çevrede kanaat oluşturduğu, kaldı ki bu yöndeki eylemlerin Türkiye Barolar Birliği’nin 23 Aralık 2006 tarihli, 2006/306 esas ve 2006/461 karar sayılı kararında ‘Dosyamızdaki Avukat R.B.’nin ve E.B.’nin çok açık ifadeleri, şikâyetlinin tevilli beyanları, müşterek otomobil almaları, E.B.’nin cirolu senetlerini takip etmesi gibi olaylar, şikâyetlinin E.B. ile iş ilişkilerinin, avukat katip ilişkisinin ötesinde, ortak çalışma biçiminde olduğunu göstermektedir. Çevrede de bu yolda bir kanaat uyanmıştır.’ şeklindeki hükmü ile aynı yönde karar verdiği, halihazırda şikâyetçinin 20 Aralık 2022 tarihli muhakkike vermiş olduğu yeminli beyanına şikâyetli bizatihi alacağı olduğunu iddia ettiği 60.000 TL’den kendi alacağını kendi beyanıyla dahada azaltıcı bir miktara indirgeyen şikâyetli avukatın kendisine 10.000 TL parayı geri iade ettiğini belirtmesiyle, şikâyetçinin şikâyetini geri çekmesi ile paranın geri kalanını alma ümidi içerinde oluşu şikâyetli avukat tarafından vaat ettiği ileri sürülen Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları sonucu tazminatlar alındığında şikâyetçinin verdiğinin iki katını şikâyetçiye verme yönündeki maddi vaade ilişkin iddianın doğruluğunu göstermesi, bu haliyle aralarında bu aracılık eylemi nedeniyle maddi menfaatin olduğu, şikâyetli avukatın şikâyetçi hakkında salt para koparma şeklindeki suç atfında bulunma savunmasının şikâyetçinin 10.000 TL’yi geri aldığını söylemesi karşısında itibar edilebilir nitelikte olmaması, bu olay ilişkileri nezdinde dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarının şikâyetçinin iddialarını doğrular nitelikte olması hasebiyle şikâyetli avukatın iş elde etme amacıyla şikâyetçiyi aracı olarak kullandığı kanaatine varılmıştır.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu altıncı kısımda ‘Avukata Çıkar Karşılığında İş Getirme” kenar başlıklı 48 maddesine göre Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır… Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında her ne kadar avukatlık kanunu 136/1 maddesi, kanunun 6.kısmında düzenlenen hususların ihlali halinde ilk defasında en az kınama cezası verilmesi gerektiğini belirtmekte ise de Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun yukarıda zikredilen kararları dikkate alındığında, avukatın sicilinde herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 48. Maddesi kapsamında şikâyetli avukatın aracı olarak şikâyetçi haricinde başkaca kişi ve yahut kişileri aracı olarak kullanmadığı, şu aşamaya kadar diğer meslek kurallarının herhangi birini ihlal etmeye yatkın bir hal sergilemediği kanaatinin kurulda hasıl olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesine aykırı disiplinsizliği sabit olan şikâyetli avukat hakkında kurulumuzca takdir yetkisi kullanılarak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 135. Maddesinin 1.bendi gereği aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 29.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, müvekkilleri adına yapmış olduğu başvurularının büyük bir çoğunluğunun kaçakçılıkla ilgili ceza davaları olduğunu, kaçak ürünlerin de pasajlarda satılıyor olması nedeniyle müvekkillerinin çoğunluğunun pasajda çalıştığını, şikâyetçinin, konu ile ilgili olarak bir kaç defa yanına gelerek “ben size arkadaşlarımı yönlendirdim bana para verin” diyerek baskı yaptığını, kendisinin de böyle bir şeyin mümkün olmadığını söylemesi üzerine söz konusu şikâyetin yapıldığını, hakkında verilen kararın gerekçesinde söz konusu vekaletnamelerin yoğun ve sürekli aynı noterlikten 6 avukat adına ve yüze yakın vekaletname düzenlenmesi hususunun yer aldığını ancak cezalandırılmasını gerektirecek tek bir somut delilin bulunmadığını, sadece şikâyetçinin beyanlarına itibar edilerek hakkında ceza tayin edildiğini, dosya kapsamında dinlenen tanıklardan, 4 tanesinin şikâyetçiyle iletişime geçmediğini ve şikâyetçiyi tanımadığını, diğer tanığın ise etrafta bireysel başvuru hakkında söylentiler olduğunu bunun üzerine kendi isteği ile şikâyetçinin pasajda olması nedeniyle onun yanına gittiğini beyan ettiğini, bunun dışında dosya kapsamında herhangi başkaca bir delil bulunmadığını, şikâyetçi de dahil olmak üzere hiç kimseyle çıkar karşılığında iş getirmesi konusunda anlaşma yapmadığını belirterek haksız kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatın kendisine iş sağlaması ile ilgili hükümlerin, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğine iş temini konusunda, meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileşmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikesine karşı korumak için getirilen düzenlemelerden olduğu açıktır. Avukat iş peşinde koşmaz, iş onun peşinden koşar.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarından; şikâyetli avukatın, şikayetçiyi ücret ve çıkar karşılığında iş getirmeye aracı olarak kullanmak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi hükmüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle eylem disiplin cezasının gerektirdiğinden, Avukatlık Kanunu’nun 135/1.maddesi gereğince, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 29.02.2024 gün ve 2023/1 Esas, 2024/1 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 28 Haziran 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!